‼️SAAT DEĞİŞTİ LUBUNYA ‼️
1 Mayıs'ta lubunya kortejine.
Haydi lubunya.
Homofobinizle, transfobinizle, nefretinizle topyekûn kavga etmeye geliyoruz!
Ne susarız, ne boyun eğeriz!
Düzeni de, nefreti de yerle bir edeceğiz
Sabahtan itibaren yiyecek, içecek dayanışması, hukuki dayanışma için Silivri’deyiz. Aileler olarak birbirimizle buluşmaya, dayanışmamızı büyütmeye devam ediyoruz. Çocuklarımız için herkesi bu akşam 21:00’ da #umudumuzsunuzgelecegimizsiniz etiketinde buluşmaya çağırıyoruz.
Eğer sloganlarınız biraz daha kapsayıcı olsaydı, bugün o kitle çok daha kalabalık olabilirdi. Çünkü kendini güvende hissetmediği için alana çıkamayan birçok eylemci, aktivist var arkadaşlar. Bu çok ama çok önemli bir mesele.
İnsanlar sadece devletten değil, kitle içindeki dilden, söylemden de korkuyor. O yüzden sloganların dili dönüştürücü olmalı. Kapsayıcı olmalı. İnsanlar, o alanın bir parçası olabilmek için önce orada kendilerini güvende hissetmeli.
Gezi’de aynı parkta yattığımız insanlarla birbirimizi nasıl güvende tuttuysak, şimdi de bu topluluğun kendi içinde güvenli bir alan yaratması gerekiyor.
Kusura bakmayın ama bu, sloganların neden kapsayıcı olması gerektiğinin en net cevabıdır.
Kimse birinin askeri olmak zorunda değil. Ne öleceğiz, ne de öldüreceğiz. Gezi’den hatırlarsınız: ‘Kimsenin askeri olmayacağız’ diye hep birlikte haykırmıştık.
Dün Ankara’da bir slogan duydum: ‘Orospu çocuğu diye başlayan slogan”
Biz Gezi’de bu dili kabul etmedik. Kullananlara müdahale ettik, özür dilettik. Çünkü hak aramak, başkasının onurunu hedef alarak yapılamaz.
Slogan atarken herkesin sizinle aynı dili kullanmasını beklemeyin. Ama attığınız sloganın neye tekabül ettiğini, kimleri dışladığını, kime şiddet yönelttiğini de iyi düşünün.
Evet, gençsiniz, tatlısınız, umudumuzu tazeliyorsunuz. Ama bu, yaptığınız her şeyin tartışılmaz olduğu anlamına gelmez.
Sloganlar da eylemler de tartışılır.
Çünkü gerçekten adil ve dönüştürücü bir mücadele, sadece yoldaşlık değil; eleştiriye açıklıkla da kurulur.
Avukatlık stajını başarıyla tamamlayıp yemin ederek Kars Barosu ailesine katılan meslektaşımız Av. Ertuğrul ASLAN’a meslek hayatında sağlık, mutluluk ve başarılar dileriz.
Ankara’da büyüyen biri olarak benim de sokak köpekleriyle ilgili kötü hatıralarım var.
Sokakta oyun oynamaktan korkardım.
Liseye başlayana kadar okula ailem bırakırdı, tek başıma gidemezdim.
Ailemin en büyük korkusu köpeklerden kaçarken araçlara dikkat etmeyişimdi.
İtiraf edelim ki hepimizin benim gibi hikayeleri var.
Bugün sayıları daha da artan sahipsiz köpekler nedeniyle birçok çocuk, benim yaşadığım bu korkuyu yaşıyor.
Birçok aile aynı endişeleri taşıyor.
Artık daha fazla kardeşimizin hayatlarını etkileyecek travmalara maruz kalmaması için,
Büyüklerimizin evlerine hapsolmaması için,
Sokaklarımızın huzura ve güvene kavuşması için,
Milletimizin genel bir talebi olan sahipsiz sokak köpekleri sorununu ortadan kaldırmak için,
EVET dedik.
Çok şükür ki Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimiz her türlü engelleme girişimine rağmen Genel Kurul’da kabul edilerek yasalaştı ✅
Her ne kadar birileri millete dirense de biz hakimiyetin millete ait olduğunu bir kez daha gösterdik.
Kardeşlerimize, büyüklerimize, çok sevdiğimiz milletimize, hepimize hayırlı olsun 🤗
Yurttaşlar,
Bu da oldu, bunu da yaptılar.
Anayasa’nın açık; hiçbir kuşkuya yer bırakmayan hükümlerine karşın seçilmiş Hatay milletvekilinin milletvekilliğini “düşürdüler”.
Hukuk tanımazlığın, kuralsızlaşmanın bu boyutlara gelmesine yine de şaşırıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu suça ortak edilebilmesine onun adına üzülüyorum. Kimin hangi hakkı, hangi yetkiyi nasıl kullanacağının öngörülemediği; kuralsızlığın egemen olduğu bu halin memlekete vereceği zararlardan ülkem adına endişe duyuyorum.
Türkiye, bu kuralsızlık, hukuksuzluk deli gömleğine sığmayacak. Hep beraber göreceğiz…
Peki onlar “bitti” dediler diye ben görevimi yapmaya çalışmaktan geri mi duracağım?
Asla!
Ülkeme, Hatay halkına, yıkılmış bir kentin ortasında oy kullanan insanlara karşı borçluyum. Zor koşullarda olsa da olanaklarımız çok sınırlı olsa da başta Hatay ve deprem bölgesi olmak üzere; halkımızın, emeği ile geçinen yurttaşlarımızın meramına tercüman olmaya çalışacağım.
Eksik ve gediklerimin sorumlusu özgürlüğümü engelleyenlerdir. Başta Hataylılar olmak üzere tüm yurttaşlarımın durumu açıklıkla gördüğüne inanıyorum.
Tam bir hafta sonra 6 Şubat. Yarından itibaren ana gündemimiz budur.
Uygulamaya bulaşmak istemeyenler, kendini dışında tutmak isteyenler varmış… Uygulamayı bir arayış olarak takdim edenler varmış… Milletvekillerinin haklarını korumaktan birinci dereceden sorumlu olan TBMM Başkanı yurt dışına gitmiş…
Başka biçimde takdim etseler de başka yere baksalar da başka yere gitse de, imzaları olmasa da tarihe Anayasa’nın askıya alınmasına ortak olanlar olarak geçecek.
Saygılarımla yurttaşlarıma duyururum…
Şerafettin Can Atalay
Seçilmiş Hatay Milletvekili
derdin bu mu demeyin evet bu normalde gün boyu onlarca mekan gezdiğimiz arkadaşlarımla şuan hatayda buluşacak vakit geçirecek bir yer bulamıyoruz. ulaşım bir yerden soğuk bir yerden hiçbir şey düzelmiş, normalleşmiş değil ve evet neredeyse 1 yıl geçti..