Fatih Altaylı:
"Allah aşkına biri bana anlatsın, Erden Timur niye tutuklu.
14 yıl önce birine evler satmış. Binlerce müşterisinden biri.
Yasa dışı bahis organizatörü Veysel Şahin’e.
Daha sonra Emniyet gelmiş “Bu adam suçlu, tapuları devretme” demişler.
Devretmemiş ki aslında bu da yasal değil. İnşaat şirketi tapuları verir, satın alanla ilgili bir şey varsa Devlet bu tapulara el koyar. Yine de Timur söyleneni yapmış ve tapuları devretmemiş.
Aradan 10 küsur sene geçmiş. Erden Timur’a “kara parayı aklamaya yardımdan” soruşturma başlatılmış.
Peki bu suçsa, 10 küsur sene boyunca Veysel Şahin başka hiçbir şey almamış mı da sadece Erden Timur’a dava açılmış, üstelik
Devlet’in talebi üzerine tapuları da devretmediği halde.
Hadi açılmış.
14 senedir kaçmayan Erden Timur şimdi mi kaçacak da tutuklu.
Yazık değil mi çocuklarına, kanser tedavisi gören eşine.
İsmail Arı niye tutuklu.
Hakkında dava açılmasına neden olan haber resmî belgelere dayalı. Yalan değil. Davalık hiçbir şey yok. Hadi açtın. Tutukluluk neyin nesi! Haklı olduğu davayı kaybetse bile yatacağı ceza yok. Ama tutuklu.
Aynı şey Alican Uludağ için geçerli.
Ya Merdan Yanardağ. Deli saçması bir casusluk iddiası ile içerde. Casus denilen adamın iktidarda ve muhalefette görüşmediği kimse kalmamış. Belli ki, fırıldak bir yarı dolandırıcı tip. Merdan Yanardağ ile görüşmüş ama ortada casusluk faaliyetine ilişkin bir şey yok.
Merdan Yanardağ aylardır tutuklu. Merdan’ı 30 küsur yıldır tanırım. Ondan casus çıkmaz. Hadi çok zorladın çıktı diyelim, Türkiye için casusluk yapar yapsa yapsa, Türkiye aleyhine değil. Ama aylardır tutuklu.
Size kolay geliyor tutuklu demek. Üç hece. Bir de içerdekine sorun ne olduğunu. Hele hele dışarda kalanların hastalığı var ise, ekonomik sorunu var ise.
Vazgeçin bu zulümden."
Türkiye’de artık en “güvenilir” kurumların gölgesinde bile dolandırılıyorsunuz.
Başımıza gelen bir olayı anlatayım; hem tüketici suistimali hem de açık vergi kaçakçılığı içeriyor.
İzmir’de bir @Turkcell bayiinden kampanyayla aile büyüklerimize telefon hediye aldık. Telefonun fiyatı 13.000 TL. Emekli olan aile büyüklerimiz bayiye gitti, veri aktarımı sırasındaki zaman boşluğunu fırsat bilen bayi çalışanları manipülasyona başladı:
“Kutuda şarj aleti yok, bu olmadan telefonu kullanamazsınız…”
Sonuç:
•2 adet Samsung 25W şarj aleti
•2 adet Çin malı kılıf
•2 adet ekran koruyucu
Trendyol fiyatı: 200–300 TL (hepsinin toplam 1000 TL etmiyor)
Bayiden çıkan fatura: 10.000 TL
Emekli maaşının 15–20 bin TL olduğu bu ülkede, hediye almaya gelen yaşlı insanları bu şekilde soymaktan utanmamışlar.
Ama asıl mesele burada bitmiyor.
Bu 10.000 TL’lik işlem için kesilen fiş: KONTÖR. KDV: SIFIR.
Yani hem müşteriyi soyuyorlar hem de devleti. Aynı anda. Aynı POS’tan.
Fişi paylaşıyorum herkes görsün. İspat elimde.
Bu nasıl bir tezgahtır, nasıl bir ahlaksızlıktır , buyurun açıklayın.
Gerekli belgeleri gelir idaresi ve ticaret bakanlığına da ayrıca bildireceğim.
Bu ürünlerin hepsini de aynen iade edeceğim.
@ticaret@HMBakanligi@gibsosyalmedya@Turkcell@TurkcellPartner@TurkcellHizmet
Vize randevusu sorunu ve vize hakkınızı gasp edenlerle ilgili çalışmalarım devam ediyor. Bir süredir Ankara’daydım.
