Celal Şengör zayıflama iğneleri ile yarı yarıya erimiş.
Riskler var, herkes mutlaka bilmeli;
Kas kaybı (sarkopeni riski): En büyük sorun bu.
Hızlı kilo kaybında toplam ağırlığın %25-40’ı kas ve lean mass olabiliyor. Tirzepatide’de de bu oran benzer (SURMOUNT çalışmalarında ~%25-30 lean mass kaybı rapor edildi).
Kemik kaybı: Hızlı kilo kaybı kemik mineral yoğunluğunu azaltıyor. GLP-1/GIP agonistlerinde (özellikle diyabet olmayanlarda) kalça ve omurga kemik yoğunluğunda azalma gözleniyor. Doğrudan osteoporoz yapmıyor ama riski artırıyor.
Bağ dokusu: Dolaylı etkileniyor. Kas ve kemik kaybıyla birlikte eklem stabilitesi ve tendon gücü azalabiliyor.
Unutmamalı;
Bu kayıplar ilaçtan ziyade hızlı kilo kaybının genel bir sonucu.
Çözümü;
Direnç antrenmanı + yüksek protein (1.6-2.2 g/kg) + yeterli D vitamini/kalsiyum ile büyük ölçüde önlenebiliyor.
Bu fotoğraftaki kişi de olay da gerçektir. AI değildir!
Şeker ve rafine ekmek (karbonhidrat) kesmek inflamasyonu düşürür, cilt kalitesini artırır, kilo verdirir. 5-10 yılda daha genç görünürsünüz.
Bizim toplumumuzun bu denli hasta ve sağlıksız olmasının nedeni budur...
Aşırı düşünmeye 5 etkili yöntem
“Bu düşünce bana hizmet ediyor mu?” diye sor.
Zihnini değil, bedenini harekete geçir.
Yürüyüş, döngüyü kırar.
Düşüncelerini yaz.
Günün sonunda “düşünme zamanı” belirle.
Kontrolü sen al.
Düşünmekten çok yaşa:
kokla, hisset, duy, dokun, tadına var.
Kalabalığın izinden gitme.
Zoru basitleştirmeyi öğren
“Hayır” demekten çekinme
Yardım istemekten korkma.
Her gün seni biraz daha bilgeleştiren bir şey bul.
Günlük hayat için 25 stoacı prensip;
Yalnızca kontrol edebileceğin şeylere yönel.
Olanlara vereceğin tepki senin elindedir.
Kendine sor: “Bu gerçekten gerekli mi?”
Her günü, ölümünü hatırlayarak değerlendir.
Zamanı, para ve eşyadan üstün tut.
Sen, alışkanlıklarının toplamısın.
Her durumda yapabileceğin bir şey mevcuttur.
Kendini başkalarıyla kıyaslama
Her insandan bir şey öğrenmeye gayret et.
Sonuca değil sürece odaklan.
Başarının senin için ne demek olduğunu tanımla.
Her şeyi olduğu gibi sevmeyi öğren (Amor fati).
Zorlukları bilerek ara ve karşıla.
Bu tür çalışmalar nedensellik değil, ilişki (association) gösterir.
Genetik kader değildir. Ama doğru okunduğunda, davranışı yeniden yazmak için güçlü bir haritadır.
MAOA geni sadece bir enzim kodlamıyor.
Davranışın biyolojik altyapısına dokunuyor.
Üsküdar Üniversitesi’nde yapılan bir tez çalışmamızda, MAOA gen bölgesindeki polimorfizmlerin yaygın anksiyete bozukluğu (YAB) ve sigara kullanma davranışı ile ilişkisini inceledi. 👇
Aynı biyolojik yolaklar hem anksiyeteyi hem de sigara gibi davranışsal kaçış mekanizmalarını etkileyebilir.
Yani durum “irade” demekle bitmiyor. Nörokimya + genetik altyapı + çevresel tetikleyiciler = davranış.👇