Kahramanmaraş merkezli 8 ilde DEAŞ operasyonu: Gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklanmış.
Bu kapsamda Kul Sadi Yüksel Hocaefendi de bu şekilde gözaltına alınmış ardından serbest bırakılmış.
Bazı fikir, kanaat ve düşüncülerine katılmasam da hocaefendiye DEAŞ ithamı ve bu muamele kabul edilebilir değil.
Eli kelepçeli bir hoca ve yasamadığın kadar polis.
Bazı manzaralar gerçekten elem verici. Kul Sadi Yüksel'e bunu yaparak hangi meseleyi halletmiş olduk?
Adı üstünde Diyanet Kurumu topluma, İslam dininin ilkelerini öğretmek için tesis edilmiştir.
Bu ilkelerin en önemlilerden bir tanesi de Harem-Selamlık düzenidir. Yani kadın erkek ihtilatına dikkat etme kuralıdır.
Bu kuralı bizzat Diyanet, Diyanet TV'deki uygulamasıyla ihlal ederse, bu ihlali düzeltecek kurum hangisidir acaba?
Şimdi soruyorum;
Bu programa katılan gençler, bu oturma düzenini rastgele kendileri mi seçtiler yoksa onların bu şekilde oturmalarını oradaki yetkililerden birileri mi sağladı.
Yetkililerden birileri sağladıysa, bu yetkili/yetkililer adeta özellikle dikkat edercesine bir kız-bir erkek, bir kız-bir erkek şeklinde oturma düzenine hangi amacı düşünerek karar verdi?
Ohaaaaaaa.. Bu doğru ise @spkgovtr başkan ve üyeleri komple istifa etmelidir..130. uyarıyı kimler sümen altı etmiş, tüm SPK üyelerinin bu 130 uyarıdan haberleri var mı ? Hepsinin önce bilgisine başvurulmalıdır..BİST yönetimini de kutlamak isterdim ama bu CB’ye niye iletilmedi
Bir taraftan Reis sonuna kadar gidilecek derken diğer taraftan fon rezilliğini yazan hesapları hani kurum kapatıyor.. BTK’mı, Siber Güvenlik Başkanlığı mı, yargı mı ? @abakingurlek@umitonaltr@mehmetkyigit ..Kabul edilemez, derhal bu yanlıştan dönülsün..Bence yargı yapmamıştır
Burada açık bir çelişki yok mu?
Neden mi bahsediyorum?
Hoca hanımın kendisi, sadece tek bir ayetten hüküm çıkarılmaz diye vurgulu bir şekilde konuşuyor. Daha sonra yine kendisi, sadece tek bir olay olan Hz Yusuf AS kıssasından evli kadının zina teşebbüsünü yumuşatıcı bir tevil yapmış oluyor ki bu tevil doğru bir tevil değildir.
Bu konuda ben yanlış mı düşünüyorum?
Hoca hanımın bu tevilinden evli kadının zina teşebbüsü hafifletilmiş, masumlaştırılmış, yumuşatılmış olmuyor mu?
Bu bağlamda bu ayetlerden asıl hedef Hz Yusuf AS'ın haramdan nasıl uzak durduğunu ve Züleyhanın, harama yani Hz Yusuf AS'a bakmakla ne kadar büyük hataya düşmek üzere olduğunu bize verir.
Yoksa buradan evli kadının zina teşebbüsünü Kur'an-ı Kerim masumlaştırdı sonucu çıkmaz.
Halbuki devamında da hoca hanım kendi tevilini temellendirmek için evli kadın olan Züleyha'nın, harama teşebbüsünü Kuran aşağılamıyor diye örnek veriyor.
Halbuki İslam, evli zina yapanın cezasının ölüm olduğuna hükmetmekle, bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu bundan başka birçok yerde vurgulamış olmuyor mu?
İşte burada da hoca hanım Kurandan tek bir ayetle hüküm çıkarılmaz diye kendi uyarısının tersine hareket etmiş olmuyor mu?
Sadece bu kıssayla Kuran, bu fiili ayıplamadı diyerek evli kadının zina teşebbüsünü yumuşatmış olmuyor mu?
Halbuki Kuran zinayı defalarca vurguluyor hatta evlinin zinasının daha şiddetli olduğunu üzerine basa basa söylüyor.
Sadece bu kıssada söylenmemişse evli bir kadının zina teşebbüsü yumuşatılarak, masum gösterilerek aktarılabilir mi?
Ki Hoca Hanımın söylediği bu görüş, Mustafa Sabri Efendi, Zahidül Kevseri gibi büyük Osmanlı Ulemasının küfrüne hükmettiği Musa Carullah denilen reformist kişiye aittir.
Hoca hanım inşallah ağzından çıkan bu sözlerin inananı değildir.
Zira Musa Carullah bu sözünde ve Cehennem ebedi değildir, Nüzulü İsa yoktur, kuzey bölgelerinde yatsı namazı kılınmaz vs gibi daha başka birçok sözünde Allahu Teala'ya iftirada bulunan ve zındıklığına hükmedilen bir kişidir.
Az önce dediğimiz gibi İnşallah hoca hanım kendi söylediği bu kanaatlere inanmıyordur.
Hoca hanım hakkında böyle temennide bulunuyoruz ama hoca hanım Diyanet İşleri Başkanlığının bile açıklama yaptığı kaldığı, Kuran Allah kelamı değildir diye Cenab-ı Hakka ve Efendimiz SAV'e iftira atan Mustafa Öztürke de hocam hitabında bulunup yazısını tavsiye etmişti.