Türk yetkililer bu konuda çok hassas şekilde çalışıyor.
Bu konuyla ilgili, Türk makamları dışında:
• Almanya,
• İspanya,
• Fransa,
• Slovenya,
• Macaristan ve
• Avrupa Birliği komisyonuna bilgi verdim.
Fransızlar hariç diğer ülkeler ciddi şekilde bu konuyla ilgililer. Fransızlar nedense haberin kendisinden rahatsız olmuşlardı.
Sürecin sonunda inanıyorum ki tüm vatandaşların hakkını gasp eden bu vize çeteleri gereken cezayı alacak.
Ayrıca vatandaşın hakkını gasp edenlerin reklamını yapmaya devam edenlere de umarım ‘Vize iptali’ getirilir.
Elimdeki tüm bilgileri tüm kurumlarla paylaştım. Türk makamlarına hassasiyetleri için teşekkür ederim.
Çok ciddi bir konu.
Avustralya vizesi için uğraşıyorum 400 Euro.
Yetkililer bu konulara el atmalı.
Birde Batıda hemen hemen tüm ülkelere, 50 ye yakın ülkeye gitmiş birisi olarak istenen evraklarda anasının nikahı evraklar.
Ona da el atılmalı. Bir standart da yok. İngiltere’ye kolay alıyorsun, Avustralya’ya daha zor.
Bence her ülke turist geliri ister.
Vize randevu mafyasının bu kadar rahat at koşturması zaten başlı başına bir rezalet.
Düşün, insanlar meşru haklarını kullanmak için başvuru yapmaya çalışıyor ama botlar tüm slotları milisaniyeler içinde kapıyor. Sonra aynı randevular 300-500 euroya satışa çıkıyor. Erasmus öğrencisi randevu alamıyor çünkü bir şebeke sistemi rehin almış.
Bu tam anlamıyla dijital haraç kesme. Ve en iğrenç kısmı şu, bu insanlar bunu yaparken hiçbir vicdan azabı duymuyorlar. Hatta hesaplara sahte telif atarak susturmaya çalışıyorlar. Yani hem suçu işle, hem de ifşa edeni engellemeye çalış. Klasik.
Teknoloji bilgisini insanların aleyhine kullanan bu zihniyetin tek anlayacağı dil hukuki yaptırım. İhbar eden herkese helal olsun.
Ben bunu ilk defa duyuyorum. Lan demek ki vize başvuruları ondan çok uzun sürüyor desenize?
Lan ne biçim memleket ha. Sokağa ekmek atsan sokaktaki ekmekleri toplama çetesi kurulur millete parayla starlar. İğne deliği kadar boşluk yok.
Tüm vatandaşlara sesleniyorum. Sizin hakkınzı gasp eden karaborsacı çeteleri hesaplarımı kapattırmaya çalışıyor.
Yaptığım videoyu Instagram'a geri yüklettirdim. Bu paylaşım yayılmasın diye SAHTE TELİFLERLE videomu kaldırdılar.
Bu mesele benim değil sizin meseleniz. Bu videoyu lütfen Instagram'a hikayelerinizde paylaşın. Video linkini bu paylaşım altına ekleyeceğim.
Bu pisliklerin sonunu hep beraber getirelim. 1 dakikanızı almaz.
Milletin vize randevusu hakkını botlarla alıp, Resmi olmayan vize şirketleriyle millete 300 euroya satan yüzlerce ismin bilgilerini ihbarlar sonucu aldım.
Şimdi istedikleri kadar silebilirler. Bu suça bulaşmış herkesin ismini Yetkili makamlara ileteceğim.
Avrupa Birliği Yetkilileri de tüm bu şahsıları ve bu bahsettiğim şirketleri incelemeye aldı.
Desteğiniz için teşekkür ederim çok sayıda kanıt paylaşan vatandaş oldu. Bu herkesin sorunu. İnşallah bunların sonunu getiririz hep birlikte.
Bu arada hesaplarıma sahte teliflerle bildirim gönderiyorlar. Instagram’a 4 kez kısıtlama getirdiler ancak açtırdım ordan takip ederseniz hesabım için faydası olabilir.
