omer sarkıya girdiginde bi anda koreografi yapmaya basladılar ya... iste tam o an dedim bunlar grup olmus baya diye ☝️ kesin yigit melegimin fikriydi bayildim
EX PARTNER
KOLLEKTİF AÇILIM
💚 Siz ya da karşı taraf ateş & su etkili
💚 Ad ve soyadında M, E, A, P, R, İ, C, O, Y, H, S harfleri yoğun
💚 İlişkinin başında sizi kaybetmekten çok korkan
💚 Sonrasında ilginizin garanti olduğunu düşünüp rahatlayan
💚 Tartışmalarda özür dilemek yerine konuyu kapatan
💚 Haksız olduğunu bildiği hâlde geri adım atmayan
💚 Ayrılığa yakın dönemde telefonunu veya özel hayatını sizden daha fazla saklayan
💚 Sizin şüphelerinizi “kuruntu yapıyorsun” diyerek geçiştiren
💚 Son konuşmada sizin söylemediğiniz bir şeyi söylemişsiniz gibi davranan
💚 Ayrılıktan sonra çevresine hikâyeyi kendi tarafından anlatan
💚 Bir süre sizin suçlu olduğunuza kendisini bile inandıran
💚 Son dönemde ortak çevreden duyduğu bir gerçek nedeniyle düşünceleri değişen
💚 Sosyal medyada sizi kontrol edip iz bırakmamaya çalışan
💚 5, 10 ve 17’li vadelerde keskin bir hareket
💚 İçindeki asıl cümle “Belki de beni terk etmedi, ben onu gitmek zorunda bıraktım.”
Bu hikâyede çok net bir yüzleşme enerjisi var çünkü bu kişi ayrılığın ardından uzun süre kendi vicdanıyla karşılaşmamak için hikâyeyi farklı anlatmış. Sizi fazla isteyen, sürekli sorun çıkaran, her şeyi büyüten ya da onu anlamayan taraf gibi göstermiş olabilir. Bunu yalnızca çevresine değil, bir süre kendisine de anlatmış. Çünkü gerçeği kabul etmesi durumunda ilişkinin neden bittiğiyle ilgili çok rahatsız edici bir soruyla karşılaşması gerekiyordu. “Ben gerçekten elimden geleni yaptım mı?” Ve cevabını içten içe biliyor. Yapmadı. Siz ilişkinin son döneminde aslında ondan mucize istemediniz. Biraz netlik, biraz tutarlılık, verdiği sözlerin arkasında durmasını ve size sürekli kendinizi sorgulatmamasını istediniz. Fakat o dönemde sizin her sorgulamanızı baskı gibi algıladı. Siz bir şey hissettiğinizde inkâr etti. Siz mesafe olduğunu söylediğinizde “bir şey yok” dedi. Siz yorulduğunuzu söylediğinizde birkaç gün düzelip sonra yeniden eski hâline döndü. En sonunda siz geri çekildiğinizde ise bunun gerçekten son olabileceğini anlayamadı çünkü daha önce birçok kez kırılıp yine kalmıştınız. Bu defa farkı sonradan gördü. Siz tartışmayı bırakmıştınız. Açıklama istemiyordunuz. Nerede olduğunu merak etmiyordunuz. Eskiden sizi kızdıracak şeylere bile tepki vermiyordunuz. İşte aslında sizi tam burada kaybetmiş. Ayrılıktan sonra bir süre özgürlük hissi yaşamış olabilir ama son dönemde işler tersine dönmeye başlamış. Özellikle ortak çevreden gelen bir söz, geçmişte yaşanan bir olayın gerçek yüzünün ortaya çıkması ya da sizin o dönem neden bu kadar kırıldığınızı şimdi anlayabileceği benzer bir durum yaşaması onda ciddi bir aydınlanma yaratmış. Kısacası hayat ona sizin anlatmaya çalıştığınız şeyi başka bir yoldan göstermiş. Şimdi geçmişteki bazı konuşmalarınızı hatırladığında sizin cümlelerinizi ilk kez başka türlü duyuyor. “Demek bunu anlatmaya çalışıyordu” dediği noktalar var. Üstelik sizin tarafınızda kapının gerçekten kapanabileceğini de fark etmiş. Bu nedenle şu anki merakı yalnızca hayatınızda biri olup olmadığı değil. Sizin onun hakkında artık ne düşündüğünüzü bilmek istiyor. Hâlâ öfkeli misiniz? Affettiniz ama istemiyor musunuz? Yoksa gerçekten hiçbir şey hissetmiyor musunuz? Onu en çok son ihtimal korkutuyor. Çünkü öfkenin bile hâlâ bağ olduğunu biliyor ama kayıtsızlığınız karşısında yapabileceği hiçbir şey yok. 5, 10 ve 17’li vadelerde bu nedenle sessizliği bozabilecek bir hareket öne çıkıyor. İlk temas doğrudan “barışalım” şeklinde olmayabilir. Önce nabzınızı ölçmek, hâlâ konuşabileceği bir alan olup olmadığını anlamak isteyecek. Fakat konuşma açılırsa geçmişte hiç üstlenmediği bazı hataları ilk kez kabul etmesi şaşırtıcı olmaz. Çünkü bu kişinin içinde şu an özlemden daha güçlü çalışan bir duygu var: geç gelen vicdan. Ve bazı insanlar eski sevgilisini yeni birini bulduğu gün değil, yıllarca kendisine anlatmaya çalıştığı şeyi nihayet anladığı gün gerçekten özlemeye başlar.
