Psikolojik sıkıntıları da tetikleyen bir şeyler vardır, unutmamak gerekiyor. Sıkıntının psikolojik olması çözüm için hiç bir şey yapamayız anlamına gelmez, aksine bize psikolojik sıkıntıya sebebiyet veren neyse araştırma çözme sorumluluğu yükler #sıkıntıpsikolojik
İzmir’de bir çiftçi, ihracatlık kirazına komisyoncunun 15 TL teklif vermesi üzerine kirazını 35 TL’den doğrudan satmaya başladı.
Aynı kalitede kiraz İstanbul'da 250-300 TL'ye satılıyor.
Bu bir soygundur...
Hayatsız insanlar kendilerine bir yol bulamamalarının sorumluluğunu alabilecek kadar da bilince ulaşamadıkları için ötekileri suçluyorlar. “Ben mutsuzsam herkes suçlu” düşüncesine evrilen bencillik ise sonuçta yıkım getiriyor.
Kahramanmaraş'ta saldırı düzenlenen okuldaki öğretmen:
•"Okul avcısı" anlamında sözcük kullanıyormuş.
•Babası çocuk üzerinde etkili değildi. Çocuğun babası üzerinde etkili olduğu izlenimimiz vardı.
•Kimseyle muhattap olmazdı. Arkadaşı yoktu. (GDH)
Öfke kontrol sorunu diye bir psikolojik problem yoktur. Bu sadece altta yatan ciddi sorunların belirtilerinden biridir. Örneğin adam patolojik bir kıskançlık döngüsüne giriyor. Kadını suçluyor ve ciddi bir öfke hissediyor. Sağa sola saldırıyor. Sonra öfke sorunum var diyor yersen
Ülkemizde farklı disiplinlerden gelenlerin yüksek lisans veya doktora yoluyla klinik psikolog unvanı kazanabilmesi akademik açıdan ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Mevzuatta bu şekilde geçiyor olması, bunun doğru olduğu anlamına da gelmez. Bu yalnızca PDR ve psikolog konusu dışında başka lisans mezunlarının da mesleki alan işgali sonucunu doğurmaktadır. Özellikle özel üniversitelerde bu programların içerik ve niteliği konusunda yaşanan sorunlar, ruh sağlığı alanında hizmet kalitesini düşürme riski taşımaktadır. Klinik psikoloji, yalnızca formal bir yüksek lisans eğitimiyle değil, psikoloji temelli, bütünlüklü ve yoğun bir akademik hazırlıkla edinilmesi gereken bir uzmanlık alanıdır.
Meslektaşlarınızın zaman zaman hoş olmayan bir üslup ile kendilerini ifade etmeye çalıştığını görüyoruz; buna karşın sizin unvanınıza ve konumunuza yakışan akademik bir üslupla cevap verdiğiniz için teşekkür ederim. Mesleğim kimseyi yanıltmasın; sahada hitap ettiğimiz tüm meslek gruplarının mevzuatına, sorunlarına ve uygulamadaki farklılıklarına hâkim olduğumu da özellikle belirtmek isterim. Dolayısıyla mevzuatta yapılacak düzenlemelerde hem mevcut psikologların sahadaki deneyimi hem de psikoloji lisansının klinik psikolojiye tek gerçek zemin olduğu gerçeği mutlaka dikkate alınmalıdır. Psikologların birer sağlık meslek mensubu olduğu da aşikardır. Yıllardır hasta kurullarından, hastanedeki tüm alanlara, sağlıklı hayat merkezlerinde verdikleri koruyucu sağlık hizmetine kadar ön cephede tüm psikologlar sağlık hizmeti verirken yine mevzuattaki yanlışlıklardan dolayı bu konuda da mağdur edilmişlerdir.
•Rehber öğretmenler “Psikolojik Danışman” unvanını kendi istihdam alanları olan MEB sınırlarında kullanmalıdır.
•Rehber öğretmen veya farklı meslek kökenli kişilerin hastane ortamına ve klinik hizmetlerin gerektirdiği donanıma uzak olmaları, hizmet kalitesini düşürmekte ve sağlık hizmetlerinde ciddi riskler doğurmaktadır.
👉🏻 Bakanlık bünyesinde hâlihazırda psikolog kadrosunda görev yapan, klinik psikoloji yüksek lisansı veya doktorası bulunan meslektaşlarımız da vardır. Bu meslektaşların doğrudan klinik psikolog kadrolarına geçirilmesi, hem mesleki adaletin sağlanmasına hem de psikolog kadrolarının geriden artırılmasına imkân verecektir.
👉🏻 Bunun yanı sıra, Psikolojinin Tıbbi Uygulamaları Sertifikası (PTUS) sahibi psikologların çalışma usul ve esasları da acilen netleştirilmelidir. Bu meslektaşların sertifika ile kazandıkları yetkinliklerin klinik uygulamalarda tanınması, hem mevzuat karmaşasını önleyecek hem de sağlık hizmetinin etkinliğini artıracaktır.
👉🏻 Ayrıca, yıllardır sahada görev yaparak tecrübe ve donanım kazanmış psikologların, psikoloji lisans temeli bulunmayan klinik psikologların sorumluluğu altında çalışmak zorunda bırakılması kabul edilemez bir durumdur. Bu uygulama yalnızca etik ve ahlaki sorunlara yol açmayacak, aynı zamanda ciddi bir statü ve liyakat sorunu doğuracaktır. Mesleki kıdem ve bilgi birikimi göz ardı edilerek yapılan bu tür görevlendirmeler, iş barışını bozmakta ve mesleğin saygınlığını zedelemektedir.
📍 Sendikamızın görüşü nettir:
•Klinik psikolog unvanı yalnızca psikoloji lisans temelli mezunlara verilmelidir.
•Rehber öğretmen ve diğer meslek kökenlilerin klinik psikolog olarak atanmasının önüne geçilmelidir.
•Bakanlıkta hâlihazırda görev yapan klinik psikoloji uzmanı psikologların hak kayıpları giderilmelidir.
•PTUS (Psikolojinin Tıbbi Uygulamaları Sertifikası) sahibi psikologların yetkinlikleri tanınmalı ve çalışma çerçeveleri netleştirilmelidir.
•“Psikolojik danışman” unvanının psikologla karıştırılmasına izin verilmemeli, mesleki ayrım net bir şekilde korunmalıdır.
•Sahada yıllarca görev yapmış psikologların, psikoloji temeli olmayan kişilerin altında çalışmak zorunda kalması engellenmelidir.
•Bakanlığın son alımda Klinik Psikolog alımını detaylandırması ve “Psikolog Lisanslı Klinik Psikolog” olarak güncellemesi veya halihazırda bu ünvana sahip olan psikologlarımızı bu alanlarda değerlendirmesi gerekmektedir.
💪 Sağlık hizmetlerinin niteliği, çalışanların bilimsel temelli liyakati ile doğru orantılıdır. Bilimsel doğrular ve mesleki adalet korunmadıkça hem meslektaşlarımız mağdur olacak hem de vatandaşlarımızın aldığı hizmet zayıflayacaktır.
Mesleki mücadelemiz devam edecektir!
Enes Gökçe
Lisansiyer-Sen Genel Başkanı
Bir danışanımın eşinden ayrılırken söylediği şu söz bana çok etkileyici geldi.
“Yaşanmamış ve yaşanamayacak her güzel ihtimale karşı bir parça özlem duyarak gidiyorum. Bu özlemin verdiği kırgınlık, bana kendimi senden hep uzak tutmam gerektiğini hatırlatacak.”
Kontenjanların devlet üniversitelerinde vakıf üniversitelerine göre oransal olarak daha çok düşürülmesi bir kazanım değil kayıptır. Zaten psikoloji bölümünün genel sorunlarından biri kontenjanların büyük kısmının vakıf üniversitelerinde olmasıdır.
Türk Psikologlar Derneği olarak, psikoloji bölümlerindeki kontrolsüz kontenjan artışına karşı uzun süredir TBMM, YÖK, Sağlık Bakanlığı ve ilgili tüm kurumlarda eleştirilerimizi dile getirdik. Bugün geldiğimiz noktada, kontenjanlardaki düşüş her ne kadar yeterli olmasa da olumlu bir gelişmedir.
Dernek olarak kardeş meslek örgütleriyle birlikte sağlık alanlarının tamamını kapsayan ısrarlı girişimlerimizin sonucunda, sadece psikoloji bölümlerinde değil, pek çok sağlık branşında da benzer kazanımların elde edildiği görülmektedir.
Devlet üniversiteleri psikoloji kontenjanları incelendiğinde, özellikle büyük ve köklü üniversitelerde %50'lere varan dikkat çekici düşüşler yaşanmıştır. 2025 yılı itibariyle kontenjanlarda toplamda yaklaşık %25’lik bir azalma söz konusudur.
Vakıf üniversitelerinde ise durum çeşitlilik göstermektedir. Bazı üniversiteler kontenjanlarını korurken, bazılarında dikkat çeken düşüşler görülmüştür. Genel tabloya bakıldığında yaklaşık %14’lük bir azalma mevcuttur.
