Biraz önce 05427709386 numaradan babamı aradılar.
Karşıdaki sesten emniyet vs.. kelimelerini duyunca ben aldım telefonu.
"Babamın kulaklari iyi duymuyor buyurun" dedim.
Kendisinin MİT'ten aradığını ve isminin Alper Avcı oldugunu söyledi.
Tam küfür edip kapatacaktım ki "siz hangi cocugusunuz?" diyerek benim ve kardesimin adını söyledi.
Bir an afalladım.
Demek böyle oluyormuş.
Dolandırıcı olduğunu biliyorum ama bir tarafım da acaba diyor...?
��ünkü ev adresimizi soyleyip "Bu ikametteki babanızın kimligi çalınmış, sahte kimlik çıkarmıslar" diyor mesela.
Sanki devlet görevlisi, açmış ekranı anneannemin bekarlık soyadını sorsam bilecek adam.
Para istemedigi için dinlemeye devam ettim.
"Bunları tanıyor musunuz?" diyerek 3 isim saydı.
Tanımıyoruz dedim.
Sonra "babanızın adına çıkartılan kimliklerin fotoğraflarını atayım bakın" dedi ve benim telefonu söyledi.
"Sizin bu numaraya mi atayım, babanıza mi dedi?
Babama atın dedim ama attığı fotoğrafları indirip bakmadım.
İndirdiğimiz sanıp "baktınız mı tanıyor musunuz?" dedi.
Hayır tanımıyoruz dedim.
"Yarın sabah 11 de Kocaeli Emniyetine bekliyorum" dedi ve kapattı.
Hiç tanımadığım, ne idugu belirsiz kişilerin elinde aile, adres ve iletişim bilgilerim olacağına, gerçekten sahte kimlik çıkarmış olmalarını ve arayanın emniyet olmasını yeğleyecegım için hemen polisi aradım.
"Alper Avcı" der demez "Dolandırıcı onlar" cevabı aldım.
Ee ne yapacağız dedim.
"Şikayet edin" dediler.
Simdi ne oldu anlamadım?
Para istemedi ama birilerinin elinde tüm kimlik ve iletişim bilgilerimiz var.
Hala elim ayağım titriyor.
Kim bu insanlar?
Bilgilerinizin onların elinde ne işi var?
Ben bile ikilemde kalıp, 5 dk dinlediysem bu adamları, yaşlı başlı insanlar nelere inanmaz?
Hem herkesi uyarmış, hem de buradan şikayet etmiş olayım dostlar.
Aman dikkat!
Bilgilerimiz birilerinin elinde.
@KocaeliEmniyeti @TC_icisleri @mustafaciftcitr
Cumhuriyete evet, laikliğe ve İslâm düşmanlığına hayır.
Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923'te bir İslam ve hilafet cumhuriyeti olarak kurulmuştur. Millet buna razıydı.
Daha sonra millete rağmen 1924'te hilafet ve 1926'da İslam hukuku tamamen ilga edilmiştir. 1928'de "Devletin dini İslamdır" ibaresi anayasadan çıkarılmış, 1937'de laiklik anayasaya konulmuştur.
Sonradan yapılanlara razı değiliz. Bu millet İslam ile dünyayı yönetmiş ve tarihin en büyük ve en medeni devletlerini kurmuştur. Ama bugün İslam ahkamı ve ahlakından uzaklaştığımız icin pek cok toplumsal sorun ve hastalıkla malul olduk. Bunların çözümü Cumhuriyetimizin yeniden İslam'la taçlandırılmasında yatar. Batılılaşma bizi biz olmaktan çıkarmıştır. Yeniden İslama dönmezsek batının kölesi olmaya devam ederiz. İslam ile aziz olursak bağımsız, ahlaklı ve erdemli bir toplum oluruz. "Allaha hep beraber tövbe ediniz ey müminler ki felaha/kurtuluşa eresiniz" (Nur suresi 31).
AYTAÇ HOCANIN SUÇU, ÖĞRENCİLERİNE İSLAM'I ANLATMAK MI?