Takipte kalan, etkileşim veren herkese niyetlidir ✨
Eril anlık
Ben senden ayrılırken sana Artık aynı şeyleri hissetmiyorum dedim ama o cümleyi söyledikten sonra eve gidip banyoya kapanıp ağladığımı bilmiyorsun. Çünkü o dönem hayatımın en dağınık zamanlarından birindeydim ve bunu senden sakladım. Uzun zamandır beklediğim bir iş bozulmuştu, birikim diye kenara koyduğum para başka bir mecburiyete gitmişti, evde herkes benden bir şey bekliyordu ve ben ilk kez hiçbir şeye yetişemediğimi hissediyordum. Sen ise tam tersine bana daha çok yaklaşmaya başlamıştın. “Ne olursa olsun yanındayım” diyordun. Ben o cümleyi duyunca rahatlamak yerine daha çok utanıyordum. Çünkü sen bana koşulsuzca yer açarken ben sana verecek hiçbir şeyim kalmadığını düşünüyordum. Sonra bir akşam sen geleceğimizle ilgili küçücük bir şey söyledin. Büyük bir talep değildi. Sadece “Bir gün şu şehirde birlikte yaşasak ne güzel olur” dedin. Ben sustum. Sen gülümsüyordun ama benim kafamın içinde kiralar, faturalar, sorumluluklar, başarısız olma korkusu dönüyordu. O gece eve gidince sabaha kadar uyumadım ve kendime çok yanlış bir karar verdim. “Şimdi gidersem daha az canı yanar” dedim. Sanki insan sevdiğini terk edince onu koruyabilirmiş gibi. Sonraki günlerde seni kendimden soğutmaya başladım. Bilerek geç cevap verdim. Eskiden güldüğüm şeylere tepki vermedim. Sen bana sarıldığında kısa tuttum. “Bir sorun mu var?” diye sordukça “yorgunum” dedim. Sonra senin gözlerinin her geçen gün biraz daha söndüğünü gördüm ama yine de durmadım. En son karşımda ağlayarak “Beni sevmiyorsan söyle, ama böyle yavaş yavaş öldürme” dedin. İşte o an içimde bir şey parçalandı. Sana “sevmiyorum” diyemedim. O yüzden başımı eğip “Bence bitirelim” dedim. Sen birkaç saniye hiçbir şey söylemedin. Sonra elimi tuttun. Hayatım boyunca unutamayacağım kadar sakin bir sesle “Tamam. Ama bir gün neden gerçekten gittiğini kendine itiraf edersen, beni değil kendini affetmen zor olacak” dedin. Sen gittin. Ben o gece telefonu uçak moduna aldım çünkü ararsan açacağımı biliyordum. Ertesi sabah ilk yaptığım şey senin son görülmene bakmak oldu. Sonra günler geçti. Kendimi işe verdim. Herkese iyi olduğumu söyledim. Bir süre sonra gerçekten de hayat toparlanmaya başladı. Beklediğim iş geldi. Para düzeldi. Üzerimdeki yükler hafifledi. Ve tam o zaman benim cezam başladı. Çünkü sana “seni mutsuz ederim” diye giderken aslında bütün sorunlar geçiciymiş. Bir tek senin yokluğun kalıcı olmuştu. Bir gün mağazada senin sevdiğin parfümün kokusunu aldım ve refleksle arkamı döndüm. Sen değildin. Eve kadar konuşmadım. Başka bir gün telefonum eski bir fotoğrafı anı olarak karşıma çıkardı. O fotoğrafta bana bakışını gördüm. Uzun süre ekrana dokunamadım. Çünkü o kadın beni en kötü dönemimde bile seviyordu ve ben hayatım düzelene kadar beklemesi için ona bir şans bile vermemiştim. Sonra senin iyi olduğunu duydum. Yeni yerler gördüğünü. Daha çok güldüğünü. Kendine döndüğünü. Bunu duyunca önce sevindim. Sonra içimde korkunç bir şey oldu. “Ya artık bana ihtiyacı yoksa?” diye düşündüm. Sonra kendimden utandım. Çünkü zaten sana ihtiyacın olduğu için değil, beni sevdiğin için yanımdaydın. Ben bunu kaybedince anladım. Şimdi geceleri bazen sana uzun mesajlar yazıyorum. “Ben senden vazgeçmedim. Ben kendimden utandığım için seni ittim” yazıyorum. “Seninle kuracağım hayatın altında ezilmekten korktum” yazıyorum. Sonra hepsini siliyorum. Çünkü sen belki aylarca kendini toparladın ve benim bir mesajla bütün yaralarını yeniden açmaya hakkım var mı bilmiyorum. Ama içimde giderek büyüyen bir dürtü var. Sanki susarsam seni gerçekten sonsuza kadar kaybedeceğim. Kolektifte 2 ve 8 sayıları çok güçlü geliyor. 2-8 gün ya da 2-8 hafta içinde özellikle gece saatlerinde eski mesajları açma, sosyal medyada sessizce bakma, ortak bir yerden haber alma ya da bir anda “Sana bir şey söylemem lazım” diye başlayan iletişim enerjisi yoğun. Ayın 2’si, 8’i, 18’i ve 28’i ayrıca dikkat çekiyor. Harflerde A, E, K, R, M, S, T, N, L, İ öne çıkarken burçlarda Oğlak, Yengeç, Akrep, Başak ve Balık etkisi baskın hissediliyor.
Al final ambos perdimos: dejamos ir a un amor que no se repite, no se encuentra dos veces en la vida. Tú me buscarás en otros ojos, otro cuerpo, otra risa, y yo no volveré a hacer por nadie todo lo que hice por ti.