Let me get this straight... OpenAl was founded as a nonprofit. Open source. For everyone. "To benefit humanity." Then he raised billions of dollars. Then he closed the source code. Then he converted to for-profit. Then he scraped the entire internet without asking anyone. Then he used YOUR writing YOUR art YOUR code to train his models. Now he's on stage saying you'll pay HIM to access intelligence. Just like a water meter. He stole all of your data. He built the product with your work. And now he's going to bill you to use it... Corporate greed has reached an all time high, and they're not even hiding it anymore...
Virgin Y kuşağı: Gerçek hayatta hiçbir karşılığı olmayan Chief Manager'lık gibi unvanlara sahip olmak için gece gündüz çabalar, hırs yapar, arkadaşlarının kuyusunu kazar, bir suv, bir italya tatili, bir ikea showroom'u gibi döşenmiş ev için bir ömür kölelik yapar.
Chad Z kuşağı: Nihilisttir, bunların hepsinin boş beleş işler olduğunu bilir, havuç peşinde koşmaz, çalışmak zorunda olduğu için çalıştığının farkındadır ve bu sebeple isteksizdir, İŞİNİ SEVEREK YAPMAK gibi goy-tier pop psikoloji söylemlerine kanmaz.
GÜLMEKTEN KARNIM AĞRIYOR LAN HAHAHAHAHAHAHAAHAHAHAHAHAHHAAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAJAHAHAHAJAHAHAHA
SİZİN BEN KAFANIZI SİKEYİM EOFİJFİRJRİRİRİDİEİEİEİEJSJEJENEBEJEJEİEİDİDİDİEOEODİDO
YKS birincilerinin tercihleri:
— Şerif Efe Dartar (TYT ve Sayısal Birincisi): Koç Üniversitesi Endüstri Mühendisliği
— Sena İlhan (YDT Fransızca Birincisi): Tıp fakültesi
— Miraç Koşar (TYT Birincisi): Tıp fakültesi
— Abdullah Uslu (TYT Birincisi): Boğaziçi, ODTÜ veya İTÜ Endüstri Mühendisliği
— Tuğsem Bahar (AYT Eşit Ağırlık Birincisi): Koç Üniversitesi Ekonomi
— Enes Salahaddin Coşkun (AYT Sözel Birincisi): Animasyon
Belediye başkanı seçiyorsun, tutuklanıyor. Üniversite tercih ediyorsun, kapatılıyor. Konsere bilet alıyorsun, iptal ediliyor. Bira içmeye gidiyorsun, mekan mühürleniyor. Ev tutuyorsun, depremde yıkılıyor. Attığın adım, aldığın nefes için cefa çektirmek üzerine programlanmışlar.
istanbul gerçekten inanılmazsın... istiklal yürürken sigara içmek için durduğumda duvarda şu tartışmayı göreceğimi ben de bilmiyordum.
üstteki “benim sanatım politik vandalizmdir” demiş, altta biri de “sanat kirli bir politika aracı değildir” diye cevaplamış. sonra üçüncü kişi de “sanat bir ifade biçimidir ve kendini ifade etmek politiktir” diye aristoteles’e bağlamış.