“ey Allah'ın sevgilisi, ey insanların en hayırlısı, susamışların (susuzluktan dudağı kurumuşların) yanıp dâimâ su diledikleri gibi (ben de) seni özlüyorum.”
fuzuli - su kasidesi 🌹
şu ahir zamanda ahlaklı, güzel gençlerin birbiriyle evlenmesine vesile olmayı hep çok istiyorum. biizinillah toplumun ihyası burada. bunun için vakıf kurulsa yeridir artık.
kardeşler bakın bakın şöyle şeyler varmış. güvenirliğini bilmiyorum ama gerçekten evlenecek birini soranlar oluyor.
bakın bu ablalara 🌸
@gonulablamm@sevgiablaa@fatmaablaa
Enis hocam yazınızı okudum. Bir kaç saat vaktim oldu bir cevap da yazdım.
1-Kitapta konuyu tartışmayı bitirdikten sonra farklı fırkaların cevaplarını özetlediğim bir bölüm var. Orada Meşşailer, Eş'ariler gibi fırkalardan bahsettikten sonra ''kelamla ilgilenmeyen ortalama müslüman''ın konuya nasıl baktığını anlatıyorum.
Buradan nakil getirip ''itiraz ederken kullanmadığı delili kendisi kullanmış'' diyerek ''entelektüel ikiyüzlülük'' gibi sert iddialarda bulunmuşsunuz. Atıf yaptığınız pasajın başlığı dahi ''ortalama müslüman bu konuda ne düşünür'' anlamında ve o görüşü bana nispet edip ''entelektüel ikiyüzlülük'' demişsiniz.
İncelikli çalışmanızı ve metni gerçekten böyle iyi şekilde anlayabilmenizi takdir etmekle beraber, iddialarınızdaki itidal beni etkiledi.
2-Hakeza yazı girişinde ''çok çok'' diyerek çift vurgu ile vermeyi tercih ettiğiniz klasik felsefe bilginize itimad ettim. ''mümkün-muhal-zorunlu'' tasnifini devri geçmiş olarak almanızdan heyecanlanmıştım. Felsefede heyecan verici büyük bir iddia ile karşı karşıya olmak sık rastlanan bir durum değildir. Ancak bu büyük iddianın tümevarım gibi örneklerle temellendirme çabanızı tam olarak anlayamadım. Zira tümevarım ve diğer örnekleriniz ''mümkün'' kategorisi içerisinde bilgi üretir. Mümkün, muhal, zorunlu tasnifinin devri geçmiş olduğuna nasıl delil olabilir ? ''Çok çok'' çalıştığınızı söylediğiniz bir konuda size olan itimadımızdan dolayı temel seviyede ciddi hatalar yapmayacağınızı düşündüğüm için biz anlayamamış olabiliriz. Nihayetinde amatörce ilgilendiğimiz bir saha. Ancak eleştirinizin merkezi buraya oturduğu için yargılarınızın tamamı neredeyse bunun hakkında. Dolayısı ile burayı anlayabilmem önemli olacak.
3-Aynı şekilde bence felsefe metinlerinde hiçbir kıymeti olmayan atıf konusuna dair, Plantinga üzerinden getirdiğiniz eleştirinizi normalde pas geçerdim. Fakat yeni yazacağınız makaleniz için tekrar plantinga okuduğunuzdan bahsetmişsiniz. Sizin açınızdan atıf önemli olduğu için size yardımı olması hasebiyle atfı ekledim.
Hasılı her bir iddianıza satır satır cevap verdim. Din felsefesi ile ilgili genel kanaatlerimi örneklendirmek hususunda bu iyi niyetli eleştirinizin oldukça faydalı olduğunu düşünüyorum. Bugün yazıyı düzenler atarım. Teşekkürler.
Hava gibi olacaksın güzelim hava gibi. Görünmeyeceksin ama yaşatacaksın. Güneş gibi olacaksın kimseye yük olmayacak süzülüp gidecek ama ısıtacak, ışıtacaksın.
-Abdülmetin Balkanlıoğlu Hocam
hayatta en büyük uzaklığın Allah’tan uzaklık, en büyük kederin Allah’ın rızasını kaybetmek, en büyük derdin Allah’ın rızasını kazanmak, en güçlü muhabbetin O’na duyulan muhabbet olduğu aşamasındayız