Timur Soykan’dan Yeni Parti’ye:
“Siyasal iktidarın talimatı altına girmiş yargı, muhalif olan herkesi ezerken…
Yargı eliyle iktidar partilerinde yolsuzluklar örtülüp muhalefetin belediyelerine delilsiz, sadece gizli tanık ifadeleriyle bitmek bilmez operasyonlar yapılırken…
AKP’ye geçmeyen belediye başkanları tutuklanma tehdidi altındayken…
CHP’li ve DEM Partili belediyeler kayyumlara teslim edilmişken…
Türkiye, halkın kendisini yönetecek kişileri seçme hakkının elinde alındığı bir döneme sürüklenirken…
Ana muhalefet partisi fiilen kapatılıp binasına polislerce biber gazı ile baskın düzenlenmişken…
Ana muhalefet liderinin dokunulmazlığının kaldırılıp tutuklanmasından bahsedilirken…
İnsanlar düşüncelerini ifade etmekten korkar haline getirilmişken…
Yeni Parti, ‘Çerçeve Yasa’ya ‘Evet’ demek zorunda değil.
Bu yasa için kurulan komisyonun, Anayasa Mahkemesi, AİHM kararlarının uygulanmasına, ülkenin demokratikleştirilmesine dair sözü var.
Bu sözlerin yerine getirilmeyeceği bu kadar aşikarken Yeni Parti’nin ‘Hayır’ oyu meşrudur.
Yeni Parti her gün hukuksuz uygulamalarla kendisini ezmeye çalışan iktidarın peşine takılmış bir görüntü verirse halkın güvenini kaybedecek.”
NATO Zirvesi kapsamında TBMM'nin kapatılmasıyla grup toplantısını Eskişehir'de düzenleyen Özgür Özel, salona eski Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'le kol kola girdi
https://t.co/mFURJmLlJS
Özgür Özel’den TBMM kürsüsünde meclisi inleten o sözler!
"Saray darbesiyle parti fiilen kapanmıştır... Ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız ve bu partiyi hep birlikte iktidar yapacağız!"
🔴 TİP Genel Başkanı Erkan Baş, T24 Ankara Bürosu'nun sorularını yanıtladı:
💬 Türkiye yol ayrımında değil, o nokta geçildi, laiklik de cumhuriyet de kalmadı
💬 Küresel bir karşı devrim var, Türkiye bunun denendiği öncü ülkelerden. İktidarın hedefi Azerbaycan’daki gibi seçimli otokrasi
https://t.co/4Hnkl6BDzB
@erkbas
Kılıçdaroğlu, Büyük Ortadoğu Projesi’nin “başkan yardımcılığı”na soyunmuştur
AKP-FETÖ ittifakı dönemine benzer bir şekilde iktidarın siyasi operasyonlarının doğrudan aracı haline gelmiş yetkisiz bir mahkemenin butlan kararıyla yeniden CHP genel başkanlığına “getirilen” Kılıçdaroğlu’nun dün yaptığı konuşma ibretliktir. ABD-İsrail tarafından çerçevesi çizilen Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanı olduğunu söyleyen AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın yaptığı konuşmanın neredeyse aynısı Kılıçdaroğlu tarafından yapılmıştır.
https://t.co/WhX2qBNjwe
Kemal Okuyan: Yeni-Osmanlıcılık yeniden Atlantikçi temellerine yerleşti
TKP Genel Sekreteri Okuyan dün Kılıçdaroğlu’nun “Osmanlı coğrafyasına gitmeliyiz” diyerek sahiplendiği iktidarın Yeni Osmanlıcı politikasının yeniden Atlantikçi temellerine yerleştiğine dikkat çekti.
Aynı gün Türkiye ile Rusya'nın hızla karşı karşıya geldiği ve Putin'in karşı hamle yapacağı iddialarının da gündeme geldiğini hatırlatan Okuyan bu iki gelişmenin birbiriyle ilişkisini 10 madde halinde özetledi.
Ankara’daki NATO Zirvesi’nin "Yeni-Osmanlıcılıkla Amerikancılığın nikah tazeleme töreni" olacağını belirten Okuyan yurttaşları bu utancın karşısında yer almaya çağırdı.
https://t.co/awSeOiKZEK
Bunu dün Özgür Özel'in söylediği "Devleti milletin karşısına koyarsanız, millet bu devleti önce yener, sonra demokratik devleti yeniden inşa eder" sözleriyle birlikte okuyunca, bulunduğumuz tarihi kavşağı ve butlancıların rolünü daha iyi anlayabiliyoruz.
CHP’nin Butlan Kolları Başkanı Kılıçdaroğlu, dün Meclis’te yaşanan gerilimden sonra Genel Merkeze aldığı Grup Toplantısı’nda “Osmanlı coğrafyasına gitmeliyiz” diyerek iktidarın Yeni-Osmanlıcı politikalarını da sahiplenmiş oldu.
