Malum tayfa adamın başarısız olmasını bekliyor adeta.. Şimdiden adamı itibarsizlaştırmaya başladılar. Henüz sezon başı, oynanan oyun elbette henüz istenilen seviyede değil ama önemli olan şu an turu geçmek. Bu da başarıldı.
İsmail Kartal, Fenerbahçe'yi 18 sene sonra Şampiyonlar Ligi'ne götürse bile, "Zabrze, Sturm Graz, Gilloise eledi, bunları da bir zahmet yensin" diyecek medyadaki aynı yorumcular & sosyal medyadaki aynı hesaplar.
eleştiri ile saldırı arasındaki farkı herkes görüyor, anlıyor.
@Tarcusz@ridvanaksu Eleştiri yapılsın tabi de "bu adamdan olmaz, bu hoca falan değil, maraba".. Bunlar eleştiri değil saldırı ve itibarsizlastirma cümleleri.. Ve sosyal medyada olanların büyük cogunlugu böyle. Sizi tenzih ederek söylüyorum.
Kızılcık Şerbeti türü (örtülü olanı yobaz, açık olanı inançfobik gösteren) saçma sapan diziler yüzünden gayet olağan, normal görüntüler salakça sosyal medya mizahına meze olmaya başladı. Özel hayata saygı falan zaten hak getire.
Kollanıyorlar, zor takımla maç yapmadılar denildi.. Ama bugün çıkıp İngiltere'yi geriden gelip elediler. Zor takımı da geçiyor adamlar. Ve tabi en önemlisi Messi faktörü.. Saygı duymak lazım🇦🇷🇦🇷
Bir memlekette hayat mutlak bir iktidar karşıtlığı yahut taraftarlığı üzerinden tefsir ediliyorsa; oradaki herkes kendi rengindeki yalanın meftunu, kendi dolandırıcısının ise amigosudur.
Türkiye’nin en büyük sorunu hiper-politikleşme, en öncelikli ihtiyacı da apolitikliktir.
Türkiye'de muhalif olmak, bir siyasî yahut fikri duruş olmaktan çıkalı çok oldu. Artık bir pazar.
Muhalif kitleler ise karşı tarafta yer alanların sırf orada bulundukları için haklı ve ahlaklı olduğuna inandırıldı ve bu pazarın en sadık müşterileri hâline geldi.
Tezgahın arkasındakiler de kitlelerdeki bu peşin ahlaklılık sanrısını, sonu gelmeyen bir istismar döngüsüyle paraya ve güce tahvil ediyor.
Yeşil Burun'a helal olsun, ne top oynadılar.. Messi olmasa Arjantin yarı final göremez, Messi o kadar büyük ki yine şampiyon da olsalar şaşırmayız. Ama Fransa net favori, hiçbiri onlar kadar güçlü top oynamıyor.
Rahmi Koç'un fıkrasından sızan muhayyel bir Kürt kadın için vaveyla koparırken; düşünce özgürlüğü, ifade hürriyeti ya da politik mizah gibi kavramlar bir an olsun zihninize uğramış mıydı?
Öyle gözü dönmüş bir öfke sergilemiştiniz ki, 96 yaşındaki bir adamı giyotin sehpasına çıkarmadığınız, Koç Holding'in bütün mal varlığına el koyup müsadere etmediğiniz kalmıştı.
Hiç birbirimizi kandırmayalım; Türkiye'de ifade özgürlüğünden murat edilen, kişi yahut grupların kendi kutsalları dışındaki kutsallara saldırma imtiyazından ibarettir. Bu topraklarda herkes kendi kutsalının beşiğini sallar, başkasının kutsalının mezarını kazar.
@fbekim Bugün ifade özgürlüğü diye bağıranların çoğu kendi kutsallarına aynısı olunca savcıları göreve çağırıyor. Her konuda olduğu gibi bu konuda da iki yüzlü kitleler.. Kutsallarla alay ya hepsi için serbest olmalı ya da hepsi için ceza gerektirmeli. Bu konu tartışılabilir elbet.
@ridvanaksu Montella Uluslar Ligi'nde dev rakiplere karşı iyi sınav verirse devam edilir. Edemeyip yine başarısız olursa gönderilir. O zaman Euro elemelerine yeni hocayla başlanır.
@ridvanaksu Bence Montella ile Uluslar Ligi'nde devam edilmeli. (Son bir şans için) Zira önceki başarılarından dolayı bunu hak etti. Bir de şimdi yeni hoca getirmek yeni hocaya da kötülük, Uluslar Ligi'nde çok sert fikstürle başlamış olacak. Direkt kredisini bitirir yeni gelen hocanın.
Dünya kupasını galibiyetle kapatmak ne olursa olsun güzel. Keşke daha farklı olsaydı. Bana göre negatif tablonun esas sorumlusu federasyon ve ilk maç tercihleriyle Montella.. Futbolculara neden bu kadar tepki oldu bilmiyorum, her maç mücadele tamdı, çok istediler. Olmadı.
@utkansa Beraberlik bu tarz turnuvalarda seni her zaman hayatta tutar. Ne olursa olsun kazanamıyorsan da kaybetmeyeceksin. Biz bu konuda çok tecrübesiz davrandık. Zaten tüm turnuvalarda sadece 2 beraberliğimiz var (Euro2000 İsveç ve 2002 Kosta Rika) İkisinde de gruptan çıktık.
@utkansa Turnuvayı doğru oynamadık. Kapalı savunmaları açmak hiç kolay değilken en azından savunma güvenliğini elden bırakmadan ilk maçı kesinlikle kaybetmemek gerekiyordu. İlk maçı kaybedince ikinci maça aşırı stres bindi. Bir de ilk dakikada gol yenince o baskı hiç kaldırılamadı.
Bu turnuvada da Avustralya'ya karşı dengeli oyunu beceremedik,geçişler verdik ve kaybettik. Maçı kaybedince dünkü maça aşırı stres bindi. Kaybettiğin senaryoda elendiğinle yüzlesince ve üstüne ilk dakikada da gol yiyince el ayağa dolasti.O top giremedi bir türlü.Hayal kırıklığı.
Turnuvalarda en önemli kural; yenemiyorsan yenilme. Bizim milli takım bugüne kadar oynadığı tüm turnuvalarda sadece 2 beraberlik almış. (Euro 2000-İsveç ve 2002-Kosta Rika) Her ikisinde de gruptan çıktık. Yenilmediğin her senaryoda umudun devam ediyor, stresin azalıyor.