Polis Memuru Melih Okan Keskin!
Ankara’da TÜVTÜRK çalışanları tarafından darp edilerek hayatını kaybetti.
İki çocuğuna baba, bu ülkeye hizmet eden bir Polisti; 44 yaşında hayattan koparıldı!
Çok çok üzücü gerçekten…
El ele tutuşarak ameliyata giriyorlar.
Emel Hanım’ın sözleri beni çok etkiledi.
Hepimiz gibi çekirdek bir Türk ailesi ve bir günde hayatları başlarına yıkılıyor.
Anlattıklarının şu kısmı çok yıkıcı:
“Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi.
Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı.
Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti.
Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış.
Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.”
Arsızlığa bakar mısınız. Biz 20 kişi bir kişiyi beyin kanaması geçirene kadar dövdük ama gitti hastanede öldü bizi ilgilendirmez diyorlar. Size bu arsızlığın, utanmazlığın,
Vicdansızlığın hesabının sorulmasını tüm ülke olarak bekliyoruz.
Şerefsiz herif arabayı adamın üstüne sürüyor, sonra inip göğsüne sert bir yumruk atıyor.
Talihsiz adam yumruktan sonra sarsılıyor, kendine gelemiyor, arabaya yaslanıyor, çok zorlandığı belli.
Ona rağmen sürü gibi tüm çalışanlar adama çullanıyor.
Allah sizin bin belanızı versin. Eğer bir adalet varsa bu kavgaya bu şekilde linç ederek, sürü gibi saldırarak karışan, içeriden koşan, tek kişiye 30 kişi saldıran HERKESİN hapse atılması lazım.
Temasa bile gerek yok, içeriden bir şiddetle, koşa koşa gelen ve fırsat bulsa adama bir de o geçirecek ve sözde "en masum" kişi bile hapse atılmalı.
44 yaşında bir adamı sürüyle saldıran itler gibi linç etmişsiniz.
İnsanın içi soğur mu?
Gördüysen bu senin mesajın:
Fazla düşünüyorsun, karamsarlaşıyorsun.
Dualar ettin, kalbini açtın, ama zihnin hala susmuyor.
Yorgunluğun inançsızlıktan değil; beklemekten, sabretmekten, güçlü görünmekten geliyor.
Ama unutma… Allah seni gördü, dualarını duydu.Görüyor içindeki döngüyü, sancıyı…
Ve senden sadece ilahi alışa teslimiyet istiyor.
Ruhunu dinlendir.
Geceleri gözyaşıyla sarıldığın her duan çoktan duyuldu.
Sen henüz farkında değilsin ama cevap yolda…
Çok yakında kalbinden şu söz dökülecek:
“Rabbim… bu, duamdan da öteydi.”
Eğer bu mesaj kalbine dokunduysa, sadece “Amin” yaz.
Ve düşüncelerin seni boğduğunda, bu satırlara yeniden dön…
Büyük haber sayfalarına ulaşamıyorum lütfen yardımcı olun, siz de gönderin. Kardeşim 17 yaşındaydı kalbine ve ciğerlerine aldığı beş bıçak darbesiyle katledildi 18 yaşındaki Ahmet Muhammet Özkal tarafından. Berkay Milli Takıma girmek için çalışıyordu sporcuydu. #berkaymelikoğlu
Ne demiştim : Biri sizi toplum içinde “şakayla” küçümsüyorsa, sakın gülmeyin. Buz gibi durun, herkesin duyacağı şekilde net bir yanıt verin. Cesaretini kalabalıktan alan, sınırını da orada öğrenir. Bu tipler açık çatışmadan ve herkesin önünde had bildirilmesinden çok korkar.
ATLAS ÇAĞLAYAN • 17 yaşındaydı… 15 yaşındaki bir suç makinesi tarafından “neden yan baktın” bahanesiyle toplu olarak önce darbedildi, ardından bıçaklanarak katledildi.
Katilin adı Efe Çekli.
Bir çocuğun daha hayatı karartıldı… Atlas’ın hem okuduğu hem de çalıştığı öğrenildi. Mevcut düzenlemeler yetersiz; ne koruyucu ne de caydırıcı.
Ölümü normalleştirdiler. 12 insanın ölmesi normal bir şey değil. Bu toplumun bu kaderi değil. Madende ölmek fıtrat değil. Depremde enkazda sela dinlemek kader değil. Ormanda, otelde yanarak ölmek olağan akış değil. Bir mağarada 12 kişinin zehirlenmesi sıradan değil.