Hoca hanımın Musa carullah gibi Mustafa Öztürk gibi böyle reformistlerle ne tür bir yakınlığı olabilir ki.
Ayrıca buradaki konu Hz Yusuf AS'ın sadaketi ve bir kadının harama bakma meselesi olduğu için Kur'an-ı Kerim sadece ona dikkat çekiyor, Züleyhayı ayıplama hususuna hiç girmiyor bile çünkü konu bu değildir.
Buna örnek olarak mesela Ashab-ı Kehf kıssasını düşünün.
Ashab-ı Kehf kıssasında geçen 7 kişiyi Roma imparatoru Diocletianus, sığındıkları mağaraya kapatıp, mağaranın önünü taşlarla tıkamak suretiyle onların orada açlık çeke çeke ölmesini hedeflemişti.
Şimdi bu kıssanın peşinde Cenab-ı Hak, biz, Diocletianusu kahrettik onu helak ettik diye açıklama yapmıyor.
Bu durumda biz Cenab-ı Hak Diocletianusa hiçbir ceza vermedi onu yaptığı ile baş başa bıraktı sonucunu çıkarmamız ne derece doğrudur.
Ama kur'an-ı Kerim ayetine baktığınızda Ashab-ı Kehf kıssasında Diocletianusun azaba düçar olduğuna ilişkin açıklama yok, Şimdi biz Cenab-ı Hak Diocletianusu affetti diyebilir miyiz.
Çünkü buradaki kıssa, Ashab-ı Kehfin o mağarada 300 yıl nasıl uyutulduğu meselesidir.
Diocletianusun azaba düşürülmemesi gibi bir ifade yoksa Diocletianus Allah tarafından hiçbir şekilde cezalandırılmadığı sonucu çıkartılabilir mi?
Tıpkı bu örnekte olduğu gibi Hz Yusuf AS, Züleyha kıssasında Allah Züleyhanın bu fiilini ayıplamadıysa bu fiil masumlaştırılabilir mi?
Kuran ve ve Hadislerde zinanın ne kadar ağır bir suç olduğu ve belki de yüzlerce kez vurguladığı halde, üstelik bir de evlinin zinası bu tekil misalle ve asıl konusu ve vurgusu bu olmayan örnekle yumuşatılma sonucu çıkarılabilir mi?
Hayati Yazıcı’nın açıklaması yok hükmündedir ve yargıyı töhmet altında bırakmaktır..Çok büyük sorumsuzluktur..Yurt dışı çıkış yasağını yargı hiçbir delile dayanmadan veremez hele Hayati’nin oğluna, sonradan kalkan tedbir de konamazdı delilsiz..
Bunlar üreticinin emeğine,
Tüketicinin cebine göz dikmişler!
Türkiye'nin en zengin işadamının sahibi olduğu Şok marketlerde kg fiyatı 39,9₺'den güya indirimli satılan lahanalar Yıldız Holding'in aracı firması tarafından sadece 13₺'ye satın alınıyor!
Göz göre göre 3 katına satmaya çalışıyorlar!
@adalet_bakanlik@tcbestepe
Günlerdir Sahte görseller ile bir Müslümana iftira attılar, Domuz manşeti attılar,
Bunu da Ülker'in yanlışlarını dile getiriyor diye, Ülker'i savunmak adına yaptılar.
İşin aslı bugün Murat Ülker'in Yeni akit'te yayınlanan yazısıyla ortaya çıktı.
Müslümanların alerjisinin olduğu Ülker'i savunmak, Müslümanların hakkını savunduğunu iddia eden Yeni Akit'e mi kaldı?
Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır, Bu hatadan dönmedikleri sürece, Ne akit ile ne akitçiler ile daha işim olmaz.
Bu video Yeni Akit'in domuz iftirası kadar gündem olmadı değil mi? Ne diyordu cami cemaatine seslenen bu zat;
"Devlet sizi koruyamaz, GİMDES korur."
"GİMDES olmasa, kilo kilo domuzcuk yersiniz" diyordu.
Sonra taklit, tağşiş GİMDES onaylı ürünlerle doldu, mahkemede hesaplaşacağız dediler, fakat sonra o mahkemelerden sesleri çıkmadı.
Peki ne oldu bakanlıkla davalar? Hepsini kaybettiniz değil mi? İşte o noktadan sonra tek bir yol kaldı: Hukuk dışı itibar suikasti.
Şimdi o GİMDES bizden intikam alıyor.
Herkes Ülker diyor ama... Müslüman görünümlü intikam şebekeleri maalesef bir tane değil.
Herkes böyle bilsin.
Bundan sonraki süreçte hakkımda her türlü iftiraya imza atabilirler, hakkımda her şeyi yazıp, çizebilirler. Hepsine tek tek cevap vermek mesele değil... Fakat görüyorum ki; birileri bizi harcamak için düğmeye basmış.
Bu ülkeye feda olsun, hiç sorun değil.
Gün gelir, her şey ortaya çıkar.
Kimsenin ahı, kimsede kalmaz dostlar.
Müslüman adam sahte görseller ile milletin gözünün içine baka baka, günlerdir iftira atmaz, yalan söylemez.
Hele hele işin içinde Ülker savunuculuğu varsa ben o adamlar ile selamı sabahı keserim.
Bu görseli sakla da ileride kullanırsın! :)