Alihan Kuriş’e 3 soru sorardım:
2016’da Kurban Bayramı Eylül’deydi.
Sen 15 Temmuz 2016 günü öğle saatlerinde sana bağlı Yurt Müdürlerine, “İkindi namazından hemen sonra âcilen kurban kesin!” emri verdin mi?
Hikmetini soranlara gülerek “Bu gece anlarsınız” dedin mi?
Sebebi neydi?
Özgür Özel'i nasıl savunacaklarını ŞAŞIRDILAR!
Şaban Sevinç, "siyasi rüşvet" dedi:
-"Böcek ailesi tarafından CHP Genel Merkezi'ne 1 Milyon Euro bırakılmışsa bile bu partisine yaptığı bir bağıştır.
-Teknik olarak bir suç değil
-Vay işte seçim öncesi adaylardan rüşvet almışlar. Teknik olarak rüşvet değil.
-O parayı aldılar karşılığında Muhittin Böceği tekrar aday yaptılar dolayısıyla siyasi rüşvet...
-Teknik olarak rüşvet değil, rüşvet olması için bir tarafın kamuda çalışması lazım
-Evet siyasi rüşvet gibi görünüyor ama suç değil."
Bin yıl sürecek dedikleri
28 Şubat “Postmodern Darbe”
Evet; bin yıl bu topraklarda darbecilere ve alkış tutanlara lanet okunacak!
28 Şubat’ta ne olmuştu?
28 Şubat 1997…
Necmettin Erbakan başbakanlığındaki seçilmiş hükümet,
Milli Güvenlik Kurulu’nda alınan kararlarla ağır bir baskı altına alındı.
Süreç, klasik tanklı toplu bir darbe değildi.
Bu yüzden adına “postmodern darbe” denildi.
Amaç;
Siyaseti, bürokrasiyi ve toplumu zorbalıkla “dizayn etmek”.
Ve bir cümle dayatıldı millete:
“Aldığımız kararlar bin yıl sürecek.”
28 Şubatçıların hedefinde kimler vardı?
28 Şubat sürecinde bu milletin öz evlatları hedef alındı:
• Başörtülü üniversite öğrencileri
• İmam hatip liseleri
• Dindar kamu çalışanları
• Anadolu sermayesi
• Muhafazakâr medya
Başörtülü genç kızlar üniversite kapılarında joplandı.
“İkna odaları” kuruldu.
İmam hatiplerin önü kesildi, katsayı engeli getirildi.
Binlerce insan ordudan atıldı ve fişlendi.
Bu ülkenin kendi evlatları, inançları sebebiyle kamusal alandan dışlandı.
O dönem özgür basın ne yaptı?
Batı Çalışma Grubu adıyla bir yapı kuruldu.
Fişleme yapıldı.
Yargıya brifing verildi.
Medya manşetleriyle algı operasyonları yürütüldü.
Dönemin televizyonları ve gazetecileri sürecin parçası oldu.
Manşetler atıldı, hedef gösterildi, özel içeriklerle korku üretildi.
Devletin imkânları ve basının gücü millete karşı kullanıldı.
Ülkeye ekonomik ve sosyal bedel ödetildi
28 Şubat sadece siyasi bir müdahale değildi.
• İşinden edilen memurlar
• Ordudan atılan subaylar
• Başörtüsü nedeniyle eğitimini yarıda bırakan gençler
• İntihar vakaları
• Yurt dışına gitmek zorunda kalan beyinler
Bir nesil travma yaşadı.
İnsanlar yalnızca mesleklerini değil, gelecek hayallerini de kaybetti.
Ve bankaların içi boşaltıldı!
Zulüm ne kadar sürdü?
28 Şubat sürecinin aktörleri iddialıydı.
“Bin yıl sürecek” denildi.
Ama tarih farklı yazıldı.
Zaman ilerledikçe yasaklar bir bir kaldırıldı.
Başörtüsü yasağı kalktı.
Katsayı engeli sona erdi.
İmam hatipler yeniden güç kazandı.
Bin yıl sürecek denilen uygulamalar, 15-20 yıl içinde tarihe karıştı.
Dönemin kudretli paşalarına ne mi oldu?
Yıllar sonra 28 Şubat davaları açıldı.
Dönemin zorba aktörü Çevik Bir ve bazı komutanlar yargılandı.
Mahkûmiyet kararları verildi.
Tarih, bir dönemin güçlü görünen aktörlerini sanık sandalyesine oturttu.
“Bin yıl sürecek” diyenler, mahkeme kararlarıyla mahkûm oldu, rütbeleri söküldü.
28 Şubat: Yenilgi mi, kazanım mı?
Bugün geriye dönüp baktığımızda…
28 Şubat bir travmadır.
Ama aynı zamanda bir bilinçlenme sürecidir.
O gün direnenler,
O gün bedel ödeyenler,
O gün susmayanlar…
Bugün bu ülkenin özgürlük alanlarının genişlemesini sağladı.
Bugün 28 Şubat, baskının değil; direnişin ve millet iradesinin hafızasıdır.
Bin yıl sürecek olan ne?
Evet…
28 Şubat bin yıl sürecek.
Ama yasakları değil.
Faşizan uygulamaları değil.
Bin yıl sürecek olan şey;
Bu topraklarda zulmün hatırlanması.
Adaletsizliğin unutulmaması.
Mazlumun duasının yerde kalmaması.
Ve o günün aktörlerine bin yıl “lanet okunacağı”.
Tarih şunu bir kez daha gösterdi:
Baskı kalıcı değil.
Zulüm ebedî değil.
28 Şubat bir dönemin karanlığıydı.
Ama o karanlık, bir milletin sabrıyla, gayretiyle aydınlık bir bahara dönüştü.
@ComezTurhan Almanya alacağı yeni uçakları nezaman teslim alacak biz nezaman teslim alacağız onu da araştırıp yazsaydın sebebi ortaya çıkardı ama neyse sen zaten daha iyi biliyorsun amaç başka