Bırakma o eli çocuk,
O tuttuğun el Özgürlük,
O tuttuğun el Bağımsızlık,
O tuttuğun el Medeniyet,
O tuttuğun el Aydınlık,
O tuttuğun el Bilgi,
O tuttuğun el karanlığı aydınlatan Işık,
O tuttuğun el Vatan,
O tuttuğun el senin Özün
O tuttuğun el aslında sensin Çocuk
Sakın bırakma..
Yeni Parti'li Murat Emir, butlancıları rezil kepaze etmiş
*Sn Özgür Özel'le birlikte, bir yeri yakıp, yıkıp, bozup gitmiyoruz
*Biz fiilen işgal altına alınmış ve
*Saray'da hazırlanmış kirli bir senaryonun parçası olmuş kişileri geride bırakıyoruz, hayırlı olsun #yolayrımı
📣Timur Soykan: (Menzil)
⭕Bakın 50 milyar TL’si var bu tarikatın. Kayıt altında olan bu, kayıt altında olmayanı az çok tahmin edebilirsiniz.
⭕Abdülbaki Erol öldükten sonra bu tarikatın lider adaylarından biri olan Saki Erol dedi ki:
⭕“Mal varlığımız 50 milyar TL.”
⭕Ve dedi ki: “Bu 50 milyar TL aslında Semerkant Vakfı’nın ama diğer kardeşlerim kendi üstüne geçirdi.”
⭕Yani vakfın malını almışlar. Müritlerin parasıyla aldıkları dergâh binalarını, gayrimenkulleri ve arsaları üzerlerine geçirmişler.
⭕Bakın ne oluyor biliyor musunuz? Bunlar şeriat mahkemesi kurdular.
⭕50 milyar TL’lik veya daha fazla olan mal varlığını paylaşmak için şeriat mahkemesi kurdular.
⭕Kendilerine göre paylaşamadılar. Sonra mecbur kalıp devletin mahkemelerine gittiler.
⭕Siz mürit olarak onlara gittiğinizde diyorlar ki: “Devlet mahkemelerine gitmek günah, laik devletin mahkemelerine gidemezsiniz.”
⭕Ama kendileri devlet mahkemelerine gidip diyorlar ki: “Bu devlet nerede? Niye bizim sorunlarımızı çözmüyor?”
⭕Şimdi 50 milyar TL için birbirlerini şikâyet ediyorlar. “O üstüne geçirdi.” “Dergâh binası aslında vakfındı, şimdi benim kardeşimin üstüne geçmiş.” diye şikâyet ediyorlar.
⭕Ne oluyor biliyor musunuz? Hiçbir şey olmuyor.
⭕Adıyaman Menzil’de merkezleri ve devasa külliyeleri var.
⭕Bingöl’de ve başka yerlerde binaları, evleri, konutları, devasa konut projeleri ve hastaneleri var.
⭕Zaten bunlar holding gibi biliyorsunuz. Onları vakıftan alıp üstlerine geçiriyorlar.
⭕Hepsini müritlerin parasıyla almışlar. Müritleri bedava çalıştırıyorlar.
⭕Ama bunlara kimse demiyor ki: “Ya siz çaldınız mı, ettiniz mi, ne yaptınız?”
(Onlar TV)
✍️🏻Yemeğin tuzlu olduğunu anlamak için tencereyi bitirmenize gerek yok, aptal değilseniz ilk kaşıkta anlarsınız!
✍️🏻Malum on binlerce insanımızın katili PKK ve başıyla bir "süreç" yürüyor!
✍️🏻Nereye varacağını görmek için, Türk kamuoyunu ikna için sahte kardeşlik, birlik vs. söylemlerini, siyasilerin örtülü temaslarını, ikircikli laflarını, önceki süreçlerin kanlı sonuçlarını bırakın, Tom Barack adlı ABD Büyükelçisinin söylediklerine bakın!👇
YENİ Parti’yi kuran, milletimizdir.
İşçinin YENİ Partisi
Emeklinin YENİ Partisi
Memurun YENİ Partisi
Esnafın YENİ Partisi
Çiftçinin YENİ Partisi
Kadınların YENİ Partisi
Gençlerin YENİ Partisi
Türkiye’nin YENİ Partisi…
Hayırlı, uğurlu olsun.
İzmit Belediye Başkanı
#FatmaKaplanHürriyet TUTUKLANDI
CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan (@erdemarcanchp):
"Biz Kocaeli'de yaşıyoruz.
Kocaeli İzmit'te.
Bugün burada bir tiyatro vardı.
İzmit Belediyesi'nin Belediye Başkanı, eşi, bürokratları, İzmit İlçe Başkanı...
