Bugünkü bölüm de başlı başına bir yıkımdı 💔 Tufan’ın acısı, Sadık’ın pişmanlığı ve öfkeyle söylediği sözlerin dayanılmaz bir acıya dönüşmesi Nergis Öztürk’ün performansı da muhteşemdi. Bize tüm bu duyguları yaşattınız
Tüm ekibe selam olsun
Bu muhteşem iş için bravo 👏
#Haysiyet
Madem dizi skandalları, dramayı ve aşkı kaldırıyor, bari güçlü bir sahne yazın 😭❤️🔥Ömer özlemine ve kıskançlığına yenilip Kıvılcım’ı bir odaya götürüp öpse #Kıvılcım da ona bir tokat atsa
Keşke dizinin senaristleri bana ulaşsa da senaryoya yardım etsem
#KizilcikŞerbeti#KivMer
@smaher5435 أنا بشوف عمر بطريقة مختلفة شوي بالنسبة لي دخوله بعلاقات ثانية ما كان دائما دليل إنه نسي كيفلجيم أو إنه يشوفها مجرد خيار من بين خيارات بالعكس كثير من المرات كنت أحس إنه يدخل بعلاقات أخرى ليحاول يهرب من مشاعره تجاهها لانوا مابيعرف كيف يتعامل مع غيابها
@smaher5435 أنا بشوف عمر بطريقة مختلفة شوي بالنسبة لي دخوله بعلاقات ثانية ما كان دائما دليل إنه نسي كيفلجيم أو إنه يشوفها مجرد خيار من بين خيارات بالعكس كثير من المرات كنت أحس إنه يدخل بعلاقات أخرى ليحاول يهرب من مشاعره تجاهها لانوا مابيعرف كيف يتعامل مع غيابها
ثلاث دعوات مستجابات لا شك فيهن..
دعوة المظلوم، ودعوة المسافر، ودعوة الوالد على ولده
دعوة الاب على ولده كفيلة بأن تنهي حياته وهذا ماحدث
احيانًا الاب في لحظات الغضب يدعي على ولده بدعوة قاسية
لسانه يفلت في هذي اللحظة ومايقدر يتحكم فيه بتات البتة
ويراجع نفسه من جديد ويستغفر ويتوب ولكن قد فات الاوان
هذا المسلسل هو مدرسة في الاحداث وسردها وفي الحوارات
Kızılcık Şerbeti dizisinin geldiği noktayı gerçekten hayretler içinde izliyorum. Kıvılcım ve Ömer'in geldiği hâli görünce biz bunca zaman neyi niçin izledik diye sordum kendi kendime. Nerde Ömer'in o tutkulu aşkı, nerde o Ömer'in gözlerine bakınca eriyen Kıvılcım? Yaratılan tüm karakterlerin trajik son buluşlarını bir kenara bırakırsam, elde kalan tek ikili olarak Kıvılcım ve Ömer'in de sonu gelmiş maalesef. Tamamen başka bir dizi olarak izliyorum artık. O heyecanla, aşkla izlediğim günlerin yerini artık boş yere ekrana bakan gözler aldı. Bölümün tamamı da koca bir boşluk hissiyle tamamlandı. Üzgünüm ama bir dizinin geldiği hâl bu olmamalıydı ya.
Açıkçası, ödüllerin gerçekten hak eden sanatçıya verildiğini hissettiğim en güzel ödül törenlerinden biri. burada şöhretten çok sanat ve emek takdir ediliyor
bu da töreni benim için daha güvenilir ve değerli kılıyor
#hdisigortasadrialışıködülleri
#KızılcıkŞerbeti ’nin geldiği noktayı görmek gerçekten çok üzücü
İlk sezonun çizgisinde devam etseydi efsane olabilirdi. Şimdi ise sanki sadece aynı ismi taşıyan bambaşka bir dizi izliyoruz
Başta büyük bir hayranlıkla takip ettiğim bu yapımın nasıl bu hâle gelmesi gerçekten zor
Haysiyet’te beni eski türk dizilerinin havasına götüren bir şey var 🥹 ailenin sıcaklığı, sahnelerin sadeliği ve insana eski dizileri özleten o duygu O dönem dizileri gösterişten çok karakterlere ve onların insani ilişkilerine dayanıyordu
#Haysiyet
Birbirlerine bakışları, her türlü diyalogdan daha fazlasını anlatıyor
Bunca yıldan sonra #Kenani̇mirzalıoğlu ve #BergüzarKorel arasındaki kimya hâlâ ateş gibi sanki feride ve mahir bambaşka bir hikâyeyle yeniden karşımıza çıkmışlar ❤️🔥
#abi̇#Abidizisi#Karadayı
Aksine, bu durum sadeliği ve zarif bir düşünce yapısını yansıtabilir İnsan, değerini giydikleriyle ölçmez gösterişin ya da aşırı tüketimin peşinden koşmaz başkalarının ne düşündüğünü hayatının ölçütü yapmak yerine kendisine yakışanı özgüven ve içtenlikle seçer
Sorun sadece "Polat" karakteri değil asıl mesele bazı insanların kurgusal karakterleri gerçek hayatta örnek almasıdır bu tür toplumsal sorunları tek bir karaktere bağlamak ise fazla basitleştirme ve abartıdır
mesaj var, ancak ifade ediliş biçimi başarılı değil
⚠️ ‘Boklarında boğulsunlar!’
