Öğrencilere, geleceğimiz ve her biri birer pırlanta olan gençlere yapılan tarifsiz zulme dayanmak mümkün değil. Bu kötülüğünüz tarihe geçmiştir.
Bu yapılan sadece 301 gence değil; atanamayan, mülakatta elenen, hakkı yenen, üç kuruşa muhtaç edilen gençlere, ülkemizin bütün gençlerine yapılıyor. Ülkeyi yönetenler, kararları alanlar gençleri korkuyla sindirmek, millete korku salmak peşindeler. Geleceğin gençlere emanet edildiği noktadan buralara gelmek utanç vericidir.
Adaletten sorumlu kişi her gün bir tuşa basılmış gibi, bant kaydı dinletir gibi “yargı bağımsızdır” demeye devam ediyor. Hadi oradan!
Yargının gerçekten hür ve bağımsız olduğu bir ülkede her gün bu hatırlatılır mı?
18-22 yaşındaki gençlere siyasi yasak vermek için iddianame düzenleyerek gençlerden korktuğunuzu ilan ediyorsunuz. Yazıklar olsun size!
Vicdan yoksunu, adalet duygusundan nasibini almamış, korkuyla hareket eden bir avuç insan günlük, saatlik, dakikalık kararlar alarak birilerine yaranma peşinde koşuyor.
YÖK, üniversite ve fakülte imzalı açıklamalarla gençleri korkutmaya çalışanlar, bir talimatla dakika dakika sosyal medya mesajı sırasına giren bakanlar ve bu sürece sorumsuzca yaklaşan, adaletsizliğe katkı sunan, bir avuç insana hizmet eden yöneticiler;
Bu millet önüne gelecek ilk sandıkta size tek tek tenekeden madalyalarınızı takacak. Zerre kadar şüphem yok bundan.
Buradan 2 çağrım var;
Her olayda Cumhurbaşkanını savunma ihtiyacı ile yazılı açıklamada bulunan siyasi partiye sesleniyorum. Adalet elden gitti gidiyor. Adaletin olmadığı yerde hiçbir çözüm ve barış girişimi başarıya ulaşamaz. Lütfen bu millete adalet konusunda da duyarlı olduğunuzu gösterin.
TBMM çatısı altındaki partiler ve milletvekilleri, Meclisi etkisiz hale getiren bu sistemin geldiği son noktada; gençlere gösterilen zulme karşı şimdi SIRA SİZDE. Milletvekilleri olarak gençler için elinizde ne yetki varsa birlikte kullanın, topyekün harekete geçin.
Aziz milletim;
Asla umudunuzu yitirmeyin.
Göreceksiniz; haktan ve hukuktan nasibini almamış bir avuç insan kaybedecek, millet kazanacak.
Milyonlar bugün iradesine sahip çıktı.
Teşekkürler İstanbul.
Silivri Cezaevi’nden beni çok mutlu eden bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Cumhuriyet Halk Partimizin Cumhurbaşkanlığı önseçiminde rekor düzeyde bir katılım gerçekleşti.
15 milyon vatandaşımız oy kullandı. İktidarın zulmünden, tarumar edilen ekonomiden, liyakatsizlikten, hukuksuzluktan canı yanan bu ülkenin on milyonları sandıklara koştu.
Erdoğan’a “artık yeter” dedi.
Bu gece Saraçhane’de ve ülkemin dört bir yanındaki meydanlarda haykıran milyonlara selamlarımı gönderiyorum.
O sandık gelecek, millet bu iktidara unutamayacağı bir tokat atacak.
Korkunun ecele faydası yok!
Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin.
Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!
Aziz Milletim;
Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin.
Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız.
Bu süreci yöneten insanların, hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır.
86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum.
Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim.
Her şey çok güzel olacak…
23 Mart 2025 Pazar günü saat 08:00-17:00 saatleri arasında yapılacak ön seçim için aşağıdaki linke basıp CHP üyesiyseniz TC Kimlik No ve partiye kayıtlı GSM Numaranızı girerek, CHP üyesi değilseniz bulunduğunuz şehri ve ilçeyi girerek CHP Cumhurbaşkanlığı Adaylığı ön seçiminde nerede oy kullanabileceğinizi görebilirsiniz, dayanışma sandığına demokrasiye bir mesaj olarak küçük kardeşlerinizin veya sizin çizdiğiniz resimleri, karikatürleri; yazdığınız şiirleri de atabilirsiniz. 👇🏻
https://t.co/e9az0jOZqW
Ekrem İmamoğlu'nun savcılık ifadesi ortaya çıktı:
“4 gündür nezarette bulunan bir kişi olarak yürütülen soruşturmaların içinin boş, ahlak sınırlarını aşan uydurma sorularla dolu en güçlü dayanağını gizli tanık ifadelerine bağlamış olması ve gözaltına 3-5 gün kala hatalı tespitler içeren Masak raporlarıyla doldurulmuş, tarihe kara bir leke olarak geçecek süreç yaşatılmıştır.
Bu süreç Türkiye’nin itibarını zedelemiştir."
MESELE CHP DEĞİL.
MESELE PARTİLER DEĞİL.
BUGÜN BU YAŞANANLAR PARTİLER ÜSTÜDÜR.
BU, MEMLEKET MESELESİDİR.
BU, CUMHURİYET MESELESİDİR.
BU, ÜLKEMİZİ BAŞTAN AŞAĞI KENDİLERİNE GÖRE DİZAYN ETMEYE ÇALIŞAN AKP İKTİDARINA KARŞI MÜCADELE MESELESİDİR.
Çok kıymetli vatandaşlarımız, hemşehrilerimiz;
Sizlere minnet duyuyorum. Milletimiz kendisine ait olan her şeye yürekten sahip çıkıyor. Sahip çıkmaya devam etmeliyiz. Cumhuriyetimize, demokrasiye, adil Türkiye'nin geleceğine, milletimizin iradesine sahip çıkıyorsunuz; onur duyuyorum, gururlanıyorum.
Milletimizin sorumluluk alma hali bütün dünyaya ilham olmaya devam ediyor. Bugünler sorumluluk alma zamanı. Yarınlarda ise milletimizin tüm haklarını alacağı, demokrasinin en üst seviyeye ulaştığı, hukukun üstünlüğünü doya doya yaşayacağı, 86 milyon insanını eşitleyen 21. Yüzyıl Türkiye'sini hep birlikte yaşayacağımız günlere ulaşacağız.
Bu sorumluluk dolu günlerde biliyorum, bu akşam da Saraçhane'de olacaksınız. Ve baharı müjdeleyen şarkılar, türküler söyleyeceksiniz.
23 Mart Pazar günü yarın, tüm Cumhuriyet Halk Partililer, Cumhurbaşkanı adayları olarak benim için oy kullanacaklar.
Bütün partili yol arkadaşlarımı, eksiksiz sandığa davet ediyorum. Ayrıca Türkiye'nin her yerinde parti üyelerimizin sandıklarının yanı sıra tüm vatandaşlarımız için de sandık kurulacaktır. Tüm vatandaşlarımızı, bu büyük coşkunun bir parçası olmaya davet ediyorum.
Son olarak;
Çocuklar ve gençler, sizlerin oy kullanma hakkınız olmasa da yaratıcı duygularınızı, sözlerinizi, sloganlarınızı aynı yerde bana ulaşmak üzere bekliyorum.
Millet büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
Bu zor ve meşakkatli süreç milletimize emanettir.
Saygılarımla,
Ekrem İmamoğlu