Çay Toplamak İçin İran’dan Rize’ye Getirilen İşçiler Darbedildi
Günlük 4000 TL yevmiye vaadiyle İran’dan Rize’ye getirilen 38 İranlı çay işçisi, 1.100 TL yevmiyeye çalıştırıldı.
Kötü şartlarda barındırılan işçiler eksik ücretlerini istedikleri için çıkan tartışmada 15 kişilik grup tarafından saldırıya maruz kaldı.
İzmir Barosu İnsan Hakları Merkezi'nden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Nesil Kör https://t.co/ocglYwm7YM'a konuştu:
"TOMA üzerine çıktıktan sonra gözaltına alınan kişinin adli muayene raporunda burnunun kırıldığı tespit edildi.
Gözaltına alındığı sırada polisler tarafından dizleriyle başına tekme atılan kişi hakkında 'Gözaltında kalamaz' şeklinde rapor verilmedi, kafa travması riskinden ötürü yalnız kalmaması gerektiği belirtildi.
Gözaltına alınan iki kişi mevcutlu olarak adliyeye sevk edilecek"
3 Mayıs 1962'de Ankara'da işsizlikten, açlıktan bunalmış inşaat işçileri, çıplak ayakla, devrimci sendikacı, TİP'li Fukara Tahir öncülüğünde Meclis'e yürümüşlerdi.
O günlerde sosyal sorunu, işçi sınıfının gücünü ortaya koyan ve emek tarihimize "Açların Yürüyüşü" olarak geçen bu sarsıcı olay kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.
Nazım Hikmet birkaç ay sonra, Ağustos 1962'de yazdığı şiirinde onları anlatmıştı:
"Açlık ordusu yürüyor
yürüyor ekmeğe doymak için
ete doymak için
kitaba doymak için
hürriyete doymak için."
Örgütlenme uzmanımız Başaran Aksu eylem planımızı açıkladı.
“Önümüzdeki 4 gün içinde, gece de olabilir gündüz de olabilir, Bekir Kiremitçi Tekirdağ’daki evindeyse madenciler, eşleri ve çocuklarıyla, Ordu’daysa Ordu halkıyla, yurt dışındaysa yurt dışındaki dostlarımızla ansızın kapısına dayanacağız.
Bayram biter bitmez Tekirdağ’da, şirket merkezinin önündeyiz. Gerekirse orada kalacağız.
Sonra da rotamız Çalışma Bakanlığı ve Enerji Bakanlığı olacak.”
Mutlaka biz kazanacağız!
#HakkımıVerKiremitçi
📍Bingöl
Cafran köyünde “gençleştirme ve canlandırma” adı altında binlerce ağaç kesiliyor. Orman şefliği, köylülerin tüm itirazlarına rağmen ağaç kesimine devam ediyor!
Ormanları bırakın! Cafran’a dokunmayın!
“Çocuğumuza bayramlık alamıyoruz.”
Keşan Cumhuriyet Meydanı’ndan bir madenci eşi sesleniyor:
“Çocuğumuz bir şeyler istiyor. ‘Anne bayramlık alacak mıyız? Bunu alacak mıyız, şunu alacak mıyız?’ diye. Çok üzülüyoruz, çocuğumuza bir cevap veremiyoruz.”
Bayram arifesinde madenciyi de çocuğunu da böyle bir çaresizliğe mahkûm ediyorlar. Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz.
#HakkımıVerKiremitçi
Ödemeleri yapmanız için yarın akşama kadar süre tanıyoruz!
Başaran Aksu:
"Madem bayramda işçinin çocuğu aç kalacak, Bekir Kiremitçi sana bayram zehir olacak!"
#HakkımıVerKiremitçi