👉🏻 Fatih Altaylı’dan Polat ailesine:
“Bundan 25 sene önce başladı ‘Polat’ çilemiz.
Önce tekildi. Polat Alemdar adıyla arzı endam eyledi. Bir dizi kahramanıydı.
Yeteneksiz bir oyunculukla ortaya koyulan bir dizi kahramanıydı. Oyunculuk kötüydü ama dizi tuttu. Dizinin kahramanı, bir grup gencin gerçek kahramanına dönüştü.
Mafyatik, eli silahlı, kendi hukukunu kendi koyan, ihkakı haktan yana devlet gücünü arkasına almış bir tipleme.
Kısa sürede toplumun, daha doğrusu eğitim seviyesi düşük, umutsuz bir gençlik grubunun idolü oldu. Meyvelerini bugün yediğimiz toplumsal yozlaşmanın başlangıcı idi. Şiddet dolu, hukuk tanımaz bir topluma ilk hazırlıktı.
Son yıllarda da başka bir Polat çıktı başımıza.
Bu kez çoğul, dual Polatlar, Polatgiller.
Dilan ve Engin Polat.
Sosyal medya fenomeni dedikleri türden bir çıkış. Sonrasında güzellik merkezleri. Açıklanamayacak bir hızla büyüyen bir servet, göze sokulan görgüsüzce bir zenginlik. Kara para aklama iddiaları. Ödenmemiş vergiler. Sonra tutuklanma, türlü iddialar ve sonra ani bir salıverme.
Sonrası giderek artan rezillik.
Ortalıkta cırtlak sesiyle bağıran bir kadın. Her gün, ‘eşim bana şiddet uyguluyor’ nidaları. Boşanacağım açıklamaları, sosyal medyada paylaşılan görüntüler, ayrıldık söylemleri, kocadan kadına ağır hakaretler. Daha iki gün önce kanlı, dayak izli fotoğraflar.
Ve bir cinayet.
‘Ayrıldık, bitti, boşanıyoruz, beni dövdü’ diyen kadın kendisini dövdüğünü iddia ettiği kocasıyla Alaçatı’da doğum günü partisi düzenliyor.
Kocasının aynı zamanda korumalıklarını da yapan kuzeni otelin önünde öldürülüyor.
Ve kadın bu cinayeti bile fırsata çeviriyor, telefondan polisi arayacağına, telefonu ile video çekiyor, o videoyu editliyor ve yine o cırtlak sesiyle sosyal medya üzerinden sözde yardım istiyor, ambulans çağırıyor.
Ve rezillik niyedir bilmem bizim önümüze de geliyor.
Ağzımdan çıkan tek nida “Allah belanızı versin” oluyor. Bu kadının ve kocası olacak tiplemenin bu topluma kötüden de öte, berbat hatta iğrenç bir örnek oldukları aşikar.
Binlerce genç kız, belki genç erkek bu çiftin avam ama zengin hayatını örnek alıyor. Paranın nereden ve nasıl geldiğinin önemi olmadığını, saygınlık ve hatta dokunulmazlık kazandırdığını düşünen bir “kayıp genç” kuşağına berbat bir ilham, iğrenç bir sui misal oluyor.
Ve ne yazık ki, medyamız bu pespayeliği, bu iğrençliği, bu utanmazlığı, bu görgüsüzlüğü gözümüze sokuyor.
Yapmayın Allah aşkına. Ne yaparlarsa yapsınlar.
Boklarında boğulsunlar. Ama bizim gözümüzü, gönlümüzü, ruhumuzu kirletmesinler.”