Aynı gün birçok mecrada, Türkiye’nin hızla Rusya ile karşı karşıya gelmekte olduğu ileri sürüldü ve hatta Putin’in karşı hamleler yapacağı iddia edildi. Bütün bunlar elbette birbiri ile ilişkili. 1.Rusya ile ilişkilerde “dengeli”, hatta ABD’yi zaman zaman öfkelendiren “sivri” politikalar bugün değil, 2023 yılından itibaren terk edilmeye başlanıp Suriye’de iktidarın değişmesine neden olan gelişmelerle birlikte yeni bir evreye taşındı.
2.Erdoğan, Rusya ile “dengeli ve pazarlıkçı” ilişkileri sürdürmesi durumunda batının İmamoğlu ya da bir başka muhalefet liderinin arkasında durarak kendisini yalnızlaştıracağından emin oldu. Ayrıca ekonomi, ABD ve AB ile ilişkilerdeki gerilimleri daha fazla taşıyacak durumda değildi. Ekonominin İngiltere’de pek sevilen bir ekibe teslim edilmesi bu döneme denk geldi.
3.İktidar Yeni-Osmanlıcı bir strateji açısından da NATO ile Rusya arasında göreli “denge” politikasının faydalarının tükendiğini gördü. Devlet içinde pazarlıkçı politikaların alan açacağını ve Yeni-Osmanlıcılık için daha uygun olduğunu savunanlar geriye düştü. Türkiye kapitalizminin Atlantik hattıyla, özellikle Avrupa ile köklü bağları bu değişimin motor gücü oldu.
4.Ukrayna Savaşı bağlamında AKP’nin temkinli politikası bir süre daha devam etti. Temkinli politika, tarafsız politika değildi. Rusya’ya dönük yaptırımların bir bölümünü uygulamayan Türkiye, başından beri Ukrayna’nın silahlanmasının önemli katkıcılarından biriydi. Ancak Suriye’deki iktidar değişikliğinin ve Trump’ın savaşı bitirmek için yaptığı girişimlerin karşılaştığı güçlü NATO içi direnişin ardından Ankara’da Rusya’nın savaşı kazanamayacağı kanaati egemen olmaya başladı.
5.Putin’in “bu bir savaş değil, cerrahi operasyon” söylemine rağmen Ukrayna Savaşı Rusya açısından ne planlandığı ne istendiği gibi gelişti. Hasta öldü, cerrah bitkin! Rus ekonomisi açısından artılar var ama ciddi olumsuzluklar da söz konusu. Rusya’nın kontrolü bırakmak istemediği eski Sovyet Cumhuriyetlerinin tümüne baktığımızda dört yıl öncesine göre hem ekonomik hem siyasal açıdan Moskova’yı kaygılandıracak bir tablo var.
6.AKP’nin NATO içinde el yükseltmek için bir süreliğine girdiği “denge” oyununu biraz daha devam ettirmek için eli daha kuvvetli bir Rusya’ya ihtiyacı vardı. Bunu görmediler ve hızla terk ettiler “denge”ciliği. NATO’da yeni roller üstlendiler, Karadeniz’de Romanya’nın NATO’culuk tekelini ele geçirmesinden korkarak yeni hamleler yapmaya başladılar. Enerjide yavaş yavaş Rusya’ya “bağımlılık”tan uzaklaşıyor ve yüksek maliyetlerle ABD gibi uzak tedarikçilere yöneliyorlar. Çin’le ilişkilerde sıkıntılar artıyor.
7.Bir yandan da Avrupalı emperyalistlerin ihtiyaç duyduğu ve uygarlık için kentler kuran mimarlara hakaret edercesine “güvenlik mimarisi” olarak adlandırılan militarist stratejiye asker temini için hazırlıklar yapılıyor. Son yıllarda sıçrama kaydeden silah sanayini NATO şemsiyesinde Avrupa’ya entegre etme amacı da buraya eklenmeli.
8.Yeni-Osmanlıcılık yeniden Atlantikçi temellerine yerleşmiş durumda. ABD ve İngiltere himayesinde, Rusya’nın ve İran’ın kuşatılması ile örtüştürülen ve mümkün olduğunca NATO ile gerilimsiz bir yayılmacılık.
9.Bu yönelim gerilim üretir. Bir kere Türkiye’nin rakibi başka Amerikancılar var, var. Belki Fransa-Yunanistan ikilisinin önemli bir engel olması zor ama bölgede Türkiye’ye alan açılmasını istemeyecek İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan’ı da unutmamak gerek. Rekabet, gerilim ve çatışmalar sürecek.
10.Putin’in intikamından söz ediliyor. Olabilir ama Türkiye’nin elinde Boğazlar gibi çok önemli bir koz olduğu unutulmamalı. Rusya giderek Karadeniz’in doğusuna itiliyor ve Montrö Sözleşmesi’ni farklı yorumlamaya ya da askıya almaya kalkan bir AKP iktidarının kuzey komşumuza çok ciddi bir darbe vurmuş olacağı ortada.
“demokrasilerde muhalefete muhalefet edilmez iktidara edilir” diyordun kral. kemal kağıt üzerinde muhalefet lideri. aynı 3 yıl önce olduğu gibi. şimdi niye muhalefet ediyorsun? 🤷🏻♂️