15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yıl dönümünde;
Aziz milletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve öncülüğünde; devletimizin bağımsızlığına, vatanımızın bölünmez bütünlüğüne, demokrasimize ve millî iradeye sahip çıkarak hain darbe girişimini eşsiz bir birlik, beraberlik ve kararlılıkla bertaraf etmiş, tüm dünyaya unutulmayacak bir demokrasi destanı yazmıştır.
Bu kutlu mücadelede canı pahasına vatanına sahip çıkan milletimizin her bir ferdini, güvenlik güçlerimizi ve devletimizin tüm kurumlarını saygı ve minnetle anıyoruz.
Hain terör örgütü, 3 Temmuz 2011 tarihinde Türk futbolunu ve Fenerbahçemizi hedef alan kumpasta olduğu gibi, 15 Temmuz’da da devletimizi, milletimizi ve millî iradeyi hedef almış; ancak aziz milletimizin dirayeti ve devletimizin kararlı duruşu karşısında emellerine ulaşamamıştır.
Fenerbahçe Spor Kulübü olarak; dün olduğu gibi bugün de Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine, devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, demokrasimize ve millî iradeye sahip çıkmaya; FETÖ ve benzeri tüm hain yapılanmalara karşı aynı inanç ve kararlılıkla durmaya devam edeceğiz.
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yıl dönümünde; vatanımız uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.
Fenerbahçe Spor Kulübü
Sencer Solakoğlu @sencer_s bu konuları en iyi bilen kişidir. sevgili Meliha Okur @melihaokur2 ile birlikte çiftliği ziyaret edip hayran kalmıştım. Tarımla ve hayvancılıkla ilgili eleştirileri çok yerinde ve önemlidir.
Haluk Levent ve AHBAP soruşturması kapsamında İncelediğim dosyalarda soruşturmanın 3 ana ayağı var:
1- Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil, Şile Belediyesi konserleri, asistanı Yeliz Kaya’nın şüpheli hesap hareketleri ve ifadesi.
2-AHBAP bağlantılı 3 kişinin hesaplarındaki olağanüstü para transferleri. Bu hesapların gizli sahibinin Haluk Levent olduğu ve paraların deprem/yardım parası olup olmadığı inceleniyor.
3-Başaran Holding’e ait 60 Milyon Dolar değerindeki 22 taşınmazın, "kız çocuklarına yurt yapılacak" vaadiyle alınıp, parası ödenmeden 3. kişilere devredilmesi.
İfade metinleri tamamen çıkmadan resmi tablonun tamamını göremeyeceğiz.
Ancak dernekle bağlantılı bu kişilerin adli sicil kayıtları gerçekten inanılmaz, yok yok!
Dolandırıcılık,Belgede sahtecilik,Basit Yaralama,kasıtlı yaralama,Uyuşturucu temini ve kullanımı,Sahte senet,Yasa dışı Bahis …
Kamu vicdanının emanetini yöneten, milyarlarca liralık bir yardım kuruluşunda bu sicile sahip kişilerin nasıl görev alabiliyor?
Anne ve babalar duysun! Ülkemizde 1’000’000 üzerinde hayvancılık işletmesi var ve sadece 1300 civarında Brusella ve Verem olmadığı test edilmiş işletme mevcut. Gıda güvenliği hiç öncelenmiyor. Videonun sonuna doğru bazı ürünlerin fiyatlarına da değiniyorum. İyi seyirler
Bugün bir kez daha gördüm ki yaşarken öldürmüş, aklı başında bir deliliğe mahkum etmişler bizi.
8 yıl öncesinin her anı zihnimizde.
Çocuklarımızın son nefesi, bir çığlık olarak hala ciğerlerimizde.
Yaktığınız kadar yanacak,
Can verirken kan kusacaksınız.
İçimdeki bu öfke dinmez, yaşattığınız bu acı da tarihten silinmez.
Evlatlarımızın kanı var ellerinizde, koltuklarınızda, makamlarınızda.
Tüm katliamların başı,
Tüm acıların sebebisiniz.
#CorluTrenKatliamı
🔴Vahdettin'in savaşın ortasında zorla evlendiği gencecik karısı Nimet Sultan, kocasını ve sarayı hiç bir zaman sevmedi.
🔴Vahdettin'in niyetini anlayınca "Babam yaşasaydı sizden daha büyük olurdu!" diyerek vazgeçirmeye çalıştı.
🔴Nikah kıyılırken kederinden ağlıyordu.
🔴Türk'tü, kuvva taraftarıydı. Türk ordusunun zaferine seviniyor, Türklüğümle gurur duyuyorum diyordu.
🔴Kötü muamele gördüğünde "Türklük gururum incindi" diyordu.