Sevgili vatandaşlar, bugün önemli birgün.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Vatandaşlarının vize randevu hakkını gasp eden bazı resmi olmayan vize şirketlerinin içerisinde yer almış çok sayıda insan tüm delilleriyle ihbarda bulundular.
Olay tahmin ettiğimizden daha kötü.
5.000 - 10.000 Euro karşılığında GARANTİLİ VİZE aldığına dair yazışmaları elimde mevcut. Ve bu ihbar edenler gerçekten vize aldıklarını da söylüyorlar.
Hepsini ülkelerin temsilcileriyle paylaşacağım.
Türkiye’de karaborsacılık, seyahat hakkını dolaylı da olsa engellemek suçtur. Bu basit bir suç değildir.
Macaristan Büyükelçisi Viktor Matis’e ilgisi için de teşekkür ederim. İlk arayan kendisi oldu ve tüm detayları istedi. Geçmişte de bu konuyu incelemeye almış. Anlaşmalı vize şirketleri de detaylı bilgi almak için görüşmek istedi onlara da teşekkür ediyorum.
Bugün diğer ilgili ülkelerin temsilcileriyle de görüşeceğim.
Bu konu yurtdışına gidin veya gitmeyin her vatandaşın konusu. Siz gitmeseniz bile çocuklarınız gitmek istiyor ama karşılarına böyle zorluklar çıkıyor.
Bu bahsettiğim şahıslar milletin hakkını gasp edip bu şekilde tekrar rahat hareket edememeli.
Lütfen bu konuya destek verin ve elinde bilgisi olanlar bana ulaşsın.
Bu şekilde millete vize satan herkes suç işliyor. Milletin hakkını gasp ediyorsunuz.
Togg henüz yeni bir marka ama uzun süredir de yazılım sorunlarını çözebilmiş değil. Bir vatandaş, Ocak ayıda sıfır olarak aldığı Togg konusunda isyan ediyor:
''16 Ocak 2026’da İstanbul Atatürk Havalimanı teslim noktasından aldığım T10X v2 uzun menzilli aracım, teslim edildiği günden bu yana neredeyse her gün yeni bir yazılım hatası veriyor. Daha ilk anda araçta ciddi bir kalite kontrol sorunu olduğu belliydi: Ekrandaki koruyucu film bile özensiz ve kabarcıklıydı. Frene bastığımda sürekli ses geliyor, iç ortam kamera lensi seyir hâlindeyken yerinden düşüyor, şarj işlemi ise neredeyse her iki denemeden birinde hata veriyor.
Araç tüketimi de beklentinin çok üzerinde; ortalama 30 kWh/100 km civarında seyrediyor. Arka kamera zaman zaman hiç açılmıyor, açıldığında da görüntü titriyor. Vites algılaması ise son derece problemli; ileri–geri geçişlerde defalarca kaza riski yaşadım. Tüm bu bulgular, araçta hem donanımsal hem yazılımsal ciddi sorunlar olduğunu gösteriyor.
Bir ay önce çıkan güncelleme hâlâ aracımda görünmüyor; bu durum aracın gerçekten sıfır olup olmadığına dair şüphelerimi artırıyor. Ayrıca T10X v2 uzun menzilli modele sahip olmama rağmen ADAS sistemini satın almak istediğimde aracımın uygun olmadığı söyleniyor.
Tüm bu sorunlar için Truemore üzerinden Ocak sonu, Şubat ortası ve Şubat sonunda üç kez randevu talep ettim; ancak hiçbirine dönüş yapılmadı. Hem araçtaki problemler hem de müşteri hizmetlerinin ilgisizliği nedeniyle ciddi bir mağduriyet yaşıyorum. Gerekirse yeni araçla değiştirilmesini istiyorum.''
Ankara’da trafikte uyardığı üç kişi tarafından boğazından bıçaklanarak katledilen motokurye Samet Özgül’ün kız kardeşi:
“Samet’i öldüren 3 sanıktan Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz serbest bırakıldı. Bu insanların 20 ayrı suç kaydı vardı.
Adalet bakanına her gün mail attım bu muydu adalet”
Samet Özgül için ses olalım!
#SametÖzgülİçinAdalet
Bu kızı tanıyorum ve dün video çekmesini de ben istedim ..
Bu kızın böyle maskülen gözükmesinin sebebi o alçak eniştesi..
Kızım elinde taciz görüntüleri de var.
Maalesef gördüm..
Kan beynime sıçradı.
Bu çocuğun hakkı korunmalı!