Kocaeli'de hakim yokmuş gibi, savcı yokmuş gibi, adliye yokmuş gibi İstanbul'a getirildiler.
İstanbul'da sorgulandılar, İstanbul'da tutuklandılar.
Neden Kocaeli'de onları sorgulayacak, gözaltına alacak, tutuklayacak hakim yok muydu? Savcı yok muydu?
Adliye yok muydu?
İşin en tuhafı, çok değerli, kıymetli vatandaşlar; bu tiyatronun bir parçası...
Belediye Başkanımızın ifadesi alındı, eşinin ifadesi alındı.
Saat 5'e 5 kala ifadeler bitti ama 5'i 1 geçe bir gazetenin yazarı, bir ulusal gazetenin yazarı Twitter sayfasından tutuklanacak 21 kişinin adını Twitter'da yayınladı.
Her şey planlı, her şey programlı!
Bugün adalet saraylarında hukukun değil, siyasetin gölgesi vardı.
Gizli tanık beyanları, dayanaksız iddialar ve iftiralarla örtülen bir senaryoya bir kez daha bugün İstanbul'da tanık olduk.
Dosyadaki tabloya bakıldığında; bugün yol arkadaşlarımızın, yani İzmit Belediye Başkanımız Sayın Fatma Kaplan Hürriyet'in, İzmit İlçe Başkanımız Gökhan Ercan'ın, bürokratlarımızın, emekçilerimizin özgürlüklerine kavuşması gerekirken hukuki değil, siyasi bir karar tercih edildi.
Çünkü amaç bellidir! Amaç; halkın oylarıyla iki dönem üst üste seçilen başarılı bir belediye başkanını görevden uzaklaştırmak, iradesini teslim almak ve muhalefeti yargı yoluyla susturmaktır.
İzmit Belediye Başkanımızın suçu neydi?
İzmit Belediye Başkanımızın suçunu buradan açıklıyorum: Kent lokantaları açmak!
Her mahallede çocuklarımız için, anneleri işe giderken çocuklarını bırakabilecekleri, çok cüzi rakamlarla ödeme yapacakları kreş açmak!
Üniversiteye hazırlanan gençlerimize üniversiteye hazırlık kursları açmak!
Kütüphane açmak, oyun alanları açmak!
Belediye Başkanımızın suçu, kentine hizmet etmekti!
Bugün hukuka güvenmek istedik. Biz buraya gelirken Türkiye'de hukuka güvenmek istedik, adalete güvenmek istedik.
Bugün adaletin tarafsızlığına inanmak istedik.
Ne yazık ki bugün de büyük bir hayal kırıklığı yaşadık.
İzmit halkının sandıkta ortaya koyduğu iradeye yapılan bu müdahale, yalnızca bir kişiye değil, demokrasiye ve milyonların oylarına yönelmiş bir müdahale olmuştur.
Hiç kimse halkın iradesine yargı oyunlarıyla, halkın iradesini yok sayamaz!
Hiç kimse adaleti siyasetin aparatları haline getiremez!
Ama biz İzmitliler, halkın iradesi olarak İzmit Belediye Başkanımıza sahip çıkacağız!
İzmit İlçe Başkanımıza sahip çıkacağız, bürokratlarımıza sahip çıkacağız!
Biz geri adım atmayacağız! Hukuku, demokrasiyi ve milletin iradesini savunmaya devam edeceğiz.
Çünkü sonuna kadar kazanacak olan korku değil cesaret, baskı değil demokrasi, tahammül değil adalet olacaktır!
Biz inanıyoruz, İzmit'in iradesi geri alınıncaya kadar İzmit halkı bu mücadeleyi yapacaktır.
Keşke bugün İzmit'te olsaydık, keşke suçlu olsaydık, İzmit'te yargılansaydık, suçumuzu İzmit'te çekseydik.
Ama tekrar ediyorum, İzmit'te bizi yargılayacak ne savcı, ne hakim, ne adliye bulamadılar!
Onun için buraya, bu davayı İstanbul'a taşıdılar.
İzmit Belediye Başkanımızın suçsuz olduğunu herkes biliyor. Avukatlarım yanımda.
Bugün hepsi ifadeler alındıktan sonra, çıktıktan sonra yanımıza geldikten sonra yüzleri gülüyordu.
Yine arkadaşlarımızın ifadesi alınan, arkadaşlarımızın yüzleri gülüyordu.
Çünkü sorulan sorularda hiçbir şey yoktu. Hepsinin bir cevabı vardı.
Ama maalesef o iddia edilen itiraflar, itirafçıların iftiraları, gizli tanıkların iftiraları bugün havada uçuştu.