🔴Sarayda Türk olduğu için dışlanmış, Vahdettin'i zehirlemekle bile suçlanmıştı. Kendisi hayatının bu dönemini anılarında "Cehennemde Geçen Günlerim" diyerek anlatır.
İsteyen istediğini giysin umrumda değil de ,haşema ile denize/havuza girecek kadar muhafazakarsan erkeklerin de olduğu ve yarı çıplak olduğu bir yerde neden girmeye kalkıyorsun . Çok mantıksız
Gözün kayar ,bakarsın ,inancına ters ..
Oluyorsan bundan rahatsız ol
İpince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün...
Ahmet Telli
Atatürk ne demişti; zenginliği gayrimüslimlerden alıp Türklere verdiğim için bana besledikleri nefret bitmeyecek. Ne zaman yine aynı duruma düşerseniz beni o zaman daha iyi anlarsınız.
Bir Türk, Atatürk’e minnettar olmak zorundadır!
Danimarkalı namuslu bir gazeteci, NATO Genel Sekreteri’ne öyle bir soru sordu ki, Mark Rutte adeta kekeledi, cevap veremedi!
“— Trump, Grönland’ı fethetmekten bahsederken yanında oturuyordunuz!
— İspanya’ya ticaret savaşları yapmaktan bahşederken yanında oturuyordunuz!
— Onun yanında bu şekilde oturup hiçbir şey söylememek kendinize olan saygınızı etkilemiyor mu?”
Bir tane sözde Müslüman ya da bizden bir gazeteci, çıkıp böyle çatır çatır soru soramadı! Eğer sorabilselerdi, belki dünyada insanlar bu kadar sıkıntı çekmezdi!
İyi izleyin, ders alın!
Barış Terkoğlu "TSK’dan ihraç edilen teğmenlerden İzzet Talip Akarsu: 'Ben artık bir yüksek lisans öğrencisiyim. Teğmen olmasam da bu akademik toplantıyı izlemek istiyorum' deyip NATO Genel Merkezi'ne akreditasyon başvurusu yapıyor.
Ankara'da NATO toplantısına katılıyor. Çok enteresan bir şey oluyor. Toplantı sırasında Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ilişkin. üyelik delegasyonunda bulunan isim ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyesi olup olamayacağı, Türkiye'nin Avrupa yoluna gidip gidilemeyeceği sorusu soruluyor.
AB delegasyonundaki üye diyor ki: 'Hayır. Türkiye, insan hakları ihlalleri, demokratik kriterler nedeniyle Avrupa Birliği'nden tamamen ayrı bir çizgide.'
Ve orada salonda kim el kaldırıyor? İzzet Talip Akarsu: 'Sayın diplomat, madem diplomasinizi insan haklarına, demokrasiye dayandırıyorsunuz; İsrail Gazze'de bu katliamları yaparken, İsrail ile kurduğunuz ilişkide aynı kriterleri uyguluyor musunuz?'
Siz bir teğmenin üzerinden üniformasını sökersiniz. Ama o gider, üzerinde takım elbise olduğu halde, kimseyi karalamadan, yalan da söylemeden, sorulması gereken bir soruyu sorar."
18 yaşındaki bir genç kız dün akşam baygınlık geçirince annesi hastaneye götürdü. Saçları avuç avuç dökülüyor. Bakımsızlık ve yetersiz beslenme artık bedenine yansımış durumda. Doktor "İyi koşullarda bakılması gerekiyor, durumu kötü" diyor, yapılan testlerin sonuçları 15 gün sonra çıkacak. Verem olma ihtimali yüksekmiş.
Yaşadıkları ev farelerin cirit attığı, bir ailenin yaşamaması gereken bir yer. Başka bir eve taşınma ihtimalleri yok, günlük işlerle geçiniyorlar ve bu evin kirasını da güçlükle ödeyebiliyorlar. Ev sahibinin aileyi çıkarmasını şimdilik durdurabildik. Günlerdir buraya yazmamak için bu durumu ilgili devlet ve yerel kamu kurumlarına anlattım. Şimdi gerçekten bu evin önüne gidip çığlık atmadan önce, evin çatısını onarın, etrafını temizleyin. Fare deliklerini kapatın. Bu genç kızın ve bu evde yaşayan ailenin insan onuruna yakışır koşullarda yaşamasını sağlayın @Cekmekoybeltr@tcailesosyal #YoksullukİnsanHaklarıİhlalidir
Sessizliğimi sakın çaresizlik sanmayın. Ben susuyorum ama Yüce Rabbim asla susmaz. Geciktirilen adaletin hesabını ilahi adalet mutlaka soracaktır. Makamlar, koltuklar ve güç bir gün sona erer; ancak mazlumun ahı ve Allah'ın adaleti asla şaşmaz. O gün geldiğinde hiçbir vicdan, hiçbir makam, hiçbir güç hesap vermekten kaçamayacaktır.