O kadar haklı ki, haklılığından sinirim bozuldu…
Tolstoy, kendisinden 16 yaş küçük Sofya Andreyevna Bers ile evlendi. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; çocuklardan 5’i hayatını kaybetti.
Sofya, evliliklerinin büyük bölümünü ya hamile olarak ya da çocuk emzirip büyüterek geçirdi. Tolstoy odasında romanlarını yazarken o, diğer odada çocuklara bakıyor, doğum yapıyor ve evin bütün sorumluluğunu üstleniyordu. Üstelik bunları, eşinin dikkati dağılmasın diye mümkün olduğunca sessizce yapıyordu.
Çocuklardan ve ev işlerinden arta kalan zamanında ise Tolstoy’un gönüllü sekreterliğini ve asistanlığını üstlendi. “Savaş ve Barış”ın binlerce sayfalık el yazmasını defalarca temize çekti; yalnızca eşine değil, onun edebî mirasına da yıllarını verdi.
Peki bütün bunların karşılığında ne aldı?
Tolstoy zamanla dünya nimetlerinden vazgeçip yoksul bir köylü gibi yaşamaya karar verdi. Ancak bu kararın yükünü yalnızca kendisi değil, yıllarca onun için emek veren eşi ve çocukları da taşımak zorunda kaldı.
Geriye en azından kitapların telif gelirleri kalmıştı. Sofya, bir ömür boyunca bu eserlerin ortaya çıkması için emek vermişti. İnsan, “Hiç değilse karşılığında ailesine yetecek bir güvence bırakıldı.” diye düşünüyor.
Ama Tolstoy, 1910 yılında Sofya’dan habersiz bir vasiyet hazırlayarak eserlerinin yayın hakları üzerindeki tasarrufu yakın çevresine bıraktı ve eşini bu mirasın dışında tuttu.
Bir kadın, ömrünü bir erkeğin çocuklarına, evine, çalışmalarına ve başarısına adıyor; sonunda kendi emeğinin bulunduğu mirastan bile dışlanıyor…
Bu dünya kadınlar için cehennem değilse nedir?
Bu gençler, yengeç ve karides kabuklarından kanamayı durduracak, iyileşmeyen yaraların iyileşmesini hızlandıracak bir yara bandı üretmişti. Özellikle; diyabet hastalarının ve yatalak hastaların geç iyileşen yaralarında kullanılabilecekti.
TÜBİTAK projeyi eledi. ABD’de 54 ülke, 2.450 proje arasından dünya birincisi oldu.
Tabii… Yağmur duası kadar kıymetiharbiyesi yoktu, ondan...
https://t.co/weyLVjm5Ja
"Utanç" demişti Bergman, "Dünyayı bir tek utanan insanlar kurtarabilir. Çünkü utanmak "kibir" denilen en büyük günahın panzehiridir. Yalanın, iftiranın, hırsızlığın, pişkinliğin, arsızlığın önündeki en büyük engeldir."
Ingmar Bergman "Shame" (Utanç)
🚨SON DAKİKA | İNGİLTERE PARLAMENTOSU’NDA DÜNYAYI SARSAN İTİRAFLAR!
Epstein mensubu Netanyahu’nun “bebek katili” olduğu kesinleşti. İngiltere Parlamentosu tarihi itiraflara şahitlik etti!
İngiliz doktor, İngiliz parlamentosunda yemin altında ifade veriyor, zor konuşuyor. Dikkatle dinleyin:
“—Bence özellikle rahatsız edici bulduğum şey şuydu: Bir bomba düşüyordu, belki kalabalık bir çadır bölgesine… ve hemen ardından dronlar iniyordu!
— Dronlar içeri girip sivilleri, çocukları tek tek vuruyordu! Acı üstüne acı… Bu ara sıra olan bir şey değil. Bu her gün, her gün oluyordu!..
— Ameliyat ettiğimiz çocuklar ‘Bombanın düşmesinden sonra yerde yatıyordum, dört pervaneli dron üzerime geldi, üzerimde durdu ve beni vurdu’ diyordu!
— Bu açıkça kasıtlı bir eylemdi ve sistematik olarak yapılıyordu. Sivillere yönelik sürekli, kalıcı bir hedefleme vardı. Her gün, gün gün!”
Yazıklar olsun!
İnsanlık vazifesi olarak bu soykırımı duyuralım!
Sokak röportajında “Sizce ülkedeki en büyük sorun ne?” sorusuna cevap veren vatandaş:
“Siz bana bu soruyu sorduğunuzda, benim buna gönülden cevap verememem; yani düşüncemi özgür bir şekilde ifade edememem.
Türkiye’nin en büyük sorunu bu.”
Atatürk'ün Aydınlanma Devrimlerini bundan daha iyi anlatan çıkmadı,
Sadece 20 saniye izleyin, paylaşırsınız zaten.
"Gemi kaptanıyım, Dünya'da 150'ye yakın ülke gezdim, gördüğüm şudur, nerede dindar ��lkeler var, geri kalmıştır. İster Müslüman olsun ister Hristiyan olsun fark etmez, çünkü çalışmayıp, bilim üretmeyip, yukarıya güvenen bütün ülkeler geri kalıyor.
Her şey bilimsel olması lazım, ülkede bir tane Matematik lisesi yok, Fizik lisesi yok, bilimsel dersler kaldırılmış, yerine insana katkısı olmayan dersler konulmuş, çocuklar kadere inanıyor, doğa üstü güçlere inanıyor, bilime inanmıyor.!"
Bu durumda tabi ki modern köle olacaksın, diğer ülkeler tarafından her yönden sömürülen olacaksın, geçmiş olsun.
Özeti: Atatürk'ün açtığı yoldan ayrılırsan, yolunu kaybeder bir daha da bulamazsın.
🔴 Ağaç kovuğundan çıkmadık, gökten zembille inmedik. Tesadüfen olmadık, toplamayla oluşmadık. Tarihte Türk'tük, halde Türk'üz, istikbalde de Türk olacağız‼️
- Orhun Abidelerindeki Türk Yazısı...