Onların hepsinin bugün cevabı verildi.
Ama dediğim gibi, burada bugün bir tiyatro vardı.
Tiyatronun en güzel kanıtı da saat 5'e 5 var iken biten ifadelerin, 5'i 1 geçe tutuklananların bir ulusal gazetenin muhabiri tarafından yayınlanmasını gördük."
🇹🇷 Türk Milletine Duyurulur
13 Haziran’da Ankara Güvenpark’ta başlayan terörle mücadele er gazilerinin adalet mücadelesi, tüm zorluklara rağmen kararlılıkla devam etmektedir.
Bu süreçte 5 gazimiz sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırılmış, ancak emsal düzeydeki özlük haklarımıza ilişkin haklı taleplerimiz hâlâ karşılık bulmamıştır.
Ağır yaralanmalar, kalıcı engeller ve kronik sağlık sorunlarıyla yaşam mücadelesi veren gaziler için sürecin uzaması, her geçen gün daha büyük mağduriyetlere neden olmaktadır.
Buna rağmen mücadelemizden geri adım atmıyoruz. Türkiye’nin dört bir yanından terörle mücadele er gazilerimiz Güvenpark’a gelmeye başlamıştır. Dayanışmamız büyüyor, adalet talebimiz güçleniyor.
Bu mücadele bir ayrıcalık değil, vatan uğruna bedel ödeyen kahramanların emsal düzeyde özlük haklarına kavuşma mücadelesidir.
Türk milletine çağrımızdır: Gazilerimizin sesini duyun. Vatan için bedel ödeyenlerin adalet bekleyişi daha fazla uzatılmamalıdır.
Haklı mücadelemiz, adalet yerini bulana kadar kararlılıkla devam edecektir. #güvenpark #ankara #güncel #haber #gazi #GazileriminYanındayım @batuhancolak33@BYYILDIRIM_@abdullahagar2@OrkunOzeller@specialist1998@idrisTugunmus12
Adli kontrolle serbest bırakılan
İzmit Belediyesi’nden 3 yıl önce emekli olan Ulaştırma Müdürü Hüseyin Demirkır:
"Yapılan bütün operasyonların siyasi olduğu apaçık ortada. 25 yıl İzmit Belediyesi’nde görev yaptım. Arkadaşlarımız suç işlemedi. Ben yönetici ve idareci hiçbir arkadaşımızın suç işlediğine inanmıyorum.
35 yıldır devlet memuruyum.
Bu süre içinde 2 kez yılın memuru seçildim geldik burada 4 gün hücrede yattık!"
#İzmitBelediyesi'ne yapılan operasyonda gözaltına alınan 9 kişi adli kontrolle serbest.
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.
#İzmitBelediyesi’ne yönelik operasyonunda gözaltına alınan ve bugün Çağlayan Adliyesi'ne sevk edilen 30 kişiden 21'i tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.
Savcılık, İzmit Belediye başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve eşi Murat Hürriyet ile birlikte 21 kişi hakkında tutuklama talep etti.
*TOGG diyorlar, Mercedes'e biniyorlar.
*İMAM HATİP diyorlar, çocuklarını yabancı okullarda okutuyorlar.
*ŞEHADET diyorlar, çürük raporu alıyorlar.
*ORTADOĞU diyorlar, Avrupa ve Amerika'dan vatandaşlık alıyorlar.
*ŞERİAT diyorlar, seküler yaşıyorlar.
*TASARRUF diyorlar, israf içinde yaşıyorlar.
*FAKİRLİK diyorlar, lüks içinde yaşıyorlar.
*MAĞDURUZ diyorlar, zalimlik yapıyorlar.
*Ne söyledilerse tersini yapıyor, ne yaptılarsa tersini söylüyorlar.
*Ebu Bekir gibi konuşup, Ebu Cehil gibi davranıyorlar.
*Harun gibi konuşup, Karun gibi yaşıyorlar.
*Ne oldukları gibi görünüyorlar, ne de göründükleri gibi oluyorlar.
Emekliler 3552 TL farkı neden henüz alamadı?
Emekli beklesin!
Faiz lobisinin işi görülsün!
En düşük emekli aylığına ilişkin yasa henüz yayımlanmadığı için emeklilerin önemli bir bölümü 3552 TL'lik o "acayip" farkı henüz alamadı.
Ama yılın ilk yarısında faize 1 trilyon 481 milyar lira tıkır tıkır ödenmiş!
Peki neden her dönem en düşük emekli aylığı için özel bir kanun çıkıyor ve emekliler de bunu bekliyor?