Bir çocuğun kalbine Allah sevgisini, ruhuna Peygamber Efendimizin muhabbetini, hayatına güzel ahlakı, merhameti ve edebi nakşetmeye çalışan idealist bir öğretmen…
Aytaç Demir Hoca’nın suçu ne? Çocuklara Allah’ı hatırlatmak, Peygamberimizin güzel ahlakını anlatmak, iyiliği ve doğruluğu öğütlemek mi?
Öğrencileriyle paylaştığı dinî içerikler nedeniyle çeşitli yayın organları ve marjinal gruplar tarafından hedef alınan Aytaç Hoca hakkında soruşturma kapsamında ;kademe ilerlemesinin durdurulması, görev yeri değişikliği, geri göreve gönderilme ,
muacipli ders uygulanması cezası,
savcılığa suç duyurusunda bulunulması gibi yaptırımlarla sonuçlandı.
Şimdi sormak gerekiyor: Bir öğretmenin çocuklara Allah sevgisini anlatması neden rahatsızlık vesilesi, manevi değerleri yaşatmaya çalışması neden cezalandırma konusu olsun?
Bu topraklarda ezanla büyüyen, duasıyla evladını okula uğurlayan, evladının hem bilgili hem ahlaklı hem de vicdanlı bir insan olması için Rabbine el açan milyonlarca anne babanın beklentisi yok mu? Ailelerin çocuklarının yalnızca akademik başarılarını değil, güzel ahlakla yetişmelerini istemeye hakkı yok mu?
Çocuklara matematik öğretmek kadar doğruluğu, merhameti ve kul hakkını anlatmak da kıymetlidir. Akla hitap eden bilgi kadar kalbe dokunan ahlak da eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Çünkü istikbalimizi emanet edeceğimiz nesillerin yalnızca zihinlerini değil, gönüllerini de imar etmek zorundayız.
Bir öğretmenin tahtaya yazdığı kelimeler silinebilir; fakat bir çocu��un kalbine işlediği iyilik, ömür boyu yaşayabilir. Bir çocuğa Allah sevgisini, Peygamber muhabbetini, dürüstlüğü ve merhameti aşılamak; onun hayatına bırakılabilecek en kıymetli miraslardan biridir.
Aytaç Hoca’nın yaşadıkları üzerinden daha büyük bir soruyu konuşmalıyız: İnancını özgürce yaşayabilen ama onu dile getirdiğinde hedef hâline gelen bir eğitimciye hangi adaletten söz edeceğiz?
Biz, öğretmenlerimizin ideolojik baskılarla değil, emekleriyle anıldığı; inancın aşağılanmadığı, manevi değerlerin hor görülmediği; hukukun ve hakkaniyetin herkes için eşit işlediği bir eğitim iklimi istiyoruz.
Aytaç Demir Hoca’nın şahsında, inancı ve manevi değerleri nedeniyle haksızlığa uğradığını düşünen bütün eğitimcilerin sesi duyulmalıdır. Aytaç Hoca’ya verilen cezalar, yalnızca bir öğretmeni değil; evlatlarının Allah sevgisiyle, güzel ahlakla ve manevi değerlerle yetişmesini isteyen nice velinin, bu değerleri yaşatmaya çalışan eğitimcilerin ve vicdan sahibi herkesin yüreğini yaralamıştır. Çünkü mesele, bir öğretmene verilen cezadan ibaret değildir; çocuklarımızın gönül dünyasına dokunmanın, onlara iyiliği, merhameti ve Rabbimizi anlatmanın nasıl karşılandığı meselesidir. Bir öğretmenin öğrencilerine Allah’ı anlatması vicdanları yaralayan bir cezaya değil, hakkaniyetle değerlendirilmesi gereken bir anlayışa konu olmalıdır.
Unutulmasın: Bir neslin kalbine Allah sevgisini, diline güzel sözü, hayatına ahlakı yerleştirmek suç değil; büyük bir sorumluluktur.
Aytaç Hoca yalnız değildir. İnancını, değerlerini ve mesleki onurunu koruyan, haksızlığa uğrayan eğitimcilerin yanındayız.
