Diyarbakır'a ağlasam
Antep mahsur kalır
Urfa'ya üzülsem
Malatya'nın boynu bükük,
Adıyaman'a yardıma gitsem
Kilis öksüz kalır.
Adana'da ne oldu desem
Hatay'dan haber yok,
Maraş'ta kıyamet koptu
Kilis'te can pazarı...
Ateş düştüğü yeri değil hepimizi yaktı
“Hadi uyu “ demek kolay.
Yanıbaşımda yardım edemediğim göz göre göre ölümü bekleyen çocuklar var anneler babalar var.
Olmuyor işte uyuyamıyorsun.
İnsan ne olmak ister?
Hiç kepçe olmak ister mi?
Şu an olsam keşke.
Tek tek enkazların üzerini açsam
Arapçada iki türlü özlem vardır ;
İştiyak: Geçici özlem çekmek
Tehassür: İçini çeke çeke, kalbi yana yana büyük bir hasretle arayarak ve onun yolunu gözleyerek özlem çekmek...
Hiç İştiyakla Tehassür bir olur mu.. ?
‘İçine şeytan kaçmış dediğin biri ile hala oturuyorsun dedi; içindeki şeytanı çıkarmaya çalışıyorum dedim.
İyi birini kötü biri ile yan yana gördüğünde şaşırma, çünkü orada iyiliğe davet vardır.’