Oysa en düşük emekli aylığını kalıcı kanuni bir düzenlemeye bağlamak mümkün. Geçmişte öyleydi.
Ama AKP öyle yapmıyor.
Sanki her dönem en düşük emekli aylığını AKP bahşediyormuş gibi işin şovunu yapıyorlar?
Hem üç kuruş artırıyorlar hem de zamanında ödemiyorlar.
O yüzden sevgili emekli kardeşim, 3552 liralık zammı henüz alamadın!
Yaklaşık 6 ay önce, NEFES Gazetesi'nde "Çakarlı makam aracı eşe tahsis edildi" başlıklı haberimi kaleme aldım. Haberde, bir emniyet müdür yardımcısının eşinin çakarlı resmi araçla okula bırakıldığına ilişkin kamera görüntülerini kamuoyuyla paylaştım.
Habere dair hakkımda suç duyurusunda bulundular. Yetmedi; açıkça görülen kamera kayıtlarına "yapay zeka" bile dediler. Bursa Emniyet Müdürlüğü ise savunma vermeden önce beni arayıp kişisel bilgilerimi istemişti. Vermedim, avukatlar gerekeni yaptı. "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik", "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" gibi haberle ilgisi olmayan suçlamalar tarafıma yöneltildi.
Ben ise savunmamda tek bir şeyi söyledim: Görüntüler ortada, haber doğru.
Bugün dosyada takipsizlik kararı verildi.
Gazeteciliğin görevi kamu gücünü kullananları denetlemek, kamu yararına olan bilgileri ortaya çıkarmaktır. Doğru haberi mahkeme koridorlarında cezalandırmaya çalışmak, gerçeği değiştirmiyor.
Bu karar benim için kişisel bir kazanımdan çok, gazeteciliğin suç olmadığını bir kez daha gösteren önemli bir sonuç oldu. Biz yine kamu adına soru sormaya, belgeyle konuşmaya ve haber yapmaya devam edeceğiz.
Ve hanfendi eşiniz emniyet müdür yardımcısıysa eğer bi zahmet devletin çakarlı resmi aracını da kullanmayıverin! O devletin sizin değil.
9 ODTÜ Birincisi'nde konuşma hakkı sadece Zeynep Neva Şeker'e verildi. Aldığı mail'de "okul anılarını anlatması" istenmiş.
-NATO Zirvesi öncesi 9 gün yurtlarımız kapatıldı, bu benim gururumu kırdı.
-Öğrenciler kıt kanaat geçinirken kampüsteki bazı işletmelerin özelleştirilmesi gururumu kırdı.
-Maalesef bu ülkede özgürlüğümüz azalıyor.
-Bu ülkeyi karanlığı biz getirmedik ama aydınlığa çıkacaksak, bunu yapacak olan bizleriz.
Nasuh Mahruki sadece düşüncelerini ifade ettiği için cezaevinde. Onun bu ülke için, insanlar için yaptıklarını hayal bile edemeyecek olanlar şimdi onun hakkında atıp tutuyor. Adaletsizlik altında eziliyor bu ülke.
Mesele kaynak değil tercih!
Faizciye müşfik, emekliye gaddar bütçe!
2026'nın ilk yarısında bütçeden faize ayrılan pay %16,8'e çıkarken sosyal güvenlik programının payı %8,3'e düştü.
Faiz, bütçeden sosyal güvenliğin iki katını alıyor.
En düşük emekli aylığının 23 bin 552 lirada çakılı kalmasının sırrı burada.
Bütçe, faizcilere müşfik, emeklilere gaddar bir zihniyetin ürünü.
Bu tablonun detaylarını @BirGun_Gazetesi yazıımda ele aldım.
https://t.co/MKTCettEIc
ANAYASA MAHKEMESİ DUY EMEKLİNİN SESİNİ!
1- Memur Emeklisinin yasal hakkı olduğu halde verilmeyen seyyanen zam davasının bir an önce Anayasa Mahkemesi tarafından karara bağlanması için bir milyona yakın dilekçe verildiği halde Anayasa Mahkemesi dosyanın incelemesini adli tatil sonuna bırakmıştır. Milyonlarca memur emeklisini ilgilendiren ve çok zor şartlarda geçimini sağlayan memur emeklisinin bu haklı davasının ertelenmesi adalete olan güveni sarsmaktadır.
2- TÜİK'e açılan asılsız veri davasında ise istinaf mahkemesi bir yıldan fazla süredir dosyada karar vermeyerek SGK ve BAĞKUR emeklisini mağdur etmekte ve adalete olan güvenimizi bitirmektedir.
