Çalışkan, dürüst ve iyi ailelerde yetişen insanların en büyük sorunu, dış dünyayı da kendileri gibi adil ve şeffaf ilişkilerden oluşan bir yer olarak düşünmeleri ve kendilerini korumadan hareket etmeleridir. Oysa herkes sizin gibi değil. Herkesin ailesi sizin gibi ilkeli ya da terbiyeli değil. Herkes sizin gibi emeği, uzun süren çalışmaları, kendi bileğinin hakkıyla bir yerlere gelmeyi sevmiyor. Herkes insan onuruna, samimi değişime ve özgürlüğe de saygılı değil. Birçok insan kısa yoldan güç, avantaj ve menfaat peşinde. Siz en güzel duygularınızı bile cömertçe sunarken; birçok insan küçük bir tebriğin, artı bir kuruşun ya da ufak bir iyiliğin dahi hesabını yapıyor. Bu yüzden dikkatli olmalısınız. İyiler kendilerini koruyacak kadar zeki ve kurnaz olmalılar.
Şu cümlenin güzelliğine düştüm bugün:
“Disiplinli çalışma uzun süre hiçbir şey değiştirmiyor gibi görünür, ta ki bir sabah hayatınızdaki her şey değişene kadar.”
İnsanları tek bir kritere göre sınıflayacak olsaydım öğrenmeye açık olanlar ve olmayanlar diye sınıflardım. Çünkü bu, insanlar hakkında çoğu şeyi zaten belirliyor.
Dizideki bu sahne çok hoşuma gider. Pargalı karakteri Hürrem’i zayıf ve aşağı gördüğü için ona selam vermiyor. Yani onu küçümsüyor ve kendi dünyasında “muhatap bile almıyor.” Hürrem ise dizinin sonunda gücü ele geçirip onu idama sürüklüyor. Böylece bu sahne kibirli gücün dramatik şekilde tersine dönüşünün başlangıcı oluyor.
Bu yüzden hep söylerim. Bu hayatta kimseyi aşağılamayın, hakkını çiğnemeyin, önünü kesmeyin, arkasından iş çevirmeyin, dolaylı göndermelerle altlarını oymaya yeltenmeyin. Elbet her insan hata yapabilir, büyüme çağında kişisel yanılgılar ve insani anlaşmazlıklar yaşayabilir. Ama yetişkin olduğunuz halde kimsenin hakkını kasıtlı olarak çiğnemeyin. İyi niyetinizi daima koruyun. Çünkü iyi niyetiniz de sizi korur.
Ahlaklı biri zaten aşağıdaki kibirli hareketi yapmaz. Çünkü ahlak, saygı için güce bakmaz. Ama ahlaki değerleriniz yoksa bile size derim ki, bir gün tüm güç dinamiklerinin tersine dönebileceği fikrinde olun. Elbette sonucunuz tarihteki kadar dramatik olmayabilir ama neden insanları üzesiniz ve sonunda da siz yenilesiniz? İyi geçinmek, insanca diyalog kurmak, düzelmeye ve rehabilitasyona açık olmak varken kötülüğe kasıtlı bulaşan ve kötü niyetinden ısrarla dönmeyen herkesin hak ettiği şey başka bir kötülük çünkü.
38 yaşın genç bir yaş olmadığı malum. Ancak saçı başı beyazlamış yaşlı erkeklerin kızı yaşındaki kadınlara “ölmüş, nene” demesi gerçekten incelenmesi gereken bir psikolojik vaka. Geçenlerde okuldaki kel bir adam genç sınıf arkadaşıma ciddi ciddi abla diye seslenmişti mesela. Bazı insanların bir yerden sonra aynayla bağı mı kopuyor ya da gerçeklikle baş edemedikleri için bir tür travmatik inkar tepkisine mi giriyorlar bilmiyorum. Ama her türlü bu da mizahi bir durum. Zira 38 yaşındaki bir kadın ölüyse Cem Yılmaz bu görüntüsüyle en fazla mumya olabilir.
Bir süredir kimliğimi kaybetmiştim, randevu almaya aldıktan sonra da düzgünce (hızlıca) girip işimi halletmek istiyorum. Bu Ankara’da pek mümkün değil. Gitmek ayrı mesele, randevu bulmak ayrı mesele…Boludayım, 8.35 evden çıktım, 8.40 randevu. İşlemler 8.45 te bitti🤝