Yalnızlık görüştüğün kişi sayısıyla ilgili değil, yalnızlık histir, her şeye sinen, dokunan, sirâyet eden bir his. Herkesle konuşursun ama birinin yokluğu ya da birine olan uzaklığın seni derin, ıssız ve kederli bir yürüyüşte bir başına bırakır.
Kızmıyorum artık sakinleştim, olanı olduğu gibi kabullendim.
Kendimle olan kavgamı bıraktım.
Anlamayana anlatmıyorum ve herkesin her şeyi anlamasınıda beklemiyorum…
"verdiği hasarın bile farkında olmayan, bir kere ben bu hatayı nasıl yaptım diye üzülmeyen, kaybetmek korkusuyla eli ayağına dolanmayan insana neyi anlatacaksın." https://t.co/bsCGtb9THl
İyi gelmek, bir insana verilebilecek en güzel hediye. Sesiyle, sözüyle, bakışıyla, duruşuyla, hâliyle, enerjisiyle, perspektifiyle, eylemleriyle birine iyi gelmek,varlığını, yaşamını yükseltmek..
Bundan daha iyisi, birbirine iyi gelmek olsa gerek.
Bir şey anlatıyorsunuz. Muhatabınız daha sözünüz bitmeden, 'benim de...' diye başlıyor. Buna 'hikaye çalmak' deniyor. Odağı hemen kendine çevirenler sizi aslında dinlemiyor ve anlaşılmamış hissettiriyor.
Dinlemek bir sanattır.
doğru kişi, burnunu da sever, makyajsız halini de... uykulu sesini de, dağınık saçlarını da... sivri sözlerini, kriz anında iken anlık parlamalarını bile sever. çünkü bilir: senin özün iyi. niyetin temiz.
Melankolik içine kapanıklık anlamındadır. Fakat bu durum kişinin sosyal bir yaşantısı olmadığı anlamına gelmez. Kişi, kendi iç dünyasına daha fazla yönelmiş durumdadır. Duygularını çok daha yoğun yaşar ve çevrede olan olaylara karşı duyarlı yaklaşır.
İnsan bazen ne kırgın, ne beklenti içinde, ne de öfkelidir sadece yorgundur. Bir yolu arşınlamaktan, bir eşikte beklemekten, sahiden sorduğu nasılsın sorusunun öylece geçiştirilmesinden, vefasızlık görmekten, dönüp gidememekten…Karşılık bulmayan bazı şeyler kalbe yorgunluk olur.
Biri seni hayatında istiyorsa, seni orada tutmak için elinden geleni yapar.
Sana cevap vermek isteseydi,verirdi.
Seninle konuşmak isteseydi,konuşurdu.
Seni görmek ya da seninle birlikte olmak isteseydi,olurdu.İnsanlar zamanlarını,zaman ayırmak istedikleri kişiler için ayırırlar.
5-) Bu yüzden bugün anneler oğullarına artık şunu söylüyor:
Sadece güzel diye bağlanma.
Güzellik geçici.
Sana hissettirdiklerine kanma.
Yarın Değişebilir.
Kaosu aşk sanma.
Huzur her şeyden önemli.
Bir kadının yüzü değil, karakteri yuva kurar.
İstikrarlı olan kadını seç.
4-) Erkekler sadece bir kadınla evlenmez.
Onun alışkanlıklarıyla da evlenir.
Karakteriyle.
Kriz anlarındaki tavrıyla.
Ve çocukları da bunları miras alır.