🔴PKK’NIN SİLAHINDAN KURTARDIĞIMIZ BÖLGEYİ, APO’NUN SİYASİ HAKİMİYETİNE TESLİM ETMEYELİM!
Bir haftadır bölgedeyim.
Sahada gördüğüm tabloyu açıkça ifade ediyorum.
Dün sandığın üzerinde PKK’nın silahının gölgesi vardı.
Bugün o gölge kalkarken yerine Apo’nun siyasi gölgesi yerleştirilmemelidir.
Silahların susması, terörün bitmesi Türkiye için tarihi bir kazanımdır.
Ancak terörü bitirmek başka, terör örgütünün liderini bölgenin siyasi koordinatörü ve Kürtlerin tek temsilcisi hâline getirmek bambaşka bir şeydir.
Silah bırakmak, silahla elde edilemeyen siyasi hâkimiyetin başka yöntemlerle kurulmasının kapısını açmamalıdır.
Yıllarca PKK’nın silahına boyun eğmeyen, tehdit edilen, bedel ödeyen ve devletinin yanında duran milyonlarca Kürt bugün Apo çizgisinde olmadığı için itibarsızlaştırılır, yalnızlaştırılır ve siyasetin dışına itilirse bunun adı çözüm değil, bir vesayetin yerine başka bir vesayet koymaktır.
Kürtlerin iradesi ne PKK’nın ne DEM’in ne de Apo’nun tapulu malıdır.
Devlet Apo’yla terörü ve silahsızlanmayı konuşabilir.
Ancak devlet eliyle Apo’ya siyasi statü kazandırıldığı, bölgenin siyasi temsilcisi görüntüsü verildiği anda çok tehlikeli bir kapı açılır.
Bugün bunun işaretlerini sahada görüyorum:
Dün “Bize oy vermezseniz silah var” baskısı vardı; yarın “Apo’nun çizgisinde değilseniz bu bölgede siyaset yapamazsınız” anlayışı doğabilir.
İşte Türkiye’nin asıl dikkat etmesi gereken tehlike budur.
PKK’nın silahından kurtardığımız bölgeyi, Apo ve çevresinin siyasi hâkimiyetine bırakamayız/ bırakmamalıyız.
Doğu ve Güneydoğu hiçbir örgütün, hiçbir kişinin, hiçbir siyasi yapının “kurtarılmış siyasi bölgesi” hâline getirilemez/ getirilmemelidir.
Çünkü terörün bitmesi, terör örgütünün siyasi tekel kurması anlamına gelemez.
Devletin görevi bir siyasi çizgiye alan açmak değil;
AK Partilisinden CHP’lisine, MHP’lisinden DEM’lisine, hiçbir partiye mensup olmayanına kadar her Kürt vatandaşının özgürce konuşmasını ve siyaset yapmasını güvence altına almaktır.
Devlet bütün Kürtlerin devletidir. Kürtlerin temsilcisi de devlet eliyle Apo olarak belirlenemez.
Bugünden uyarıyorum:
PKK’NIN SİLAHINI SUSTURURKEN APO’NUN SİYASİ VESAYETİNİ İNŞA ETMEYELİM..
SİLAHIN GÖLGESİNİ SANDIKTAN KALDIRIP YERİNE APO’NUN GÖLGESİNİ KOYMAK ÇÖZÜM DEĞİLDİR.
Terörün bitmesi, terör örgütünün siyasi tekel kurması anlamına gelmemelidir.
Silah da susmalı, vesayet de bitmeli, sandık da özgür kalmalıdır.
Yıllar önce söylediği sözler bugün de aynı kararlılıkla duruyor…
Çünkü bazı insanlar makamına, şartlara veya konjonktüre göre değil; inandığı değerlere göre konuşur.
Yavuz Ağıralioğlu’nun yıllar önce dile getirdiği bu sözlerdeki temel vurgu hiç değişmedi:
Bu topraklara aidiyet, Türk milletine mensubiyet ve Türkiye Cumhuriyeti devletine bağlılık…
Zor zamanlarda değil, her zaman aynı cümleyi kurabilmek bir duruştur.
Eleştiriye açık olmak başka, kendi değerlerinden vazgeçmek başkadır.
Dün ne diyorsa bugün de aynı yerde duran, millet, devlet ve bayrak hassasiyetini koruyan bir anlayış…
Değişmeyen sözün,
Değişmeyen duruşudur...
🇹🇷YAVUZ AĞIRALİOĞLU 🇹🇷
#YavuzAğıralioğlu #AnahtarParti
BÜYÜK TRABZONSPOR TARAFTARINA DUYURU
Transfer görüşmelerine başladığımız profesyonel futbolcu Mohamed Salah, 5 Ağustos Çarşamba (yarın) saat 12.00’de İstanbul Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali’nde olacaktır.
Oyuncunun aynı gün akşam saatlerinde Trabzon’a ulaşması planlanmaktadır.
Trabzon’daki karşılama programına ilişkin saat ve diğer detaylar, gün içerisinde kulübümüzün resmi iletişim kanalları aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılacaktır.