Değişmez bazı gerçekler var.
Kabul edersek ızdırabımız azalır.
O da bazı şeylerin hayat boyu devam edeceğini bilmek.
Acı hep olacak,
Belirsizlik hep yaşanacak,
Ve biz hayat boyu bir şeyler için çabalamak zorunda olacağız.
Bunların olmadığı bir dünya, bu dünya değil.
Bazen başarılı kişiyle anne babası bile dalga geçer.
“Büyüdün de adam mı oldun?”
Der.
Başarısını bir tehdit olarak görür ve onu değersizleştirmeye çalışır.
Ve bunun getirdiği suçluluktansa, başarısız bir hayatı tercih eder insan.
Başarılarını sabote eder, eşiğinden döner.
Bazen de başarılı olmanın getireceği suçluluktansa, başarısız ve mağdur bir hayatın güvenli limanını seçer insan.
Mağduriyet konforludur.
Kimse mağduru suçlamaz,
Kimse mağdura haset etmez.
Oysa başarı ve güç öyle mi?
Kıskananı, kötü hissettireni bitmez.
Sınırları olan insanlarla kurulan ilişki daha güven vericidir.
Sana kendini kullandırmaz, yetişkin yetişkine bir ilişki vaad eder.
Ona ayıp eder miyim mahcup olur muyum endişesiyle yaşamazsın,
Rahatsız edici bir şey varsa bunu zaten normal şekilde ifade edebilir.
Sınırları olan kişilerle; karşısındakiyle dengeli ilişki kurmak istemeyen kişiler anlaşamaz.
İlişkide kontrolün kendisinde olmasını isteyen kişi, kontrol edebileceği kişiyi ister.
Yani; sınır koyamayan kişileri.
Sınırları olan insanlarla kurulan ilişki daha güven vericidir.
Sana kendini kullandırmaz, yetişkin yetişkine bir ilişki vaad eder.
Ona ayıp eder miyim mahcup olur muyum endişesiyle yaşamazsın,
Rahatsız edici bir şey varsa bunu zaten normal şekilde ifade edebilir.
İnsanı olgunlaştıran şey hayalden uyanmaktır.
Olmayanı neden olmuyor diye zorlamak yerine, olmuyor işte bunu bir kabul etmesi ve gerekirse hayalinin yasını tutması gerekir.
Tartışma esnasında partnere "sessizlik cezası" (silent treatment) vermek bir sakinleşme alanı yaratmak değil; kontrolü ele geçirmek için tasarlanmış, karşı tarafın terkedilme anksiyetesini kasıtlı tetikleyen pasif-agresif bir psikolojik şiddettir.
Gerçek sınır; onunla savaşmadan, ona kayıtsız kalmaktır.
Mücadele etmek, laf sokmak; seni önemsiyorum demektir.
Gerçek sınır; artık ilgi alanımda değilsin, başka yöne bakıyorum dediğinizde gerçekleşir.
Ve siz savaştan çekilirsiniz.
Ya savaş biter ya da kendi çalıp kendi oynar
Gerçek sınır; onunla savaşmadan, ona kayıtsız kalmaktır.
Mücadele etmek, laf sokmak; seni önemsiyorum demektir.
Gerçek sınır; artık ilgi alanımda değilsin, başka yöne bakıyorum dediğinizde gerçekleşir.
Ve siz savaştan çekilirsiniz.
Ya savaş biter ya da kendi çalıp kendi oynar
İç dünyasında kirli hisseden dışarıya kendini parlatır, değersiz hisseden erdem satar, eksik hisseden sürekli tavsiye verir. Olgunlaşmış ve bütünleşmiş olansa fazla konuşmaz, sormadan akıl vermez, kendini allayıp pullamaz. Yeni tanıştığınız insanlara bir de bu açıdan bakın.
Kendini uzun uzun açıklaman; anlaşılmadığın ve kendini savunmak zorunda hissettiğinden kaynaklı.
Haksızlığa uğramış, fazla suçlanmış, anlaşılmamış, dinlenilmemiş hissedenler yetişkin olduklarında da kendini uzun uzun açıklamaya ihtiyaç duyarlar.
İnsanı olgunlaştıran şey hayalden uyanmaktır.
Olmayanı neden olmuyor diye zorlamak yerine, olmuyor işte bunu bir kabul etmesi ve gerekirse hayalinin yasını tutması gerekir.
Sürekli gaz veren, iyi hissettiren, rahatlatan ortamlar terapi etkisi uyandırmaz.
Terapi geliştirir ve gerekirse şefkatli bir alanda acı çekmeye davet eder.