KHK'LI POLİSİN ÇİLESİ: "KIZIMI 1,5 YILDIR İLK KEZ DIŞARI ÇIKARDIM"
Mustafa Selçuk, solunum cihazına bağlı 16 yaşındaki kızı Ecrin'e tek başına bakıyor.
Başbakanlık Koruma'da 7 yıl çalıştı. İhraç edildi, on yıldır yapmadığı iş kalmadı. Dosyası iki yıldır AYM'de.
Bugün ise kızını 1,5 yıl sonra ilk kez hastane dışında sosyal bir ortama çıkardı ve Vicdan Vakfı'nda düzenlenen Babalar Günü programına katıldı.
Bilgi: https://t.co/rXP66Ig3em
Sarı başörtülünün arkasından gelen kareli kadın, dün gece ölen KHK'lı hemşire Zeynep Baltacı. Sanki darbeyi o yapmış gibi 18 Ağustos 2016’da böyle tutuklandı. En sondaki gri kıyafetli kadın da hamile, zor yürüyor. Masum kadınlara yapılmayan eziyet kalmadı.
BinlerAh Aldınız
2,5 milyon kişinin evinde silah bulundu mu?
“Net rakam veriyorum, akılda kalsın: Sıfır”
@ahamitbilici
Prof. @derinrejim@avmurtaza
Kum Saati
https://t.co/nIct7zDNkn
Her gün buna benzer mesajlar alıyorum. Ne diyeceğimi bilemiyorum.😔
“Sevinç hanım, yıllarca bu ülkeye hizmet ettim. 15 Temmuz’dan sonra 7,5 yıl ceza verdiler. Bugün Yargıtay dosyamı onaylamış. Kurban Bayramı geçince gidip kendim teslim olacağım. Bana haksız yere bu cezayı veren hakimleri lütfen uluslararası mercilere bildirin.”
DünyaBirincisi TeğmeneMüebbet
“Çok yoğunum…”
“Vaktim yok…”
“Çocuğum var…”
“Kursum var…”
“Bakamıyorum, moralim bozuluyor…”
Bahaneler saymakla bitmez.
Biz bahane üretirken, hapisteki genç bir teğmen sesini duyurabilmek için mücadele ediyor.
Onun çabasını ve mesajını şimdi vicdanınıza emanet ediyorum. 👇
Gerisini artık siz düşünün. Ne yapmak istediğinize siz karar verin.
DünyaBirincisi TeğmeneMüebbet
Hakikat yolunda mücadelenin sonucu değil,
mücadelenin kendisi önemlidir.
Sonucu ne olursa olsun
mücadelenin kendisi bir ebediyet zaferidir.
Uğruna eskidiğin yoldur esas olan.
Buradayım.
Kırık dökük olsam da daha ölmedim.
An bile tereddüt etmeden yola devam.
Siyah Transporter ile kaçırılan KHK'lı hukuk uzmanı Yusuf Bilge Tunç'un kız kardeşi Şefika Nur Kurt:
"Abimin ölmüş olabileceğini düşünüyorum ama ortaya çıkacağını yine de ümit etmek istiyorum. Çünkü bir mezarı yok."
YusufBilge 5YıldırKayıp
33 ilde ev baskını: 69 gözaltı, 43 tutuklama
Videoda 'terörist' diye tutuklanıp götürülenleri görüyorsunuz: Yaşlı amcalar, 'başörtülü kadınlar' ve daha birçok kişi...
Allahım bu zulmü yapanları sana havale ediyoruz. Haklarından yalnızca sen gelirsin.
https://t.co/NnhFLtYNsE
Sayın @hakansukur, lenf kanseri Mustafa Aytaç'ın annesinin sesi olur musunuz?
"Oğlum kanser hastası. Adli Tıp Kurumu infaz erteleme raporu verdi ama @TCYargitay tahliye etmiyor. Durumu ağır, oğlumu tahliye edin."
Mehmet Şimşek #dolar Dilan Polat
MustafaAytaç TahliyeBekliyor
ALLAH SETTAR İKEN TERAPİYE GİTMEK DOĞRU MU?
Hepimizin zihnini kurcalayan ama sormaya çekindiği bir mesele…
Psikoloğa derdini anlatmak gıybet midir?
Mahrem olanı paylaşmanın dinî sınırı nerede başlar, nerede biter?
📅 20 Ocak Salı
⏰ Türkiye 16:00 | Avrupa 14:00 | New York 08:00
Dindarlığını ciddiye alan herkes için önemli bir muhasebe.
▶️ YouTube | Ahmet Kurucan
🔗 https://t.co/zV7LYMBVG6
#terapi #gıybet #mahremiyet #dinvehayat #psikoloji #ahmetkurucan
Haberi alınca çok üzüldüm.
Ahmet Turan Alkan, fikrini yükseltmek için sesini yükseltmeye ihtiyaç duymadı.
Ne yazdıysa ölçüyle, zarafetle ve vicdanla yazdı.
Kalemi kadar hali de temizdi.
Böyle insanlar az gelir, gittiklerinde büyük boşluk bırakır.
Rahmetle ve saygıyla…
Ali Bulaç ve Ahmet Turan Alkan…
Detaylarını tam bilemiyorum ama kendilerine, Zaman Gazetesi’nden “havuz medyası”na geçmeleri için 3 milyon TL transfer ücreti ve 100 bin TL maaş teklifi yapıldığı söylenirdi.
Ahmet Turan Hoca ve hanımıyla birlikte iken iki hafta önce Balıkesir’de bir dinlenme tesisinde karşılaştım.
Benim için ilginç olmuştu çünkü SHaber için bir yazı kalem almaya başlamıştım. Makalenin ilk sözü “Ahmet Turan Alkan’ın başlattığı bir tartışma olarak..” idi.
İlk paragrafı bitirip Lobiye kahve içmeye gittiğimde hocayla ve Nedim Hazar ile karşılaşmıştık.
Bu tevafuk’u kendisine söylemiştim.
Sabah birlikte kahvaltı yaptık. Tarihten aktüaliteye uzanan, derin ve keyifli hasbihaller ettik.
Bir ara konu, bugün ailecek iyi tanıdıkları yazar Ümit Meriç’e geldi. Ben de espriyle karışık Alkan Hocaya şöyle dedim:
— Hocam, onun gibi sizde haklı olup olmadığına bakmadan muktedirin yanında olacak bir tercihte bulunsaydınız sizin de şimdi Çengelköy’de Boğaz’a nazır bir villanız, hatta bir yalınız bile olabilirdi.
Hanımı, gözleri parlayarak, sanki bu ihtimali tasdik edercesine başını sallayıp bir bakış attı. Bunun üzerine Ahmet Hoca:
— Amaaan!.. Peki Boğaz’daki o evlerin eski sahipleri nerede şimdi? dedi.
Sonra Ahmet Bey hanımına dönerek,
— Değil mi!?
diyerek sözlerini ona da tasdik ettirdi.
(Şubat 2016)
Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.