“Dostlar ki bir kere bile selamlaşmadık. Aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.”
Unutmaya yüz tuttuğumuz bir çok duyguyu bir anda hatırlattı. Aynı masada oturup bir çay içmişliğimiz yok ama yürekten bağlılığın, dostluğun ve dayanışmanın hissiyatı bambaşka.
Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir.
38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır.
Gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir.
Gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür.
Bu süreci “keşkelerle” değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız.
Şahsi ikballer değil, Türkiye’nin geleceği esastır. Bu kapsamda süreci; önceki dönem Genel Başkanlarımızla, Parti Meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz.
Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz.
Herkesi sükûnete ve ortak akıla davet ediyorum.
Biz bir aradayız! 🇹🇷
Odin’in ava çıkarken dinlediği şarkıyı bırakıyorum;
Korhan FUTACI & Yasemin MORİ
Yine buluşuruz
Simsiyah atlar çekiyor arabamı
Sapsarı ay çiçek tarlaları mızraklar deliyor
Okyanus burada bitiyor
SESİMİZİ DUY!
Bizler topraklarından, köylerinden koparılmak istenen üreten köylüleriz. Maden yasası geçerse yaşamlarımız maden şirketleri tarafından gasp edilecek. #MadenYasasınıGeriÇek diyerek açlık grevindeyiz.
Bu ülkenin köylüleri, halkı şirketlerden büyüktür!
ÖZEL HABER | Sırrı Süreyya’nın ilk kez yayımlanan konuşması: “Hedefe iki adım kala ölüyorum. Yarının barışının güzelliğini tadacaklara ne mutlu”
Sırrı Süreyya Önder, memleketi Adıyaman'dan 1915 sonrasında gittiği Fransa'da Naziler tarafından kurşuna dizilen hemşehrisi Manuşyan'ın son mektubunu 2010'daki anma programında okumuştu:
🎙“Birkaç saat içinde artık bu dünyada olmayacağım. Zafere ve hedefe iki adım kala ölüyorum. Bizden sonra yaşayacaklara ve yarının özgürlüğünün ve barışının güzelliğini tadacaklara ne mutlu. Bana kötülük eden veya kötülük etmek istemiş olan herkesi affediyorum.”
📹Zakarya Mildanoğlu ve Jale Mildanoğlu arşivinden.
https://t.co/78bSGbJar6
Siyasetçilere mesafeli durmak sanatçılar için çoğu zaman en doğru tutum. Ancak ömrünü devrimci mücadele içinde ve hep ezilenlerden yana geçirmiş birinin vefatına sevinen, onu ananları bir kenara yazdıklarını ilan eden faşistler tarafından fişlenmek onurdur.
Ruhun şad olsun Sırrı.