İddia ediyorum bu coğrafyadaki çocukların en büyük karması "ailesinin ebeveyni" olmaktır. Her çocuk erken büyüyor ve ailesinin anne ve babasının ebeveyni oluyor...
Bir insanın kendisine yapacağı en büyük kötülük, kapasitesine denk olmayan insan ve ortamlarda vakit geçirmektir. Buradaki kapasite, CV, statü veya gelir değil; zihinsel uyum, karşılıklı hoşgörü ve ahlaki derinliktir. Bu konularda seçici olmazsanız, kendinizi heba edersiniz.
Düşünce gücü gerçektir. Zihninde neyi sürekli beslersen, hayatında ona yer açarsın. Korkunu büyütürsen ona yaklaşırsın, inancını beslersen, güçlendirirsen ona yürürsün. Zihin pusuladır; yönü sen belirlersin. Dikkat et, çünkü düşünce kaderinin mimarıdır.
Lütfen hayatınızı romantikleştirin, güzel fotoğraflar çekin, kendinizi baş karakter gibi hissedin, mum yakın, kitap okuyun, yürüyüşe çıkın, en sevdiğiniz müzikle dans edin, kendinize hediyeler alın, ne isterseniz yapın, mutlu olun. Bu sizin hayatınız, kimsenin onu sizden almasına izin vermeyin.
İngilizce okumaya en zorundan başladım ve zirvedeyim.
Marcel Proust, In Search of Lost Time.
“We love only what we do not wholly possess; and if we possessed it wholly, we should love it no longer. Love is born of desire and lives by imagination; it subsists on absence and illusion, and dies of reality. For the moment we are loved, our jealousy ceases, our fears are laid to rest, and we fall back into the indifference that is the death of love. Thus love, at its highest pitch, is always accompanied by the conviction that it will never be satisfied, that it must continue, must suffer, must be deprived, in order to endure.”
Okuyun, okutturun.
"Bazı insanlar kıskançlıklarını şaka yoluyla dile getirirler.
Çünkü insan psikolojisi, kıskandığı şeyi küçümsemeye yatkındır. Dikkat et, fark edeceksin."