#AytaçDemirYalnızDeğildir
@EgitimBirSen
@tcmeb
@Yusuf__Tekin
Çifte Vatandaş olup da İsrail ordusunda askerlik yapan, İsrailin savaş ve soykırım suçuna iştirak eden kişilerin ülkeye dönüşte savaş ve soykırım suçuyla yargılanmasını , vatandaşlık haklarının sonlandırılmasını talep ediyorum!
Bunu Gazze'de yakılarak şehit edilen masumlara borçlusunuz! Şehit İsmail Haniyye'ye borçluyuz
@TBMMresmi
Lewis Hamilton:
▪️"Filistin özgürleşene kadar, Sudan, Suriye ve Kongo özgürleşene kadar susmamalıyız.
▪️”Bence bu konuda daha fazla baskı yaptığımızdan emin olmalıyız.”
كذّبت نتنياهو وفضحت همجية المستوطنين.. مصورة "واشنطن بوست" الأمريكية هايدي ليفين: "نتنياهو زعم أنني كنت أتلقى المساعدة، بينما الحقيقة أن المستوطنين أوقفوني فقط لسرقة قلادتي، وشبان فلسطينيون هم من حَمَوني بأجسادهم وشكلوا درعاً لمنعهم من الفتك بنا مجدداً".
Futbol efsanesi Mesut Özil, çifte standart uygulayarak, Rus takımlarına yaptırım uygulayıp, soykırım yapan israil takımlarına yaptırım uygulamayan FİFA'yı yerin dibine soktu
Bu adam Tokyo'da her gün "Gaza Soykırımına Son" yazılı bir pankart kaldırıyor.
Belki bu köşede tek başına,
Ama tarafını belli ediyor..
Zulme, zalime başkaldırıyor;
Ve İki yıldır bunu durmaksızın yapıyor.
📍GAZA SOYKIRIMINA SON
LÜTFEN PAYLAŞALIM ⚠️
İsrail Savunma Kuvvetleri (İDF) 'nin
Gazze 'deki Askerlerinin Şerefine ⚠️
Her Fırsatta İşgalci İsrail 'in Soykırımını
Açık Bir Şekilde Destekleyen Maxim Galkin İsimli Yahudi Komedyen 'in
İstanbul Sahnesi Tüm Tepkilere
Rağmen Henüz Resmi olarak iptal Edilmedi.
@TC_istanbul Valiliği
Sayın Valim @gul_davut
Çifte Vatandaş olup da İsrail ordusunda askerlik yapan, İsrailin savaş ve soykırım suçuna iştirak eden kişilerin ülkeye dönüşte savaş ve soykırım suçuyla yargılanmasını , vatandaşlık haklarının sonlandırılmasını talep ediyorum!
Bunu Gazze'de yakılarak şehit edilen masumlara borçlusunuz! Şehit İsmail Haniyye'ye borçluyuz
@TBMMresmi
Fransa'dakı gösteriler sırasında,yağmala olayları olurken,kayda geçen ilginç bir diyalog
Mağazadan iç çamaşırı çalan kadına Müslüman bir erkek,çalmak haram diyor
Kızın cevabı çok ilginç ; ben Müslüman değilim, ben yahudiyim !
Mesut Özil'den dün gelen muhteşem gol:
"FIFA, İsrailli takımlara bir yasak getirmedi, ancak Rus takımlarına getirdi. Bu nedenle, FIFA'ya bir çağrı yapmak istiyorum: Bu çifte standardı bir kenara bırakın ve herkese eşit davranın."
Sözün, diplomasinin, sabrın sonuna geldik!
Gazze’de masumlar canice açlığa mahkûm edilirken hâlâ dengelerden ve siyasetten bahseden herkes haindir, canidir, zalimdir!
Bu cehenneme sessiz kalan dünya, o masumların ahında boğulmaya mahkûmdur!
GAZZE’DE AÇLIK ALARMI
🌍 #HumanityCrisisInPalestine (Filistin’de İnsanlık Krizi)