Bertolt Brecht'in,
"Galilei'nin yaşamı" oyununda şöyle bir replik geçer...
"Andrea; Kahramanı olmayan ülke ne mutsuz bir ülkedir."
Galileo: "Hayır, kahramana ihtiyacı olan ülke ne mutsuz bir ülkedir."
Yazmanın şöyle güzel bir tarafı var; baktığınız her şeyin hikayesini görebiliyorsunuz, dinlediğiniz bir sohbetin kendi zihninizde ilk satırlarını okuyabiliyorsunuz, bir resme bakıp, bir insana rastlayıp, bir çocuğun gülücüğü ile ısınıp farklı bir evren yaratabiliyorsunuz.
"İnsan bol vakti olduğu için hızlanmaz bazen. Zamanın tükendiğini iliklerine kadar hissettiği için hızlanır."
Van Gogh’un Auvers'deki o nefes nefese geçen son günleri üzerine:
https://t.co/7iNHLker36
“Se laisser porter par le vent”
Yani şunu diyor, neyi nasıl kullanacağını biraz da olduğun halin belirler.
Ya savrulur toz olursun, ya ardına katar yol bulursun…
Derin dertler, kör kuyular, uçan kuşlar…
“Canı cehenneme” der gibi bir karanlık.
Uyku uyanıklık arası fikirler,
Düşün düşünebildiğin kadar,
Artık ayılsan da gam değil…