@sonfecianalik Gördüğüm boşanma dosyalarının %90’ı çocuklarına az nafaka vermek için kendini asgari ücretli çalışan gösteren adamlardan oluşuyor ya şaşmaz o yüzden 🤭
Avukat olmasam ve çok sayıda boşanma davası görmemiş olsam;
1. Erkeklerin düzenli nafaka ödediğini,
2. Erkeklerin yüksek tutarlarda nafaka ödediğini,
3. Çocuklar için hükmedilen iştirak nafakasını düzenli olarak yatırdığını
düşünebilirdim.
Gelin görün ki uygulamadaki tablo çok farklı. Yaşlı müvekkillerim dışında, eşinden düzenli yoksulluk nafakası alan neredeyse hiç müvekkilim yok. Çocuklar için hükmedilen iştirak nafakasını da çoğu zaman rızasıyla ödeyen olmuyor; ödemeleri ancak icra yoluyla tahsil edebiliyoruz.
Üstelik nafaka miktarları da sanıldığı kadar yüksek değil. Aylık 100 bin TL geliri olan bir baba için bile çocuğa 6 bin TL iştirak nafakasına hükmedilebildiği dosyalar görüyoruz.
Bu konuda sürekli şikâyet eden kişilerin dosyalarını gerçekten merak ediyorum.
İsim isim saat saat Ekrem İmamoğlu’nun avukatlarının görüş saatlerinin cezaevinden “devlet memurlarınca” sızdırılmasının açıklanabilecek bir durumu yoktur, bu gazetecilik değildir. Kişisel verileri sızdırdığı iddia edilen İBB memurları 1 yıl tutuklu yargılandı, bu kişiler devlet kurumundan, gizli kalması gereken defterlerden insanların bilgilerini, görüş saatlerini sızdırmaktadır.
Bu paylaşım, hiçbir avukatın mesleki özgürlüğünün kalmadığının, hatta can güvenliklerinin bile tehlikede olduğunun ispatıdır. Avukatlık, hukukçuluk, hukuk, kanun, hak ayaklar altındadır. Konuşacak, tartışacak hiçbir şey kalmamıştır.
@pekgizlikadin@1917Bolsevik Bunlar anlayabilsin diye mükemmel paragraflar da döşesen beyin algılama kapasiteleri çok kısıtlı ablacım kavrayamıyorlar maalesef…
Ekrem İmamoğlu’nun, önüne ekstra sandalye ve jandarma konmasına yönelik itiraz edildi.
Hakim: “Kanun çok açık. Ben böyle bir düzen belirledim. Bu duruşma salonunda her şey bana bağlı.”
Ekrem İmamoğlu: “Yaptığınız Türk yargısı adına yüz karasıdır. Alnınıza yapıştı. Boşuna gerginlik yaratıyorsunuz. Buraya jandarma yığarak boşuna gerginlik yaratıyorsunuz. Kimden talimat aldınız?”
Hakim: “Kimseden talimat almadık.”
Ekrem İmamoğlu: “Yüce Türk yargısını temsil edeceksiniz bizim de hakkımızı korumakla yükümlüsünüz. Benden korkmayın. Ben seni korumaya geldim.”
Ekrem İmamoğlu ile Mahkeme Başkanı ve Savcı arasında ikinci sert tartışma:
Mahkeme Başkanı: Bu alkışlar devam etmesin. Bu alkışlar devam ederse sabahki yaptırımı uygulayacağım. Boşaltın.
İmamoğlu: Söz hakkı vermek zorundasınız. Aksi halde buradan kaçarak gidersiniz...
Mahkeme Başkanı: Benim kaçtığım yok.
İmamoğlu: Kaçarak gidersin... Kaçarak gidersiniz... El kol hareketi yapmayacaksın. Hesabını vereceksin.
Duruşma Savcısı: Elini indir. Elini indir.
İmamoğlu: Sevgili arkadaşlar... Burası, 86 milyon için kahramanlık yapan arkadaşlarımla doludur. Kadın arkadaşlarımın o güzel ellerinden öpüyorum. Dik duranlar buradadır.
Bu işi yöneten kişinin biraz mertliği varsa, bu insanları bırakır, tek başıma benimle burada mücadele eder. Onun için bu mücadele büyüktür. Sizlerin tahliyesine karar vermemek bile korkaklıktır.
İşte bu şekilde kaçarak gider. Bu şekilde hakimlik olmaz. Yazıktır bu millete, yazıktır bu memlekete, bu görev yapan jandarmalara. Burada kişi başına iki tane, üç tane jandarma düşüyor. Böyle bir şey olmaz.
(Jandarmaya hitaben) Beni iterek... Bakın, sevgili komutanım... Bir saniye. Buraya bu sabah, binbir sıkıntıyla gelen arkadaşlar var.
Bu sabah. Bu acımasızlık nedir yahu? Bak kalp pilini gördüm adamın, kolunu gördüm, kalp pilini. Kalp piliyle gelen kişinin avukatı diyor ki, 'Dilekçe verdim. İlgileniyorum.' Ama 8 milyon dolar kaptırdım diye suç duyurusunda bulunan adamı şirketinin başına geçiriyorlar. Suç duyurusunda bulunan adama.
Şimdi bu şekilde hakimlik yapılamaz. Bu şekilde yargılama olmaz. Olamaz. Korkaklar. Diyorum; kardeşim. derdiniz benimle. Bu insanları yollayın evine. Benimle mücadele edin. Ben sizi 4 defa yendim. 5 değil, 7 defa yeneceğim. (Sözcü)
Öyle bir program ve kadroyla ortaya çıkıyoruz ki:
Ülkeyi yerinden yöneteceğimizi,
şehirlerimizi dayanıklı, şehirlerimizde hayatı güvenli, ferah ve ucuz kılacağımızı herkes görecek.