Bu veriler, mesleğimizin niteliğini koruma yönündeki çabalarımızın somut bir yansımasıdır. Ancak elde edilen bu kazanım taleplerimizin hala çok uzağındadır.
Türk Psikologlar Derneği olarak, psikoloji lisans programlarına başarı sırasına dayalı bir baraj sistemi getirilene kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Üzülmekten yorulmak diye bir şey var. Bu yorgunluk, bir süre sonra insanın iyi bir dünyaya olan inancını zayıflatır. Ve kötülüklere karşı sessiz kalma eğilimi oluşur. Sessiz kaldıkça, insanın kendisi de kötüleşir. Buna dikkat etmeli.
Bugün, bir terapist olarak yer aldığım platformdan gelen bir e-postayla öğrendiğim bilgi beni derin bir hayal kırıklığına uğrattı: Fiziksel ofisi olmayan klinik psikologlar artık online seans yapamayacak.
Hayatım boyunca çok sayıda anlamsız düzenlemeye denk geldim ama bu madde gerçekten birinciliği kimseye kaptırmaz.
Teknolojinin sunduğu olanaklarla, mutlak sessizlikte, en iyi bağlantı koşullarında, gizliliğe özen göstererek yıllardır seans yürütüyorum. Ve şimdi, bu koşullardan çok daha gürültülü, kontrolsüz fiziki ortamlarda çalışmamı dikte eden bir sistem, “daha iyi hizmet” adı altında bize dayatılıyor.
Klinik psikologların iş yapabilmesini engelleyen, çözüme değil prosedüre odaklanan bu tür yönetmelikler, aslında görünmeyen bir niyetin işaretidir:
Mesleği zorlaştırmak, bireysel girişimlerin önünü kesmek ve belki de “danışana zarar vermemek” gibi temel etik ilkelerimizi bile hiçe saymak.
Biz terapistler olarak, danışanlarımızın güvenliğine, mahremiyetine ve ruh sağlığına zarar gelmemesi için eğitim alırız.
Peki sistem? Bizi danışanlarımızdan uzaklaştıran, mesleki özgürlüklerimizi kısıtlayan bu dayatmalar kimin yararına?
Gerçekten ruh sağlığını önemseyen bir sistem, erişimi kısıtlamaz, güçlendirir.
Bu yasa yeniden ele alınmalı. Çünkü bu haliyle çözüm değil, engel üretmekten başka bir işlevi yok.
Bugün danışanlarımdan biri neden her görüşmede e-nabızda psikiyatri genel muayene yazıyor, ben psikiyatriye gelmiyorum ki psikoloğa geliyorum dedi. Bilmiyorum muhataba soralım diye doktorun yanına götürdüm. Doktor dedi ki "Çünkü süreç benim kontrolümde yürüyor" Danışan dedi ki;
Ruh sağlığı ile ilgili sorunları olan insanlar “pasta” olarak görülüyor çünkü. Bütün kalıcı iyileşmeler pastanın küçülmesi olarak görülüyor. Psikoterapi ile iyileşmeler de pastanın başkasına kaptırılması olarak görülüyor. Acımasızca bir yaklaşım.
@mesutyldrm_pdr@TPDBilgi@PsikiyatriDer Bir psikolog olarak bu davalara karşı Türk PDR derneğinin yanındayım. Hatta yüksek lisansa 1 milyon vermek zorunda kalan psikologlara da bir yol açılmış olur. O eğitime bir milyon vermek yerine gidip PDR lisans okumak daha mantıklı
Bilinçlendirme sürecine en başta yakınlarınızdan başlayın. Onlara diyin ki psikolog olmak için psikoloji mezunu olmak gerekir. Bir grup zengin ve güçlü insan bir araya gelip ruh sağlığı üzerinden daha fazla para kazanmak istedi deyin. #PsikologlarİçinAdalet
Sevgili meslektaşlarım hiçbir eğitime aşı olsun diye katılmayın. İnsanlarla görüşme yapmaktan çekinmeyin. Tıkanırsanız her şey kitaplarda yazıyor. Bol bol okuyun. İnsanlar sizden şifa bulunca bilgelerinize bakmazlar. Diplomanız size yeter. #PsikologlarİçinAdalet
Daha fazla eğitime ve daha fazla öğrenmeye hiçbir itirazımız yok. Ancak çoğu klinik psikoloji programı öğretmek için değil para almak için kurulmuş durumda #PsikologlarİçinAdalet