“Osmanlı’da Türk ismi yoktu.
Atatürk çıktı, ‘Türkiye Cumhuriyeti’ dedi.
Türk Milleti dedi.”
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu:
“Atatürk’e halifeliği kaldırdığı için değil,
Türk’ü yeniden dirilttiği için düşman oldular.”
“Mesela Atatürk’e ‘yok dinsiz, yok…’ diyor, halkın anlayacağı nitelikte.
Şimdi yani Kur’an-ı Kerim’i okusa insanlar zaten bu cemaat…
Bakın, ‘kıyafet, İslami kıyafet’ diye bir şey yok. Hepsi müşriklik döneminde Araplarda bu isimleri vermişti. Dolayısıyla ‘İslami isim’ diye bir şey de yok ya.
Hep öğrenmeye…
Şimdi adam Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkarmış ama resmen din adamı yetiştirmek için ilahiyat…
Misyoner okullarındaki kiliseler kapatılıyor.”
Hindistan’da bir adam Ganj Nehri’nde süt dökme ritüeli yaparken, yoksul çocukların dökülen sütü almak için çabaladığı anlara bakın…
Bir yanda tanrıya sunulan süt, diğer yanda o süte muhtaç çocuklar…
İnanç mı daha kutsal, insan hayatı mı?
Sahi, bu ritüelin kime ne faydası var?
YOBAZIN OLMADIĞI HER YER CENNETTİR.
Rivayet edilir ki Hallâc-ı Mansûr dara götürülürken kız kardeşinin vedalaşmasına izin verilir. Kız kardeşi başörtüsüz gelince muhafızlar tepki gösterir:
“Başörtün nerede? Erkeklerin arasına böyle çıkıyorsun!”
Kadın cevap verir:
“Ben burada Mansûr’dan başka erkek göremiyorum.”
Ali Şeriati’ye atfedilen şu söz de meselenin özünü anlatır:
“Zulmeden bir dindardan daha kötüsü, ‘zalim bizden’ diye susan dindardır.”
Yüzyıllardır aynı döngü:
Bilim yerine dogma,
akıl yerine itaat,
ahlak yerine şekilcilik,
özgürlük yerine baskı…
İbn Rüşd’e atfedilen bir başka söz ise şöyledir:
“Sen dinimizle savaşıyorsun.”
“Hayır, ben cahilliğinizle savaşıyorum.”
Mesele din değil; cahilliği din adına dokunulmaz hâle getirmek.
Kadını yaktınız, ozanı susturdunuz, ormanı yaktınız; sonra da bütün bunlara “kutsal” bir kılıf bulmaya çalıştınız.
Yobaz varken cehenneme gerek yok.
Ve unutmayın:
Bizi kendi cennetinize zorla götüremezsiniz.
Aynı sabah, iki farklı dünya:
Solda: Dans ederek hayata karışan bir kadın. 💃
Sağda: Kendine vurarak ibadet eden bir kadın. 🤕
Biri hayatı kutluyor, diğeri acıyı kutsuyor.
Siz hangisini sağlıklı buluyorsunuz? 🤔
Bazıları “Bu kültürle İslam kültürü aynı toplumda sorunsuzca birleşir” diyorlar.
Peki madem mesele sadece kültür farkı değil; neden Afganistan’a, Pakistan’a veya Hindistan’a gidip dini “dibine kadar” yaşamayı kimse sevap saymıyor?
Demek ki tercih edilen hayatın da bir adresi var.
Binlerce yıllık Mısır mirası, İslam döneminde tahrip edildi.
Sultan el-Aziz Osman, piramitleri yıkmaya kalkıştı. Menkaure Piramidi’nde açılan iz, bu girişimin hâlâ görülen kalıntısıdır.
Binlerce yıllık uygarlığa karşı yıkım…
İnşa etmek değil, yok etmek.
Hadisleri aktarıyor, Kur’an’ı anlatıyor diye hedef aldılar; erkekliğine bile laf ettiler.
O ise birçok kişi bedelli askerlik yaparken askerliğini tam yaptı.
Şimdi de baba oldu. 👏
Hoş geldin Leonidas. 🦁
Diamond Tema’yı ve ailesini kutluyorum. ❤️
“Çocuğun adını ‘Leonidas’ koydum. ‘Leonidas’ koymasam ‘Aslan’ koyardım. Tabii uzun uzun ‘Leonidas’ diye seslenmeyeceğim. İnsan evladını böyle çağırmaz. Çağırırken yorulur yani. ‘Leo’ derim.”
“İslam’a iman etmeyen veya imanda şüphesi bulunan kimselerle iman konularını bilimle ispata kalkışmak ve hele de muhtevayı veya detayları tartışmak yanlış bir yöntemdir.”
Hayreddin Karaman’ın bu sözleri aslında çok şey anlatıyor:
Kur’an’ın bilimle doğrulanmasını istemiyorlar; çünkü bilim, iddiaları sorgular.
İman ise sorgulamadan kabul etmeyi gerektiriyor.
Yer: Libya.
Burada göçmenlere uygulanan yöntem; gözaltı, kapatma ve ağır insan hakları ihlalleriyle anılıyor.
Avrupa Birliği’nde ise sığınmacılar için barınma, gıda ve temel ihtiyaç desteği öngörülüyor.
Sizce göç politikasında hangisi doğru uygulanan politika?
Prof. Yasin Ceylan’a sormuşlar:
“Gençler arasında deizmin yaygınlaşmasını neye bağlıyorsunuz?”
Prof. Yasin Ceylan şöyle yanıt vermiş:
“Bunu Sami dinlerinin kısıtlayıcılığına, insan zihnini belli kalıplara sokmasına bağlıyorum.
İnanç devri kapandı. İnsanlar artık bilgiyle hareket etmek istiyorlar. İnancın yerini bilgi ve sorgulama aldı.
‘Hayır ve şer, hepsini Tanrı yaratmış’ diyorlar. Birçok rasyonel insan, ‘Peki, şerri niye yaratmış olsun? Bu kötülüklerin gerisinde niye Tanrı olsun?’ diye soruşturuyor ve sonunda semavi dinlerdeki Tanrı’ya karşı sempatisini yitiriyor.
Hristiyanlıkta da İslam’da da böyle oldu. İnsanlar, rasyonelliğin daha güçlü olması sebebiyle Sami dinlerindeki Tanrı’dan uzaklaşıyorlar.”
“Dünyada bekar veya bakire olarak ölen kadınların ahiretteki durumu ne olacak?” diye soruluyor.
Cübbeli’nin cevabı: Şehitlere, yüksek makamlı zatlara “ikram” edilecekler…
Bekar ve bakire kadınlar için kurulan ahiret tasvirine bakın.
Kadın yine kendi başına bir birey değil; birilerine sunulacak “ikram” olarak görülüyor.
“Fakirler bir gün cennetin olmadığını öğrenirse, dünyayı idare edemeyiz…”
Bu sözü söyleyen Lord Jacob Rothschild’ın kişisel servetinin, Sunday Times Zenginler Listesi verilerine göre yaklaşık 825 milyon sterlin (1 milyar doların üzerinde) olduğu tahmin edilmektedir.
İngiliz casusu T. E. Lawrence namaz kılıyor, çok iyi Kur’an okuyor, hatta imamlık bile yapıyordu.
Sonra Arapları Osmanlı’ya karşı örgütleyerek Türk ordusunun arkadan vurulmasında rol oynadı.
Demek ki dinî görünmek, insanın niyetinin ve yaptıklarının garantisi değilmiş.