Bugün sıradan bir hayatın güzel bir günündesin. Bir çok şeyden mahrum gibi hissediyorsun, bir çok şeyden yoksun gibisin. Ama farkında olmadan sahip olduğun o kadar çok güzel şeyler var ki... Mesela şu an alabildiğin o derin ve sakin nefes. Dünyanın tüm koşturmacasına ve karmaşasına rağmen, kendi sessiz köşende kalabilme lüksün. Belki geleceğe dair planlarında bazı boşluklar var ya da istediklerine hemen ulaşamadın; ama masandaki sıcak bir çay, sadece varlıklarını bilmenin bile içini ısıttığı o birkaç dost, dışarıdaki tüm o eksiklikleri unutturmaya yetiyor.
Hayat bizi bazen yorar, canımızı sıkar ve bazı hayallerimiz yıkılır. Ama insan, tam da o kırıldığı yerlerden, kendi içine dönerek ve kendine şefkat göstererek iyileşir. Gerçek zenginlik büyük kalabalıklarda ya da durmadan bir şeylere sahip olmakta değil; ruhunun o sakin evinde, elindekilerin değerini fark edebilmekte gizlidir. Bugün her şey mükemmel olmasa bile, sen aslında ihtiyacın olan her şeye fazlasıyla sahipsin.
Her şerde bir hayır vardır ve bazen bu şer; birilerinin gerçek yüzünü görmenizi sağlamış olabilir. Bu bile yeterlidir; kendinizi korumak ve mesafe koymak için.
Hayal kırıklıklarınızı cebinize koyun ve onların sizi nasıl kötü insanlardan koruduğunu görmeye başlayın. Belki gerçekleri erken gördüğünüz için şükretmeye ve yeniden ayağa kalkmaya başlayacaksınız.
Bu hayatta bazen en büyük savaş para için, başarı için ya da alkış için değil…
Kendin kalabilmek için verilir.
İnsan, en çok da kendi değerini unuttuğunda kaybeder. Çünkü bazı insanlar sizi küçültmeye çalışırken aslında sizin ışığınızın altında eziliyordur. Bazıları emeklerinizi görmezden gelir, bazıları sessizliğinizi güçsüzlük sanar, bazıları ise sizin iyi niyetinizi kendilerine verilmiş sınırsız bir hak gibi kullanır. Ama hayatın çok net bir gerçeği vardır, Kendine sahip çıkan insan eninde sonunda kaderine de sahip çıkar.
Artık insanların sizi nasıl gördüğünden çok, sizin kendinizi nasıl gördüğünüz önemli olmalı.Saygı duyulmadığınız yerde kalmayın.
Değerinizin bilinmediği masalarda oturmayın.Sürekli kendinizi anlatmak zorunda kaldığınız insanlara enerjinizi tüketmeyin. Çünkü gerçek değer; bağırarak değil, duruşla anlaşılır.
Başkasının lafıyla sana tavır alan biri , ya olgunlaşmamıştır ya da tavır almak için bahane aramıştır. Belki de başkası hak etmişti..
Ne demişti Nazım Hikmet;
“ Beni benden öğren, herkese aynı değilim”.
Serhat Yabancı
Bir insanın travmalarının olması onu sağlıksız biri yapmaz. Farkında olan, kabullenen ve kendini onarmak için çözüm arayan her insan sağlıklıdır. Asıl sağlıksız olanlar; asla yüzleşmeyen, kabullenmeyen ve çözümü, diğer insanları hasta ederek sağlamaya çalışanlardır.