rumuz, ermeni de olabiliriz. ama senin aksine biraderimizin sırtından geçinmediğimiz bir hayatımız, kendi şehrimizin sokaklarında yürüyecek yüzümüz var. sen kendi kompleksli ahvaline, her zaman eğreti duracağın ve makbul görülmeyeceğin ortamlara yaranma çabana yan……
İsmail Kartal: "Tekrar yuvaya dönmek beni çok mutlu etti. Sayın başkanımızın dün beni arayıp 'Oğlum, İsmail, nasılsın?' demesi bile beni çok mutlu etti. Başkanımızla çok özel anılarımız var. 3 Temmuz süreci, kurşunlanmamız... O günler devam ediyor gibi beni aradı."
Chp’nin müesses nizam bekçiliği, bugüne kadar izlediği pasifist siyaset, “bir gün bile içeride yatamam” diyerek parti değiştiren başkanlar değil; yıllardır sürgün, mahpus, siyasi yasak, kayyum ile bedel ödeyen Kürt hareketi müsebbip olmuş. Tamamdır.
#VİDEO- TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık:
"Süreç nedeniyle Kürt hareketi, tıpkı Gezi İsyanı’nda olduğu gibi sessizleşti
Bu da CHP’ye yönelik saldırıların daha kolay yapılmasına yol açıyor."
📹Medyascope
Hukuken “süresiz” nafaka diye bir şey olmadığı gibi, bu kararı -şu sıralar “aile yılı”nda temsil bulan- erkek egemen devlet tahakkümünden ayrık salt hukuki açıdan tartışmak yersiz. Bu kararın tek faydası, erkek mağduriyeti anlatısının son uydurma argümanının da bitmesi olabilir
Bu net biçimde sağcılığın mevzi kaybıdır bu arada, asla negatif bulmuyorum
Yıllarca emek mücadelesi veren solcuları teröristlik, Rusçuluk, Moskof uşaklığı vb. yaftalayan ülkücü kökenliler bugün halk nezdinde meşruiyet kazanabilmek için işçi direnişlerinin yanında konumlanma ihtiyacı duyuyorlarsa bunda hayır vardır. Bu hayırda da solun ısrarlı tutumunun tartışmasız katkısı vardır.
Pizzacılar gibi marjinal maaşlı istihbari unsurları bir kenara ayırıp kendisini milliyetçi, Türkçü, ülkücü vb. tanımlayan ama bu direnişlerin parçası olmak zorunda hisseden -özellikle gençlere- solun öcü olmadığını, devrimcilerin bu toprakların ve milletin düşmanı olmadığını, emek mücadelesinin Türkçülükle Kürtçülükle Ermenicilikle vb. alakası olmadığını anlatmak gerekiyor.
Onları pizzacıların yanına itersek kimseyi kazanamayız, kimseyi kazanamazsak solu toplumsallaştıramayız.
çağlayan ek bina baro odasında görevli ağabey sağ olsun her seferinde erdal erzincan, tolga sağ, özcan türe ve muhtelif sanatçıların türkülerine doyuyoruz. can imparatorumdur o benim…
azerbaycan ssc ziyaretinde bir gencin yanına gelip ona şiir okuması üzerine yapıyor bu konuşmayı. istanbul’da bir gün sosyalist bir üniversitenin olacağına inancı tam. ama kendisinin buna yetişemeyeceğini, oğlunun göreceğini biliyor. çocuklarımız görecek, bir gün mutlaka.