2026’ya girerken son ders
Bazen bizi asıl yoran şey kaybetmek değildir.
Asıl yoran;
sürekli kaybettiren bir şeye
“belki bu sefer” diye tutunmaktır.
Bu bir takım olabilir.
Bir insan.
Bir ortak.
Bir eş.
Bir çocukla kurduğumuz beklenti.
Bir hayal.
Adı ne olursa olsun, ortak noktası şudur:
Sana umut vermiyor ama senden umut istiyor.
Fanatizm, sadece futbolla ilgili değildir.
Fanatizm;
sürekli zarar gördüğün bir şeyi
“sadakat” zannederek savunmaktır.
“Bu sene olmadı ama seneye olur…”
“Biraz daha sabredeyim, düzelir…”
“Şimdi değil ama değişir…”
İşte ömür, tam da bu cümlelerin arasında sessizce akar.
Ve insan farkına vardığında,
artık geriye dönemez.
Çünkü geride kalan şey sadece zaman değildir;
psikolojik yıllardır.
Sonra ne olur biliyor musun?
Bastırılan hayal kırıklıkları hırçınlığa dönüşür.
Erkenden bırakılabilecek bağlar,
geç kalınmış kopuşlara dönüşür.
Ve ruh, “Neden daha önce gitmedim?” sorusuyla
kendini cezalandırmaya başlar.
2026’nın dersi çok net olmalı:
Umut, kendini inkâr ederek beslenmez.
Bir şey seni sürekli aşağı çekiyorsa,
iyileştirmiyorsa,
sana güç vermiyorsa,
orada kalmak sabır değil, kendine ihanettir.
Bu, vazgeçmek değil.
Bu, sağlıklı bir ayrım yapabilmektir.
Her şey düzelmek zorunda değil.
Her bağ kutsal değil.
Her bekleyiş erdem değil.
Bazı şeyler seneye değil,
hiçbir zaman düzelmez.
Ve bunu kabul etmek, insanı acımasız değil;
özgür yapar.
2026’ya girerken şunu hatırla:
Fanatik olma.
Sadakati, kendini kaybetmek sanma.
Umut vermeyen yerde bekleme.
Çünkü hayat,
sürekli kaybettirenlere değil;
seni büyütenlere emanet edilmeli.
Mısır'ın en çok kazanan doktoru idi... Birgün muayeneye gelen çocuğa iğne yapması gerekiyordu,iğne ise oldukça pahalı idi...
Anne, "bu iğneyi alırsam, bir ay açız"deyince büyük kardeşi camdan kendini aşağı attı! İntihar ederken annesine son kez bakıp," anne, kardeşime iyi bak" dedi...
İşte herşey ondan sonra değişti Dr. Meşali için.
Kardeşini yaşatmak ve sofradan bir tabak eksiltmek için kendini feda eden o kardeşi hiç unutmadı Doktor Meşali.
İlk iş olarak zengin bir semtteki muayenehanesini kapattı! Kahire'nin en fakir mahallesinde mütevazı bir muayene açtı, gelen bütün hastaları ücretsiz muayene etti. Özellikle çocukları hiç geri çevirmedi. Marka ürünü kıyafetleri çıkardı.
Halkla bütünleşip onlar gibi giyindi. Fakirlerin doktoru olarak onu önce Mısır halkı, sonra da bütün Tıp Dünyası tanıdı.Bu dünyadan bir "Adam gibi adam olan Dr. Meşali geldi ve geçti.. Fakirlerin ve kimsesizlerin doktoru Dr. Muhammed Abdülgaffar Meşali'yi rahmet ve saygıyla anıyorum. Ruhu
şad, mekanı cennet olsun.
İyiler, iyilikleriyle, kötüler ise kötülükleriyle anılır...