Tarihin seyrinin Gordon Childe’ın anlattığı gibi olmadığı da açıktır. Ana kadın eksenli toplumsallaşmaya karşı avcı erkek ve kastik sistem karşı-devrim yapmadan o kadar geniş çaplı insan emeğine dayanan neolitik devrim yapılamazdı.
Şimdiye kadar devrimsel bir gelişme olarak değerlendirilen Neolitik yaşamın da aslında kastik sistemin zora dayalı olarak geliştirdiği bir sistem olduğu netleşmiştir. Neolitik, bu yönüyle kadın sömürüsünün de sistem kazanmasının yolunu açıyor.+
Kadın kutsallıktan dışlanıp erkek kutsallaştırılınca erkek avcı için maddi güç ile kutsallık birleşti. Erkek kulübü hem öldürücü hem kutsal hale geldi. Bu ideolojik ve maddi gücün bileşimiyle tarihte ilk kez toplumdan ayrışan yeni bir form doğdu: Kastik katil / Kastik yapı
İnsanların bir araya gelişleri fiziki koşuldur. Anlam ise toplumsallaşmayı karakterize eden, ona nitelik kazandıran unsurdur. Dolayısıyla toplumsallaşma eyleminde anlam, kurucu unsur ve ontolojik temeldir.
Toplum, insanlardan müteşekkil bir yapı olarak görülür. Bir açıdan doğru, fakat toplum sadece insanlardan nicel olarak bir araya gelmesiyle oluşan bir yapı değildir. Toplum, bir araya gelen insanların oluşturduğu anlam ve imgelem üzerinden varlık kazanan bir yapıdır. +
Canlının dişil ve eril olarak ikiye bölünmesinin 300 milyon yıl öncesine dayandığı belirtilmektedir. Böyle bir dişil-eril bölünmenin neden gerçekleştiği sorusuna verilecek yanıt ise doğanın diyalektiği olacaktır.