3- Üstat Seyfettin ÇİLESİZ ile birlikte emeklimize bir söz verdik. Gerek seyyanen zam davası gerekse TÜİK'e açılan asılsız veri davasında sonuç alıncaya kadar sonuna kadar mücadele edeceğiz, gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuruda bulunacağız. Bu süreçte bize destek olan emekli dernekleri ve sendikalarına ve siyasi partilere, bireysel olarak canı gönülden çalışan emeklilerimize ayrı ayrı teşekkürü bir borç biliriz.
Tüm emeklilerimizi seyyanen zam davası ile asılsız veri davasının takibine devam etmelerini ve bu süreci hep beraber başaracağımıza olan inancımızla sevgi ve saygılarımızı sunarız.
Seyfettin ÇİLESİZ'in vekili
Av. Ali Erdem GÜNDOĞAN
KIYMETLİ EMEKLİLER
Memur ve memur emeklileri dayanışma gurubunun Facebook paylaşımı aşağıdadır:
“TBMM'ye milyonlarca emekliyi ilgilendiren bir kanun teklifi sunuldu. Komisyon'a sevk edilen teklif ile daha önce memurlara verilen seyyanen zammın memur emeklilerine de verilmesi istendi.
Teklifin gerekçesinde seyyanen zammın sadece memurlara verilmesinin sosyal adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu vurgulandı.
Gerekçede şunlar denildi: "14 Temmuz 2023'te yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanun'un 28. maddesi ile 375 sayılı KHK'ye eklenen Ek Madde 40 memurlara yapılan seyyanen ilave ödeme artışının memur emeklilerine yansımasını engelleyen bir hüküm olarak yürürlüğe girmiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 40'ıncı maddesiyle, kamu görevlilerine ilave ödeme yapılması öngörülmüş ancak yapılan düzenleme ile söz konusu ödemenin emeklilik haklarının hesabında dikkate alınmaması sonucu ortaya çıkmıştır. Bu durum, görevde bulunan kamu görevlileri ile aynı hizmet ve statü geçmişine sahip memur emeklileri arasında mali haklar bakımından farklılık meydana getirmiştir. Memur emeklilerinin, aktif çalışma dönemlerinde tabi oldukları personel rejimi ve sosyal güvenlik sistemi dikkate alındığında, görevde bulunan memurlara yapılan sürekli nitelikteki mali iyileştirmelerden tamamen dışlanmaları sosyal adalet ve hakkaniyet ilkeleri bakımından yeniden değerlendirilmesi gereken bir durum oluşturmuştur.
"Mağduriyet bitirilmeli"
"Bu Kanun Teklifi ile yeni ve bağımsız bir mali hak oluşturulması değil; 14/07/2023 tarihinde gerçekleştirilen düzenleme sonrasında memur emeklileri bakımından ortaya çıkan mali farklılığın giderilmesi, sosyal devlet ve eşitlik ilkeleri doğrultusunda kamu personel sistemi içindeki dengenin yeniden sağlanması; memur emeklilerinin seyyanen ilave ödeme hakkını geri kazanması, hukuksuzluk ve adaletsizliğin sonlandırılarak yaklaşık iki buçuk milyon memur emeklisinin yaşadığı hak ve gelir kayıplarına son verilerek, mağduriyetlerin bitirilmesi amaçlanmaktadır.
DEM Parti Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ tarafından Meclis'e sunulan kanun teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu'na sevk edildi.
TBMM'ye milyonlarca emekliyi ilgilendiren bir kanun teklifi sunuldu. Komisyon'a sevk edilen teklif ile daha önce memurlara verilen seyyanen zammın memur emeklilerine de verilmesi istendi.”
Umarım ve dilerim bu kanun teklifi yasalaşır inşallah.
Böylece memur emeklilerinin maaşı doğrudan artar.
SSK ve BAĞKUR emeklilerinin maaşı da dolaylı olarak arttırılacaktır.
Aksi takdirde memur emeklileriyle SSK ve bağkur emekli maaşları arasında fark çok açılacaktır.
Bu da toplumsal barışı bozacaktır.
Bu sebeple mecburen SSK ve bağkur emekli maaşlarıda arttırılacaktır.
Yazık çok yazık bu ülkeye. Nasuh Mahruki’yi tutukladılar. Kendileri gibi düşünmeyen herkesi hapsedebilecekleri bir hukuksuzluk düzeni inşa ettiler. Nasuh Mahruki FETÖ ile mücadele ederken siyasal iktidar Fetöcülere ne isteseler veriyordu. Şimdi 15 Temmuz Tweeti nedeniyle Mahruki’yi tutuklattılar.