İsmail Arı iyi gazetecidir.
Tutuklayıp korkutabildiğiniz gazeteci müsveddelerine benzemez.
TÜGVA belgeleriyle kadrolaşmayı yazdı.
Tarikat yurtlarında çocuk istismarlarını yazdı.
Diyanet’in israfını yazdı.
İsmail halkı yanıltmadı, sadece doğruyu yazdı.
#İsmailArıSerbestBırakılsın
Gazeteci Alican Uludağ hakkındaki tutuklama kararına avukatları tarafından İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliğine 23 Şubat’ta yapılan itiraz reddedildi. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 27 Şubat’ta verilen ret kararı henüz avukatlara tebliğ edilmedi. Bu nedenle itirazın gerekçesini henüz bilmediklerine dikkat çeken Avukat Abbas Yalçın, karar tebliğ edildiğinde Anayasa Mahkemesine başvuru yapacaklarını açıkladı.
#HalkaYalanSöylemedik
LAİKLİK HEYULASI KOL GEZİYOR
“Laikliği Birlikte Savunuyoruz” bildirisi, şeriatçı dayatmalara, ülkeyi Talibanlaştırma baskısına ve pratiğine karşı çığlık olarak görülmelidir.
https://t.co/aA2Wv8nSxB
Bu hesap sadece gazeteci Alican Uludağ hakkında doğru haberleri almak için değil, gerçek anlamda bir "dayanışma" için de izlenmelidir. Dayanışma yaşatır: Paylaşın ki, faşizme karşı daha güçlü olalım.
Merhaba,
Bu hesabı, meslektaşımız Alican Uludağ’��n tutuklanması sonrası dayanışmayı büyütmek ve süreçle ilgili gelişmeleri paylaşmak için açtık.
Amacımız, doğru bilgiyi dolaşıma sokarak ve mesleki dayanışmayı güçlendirerek bu süreci birlikte takip etmek.
Biz Alican’ın arkadaşlarıyız, onun gazeteciliğine tanığız. Arkadaşımızın da tutuklanırken dediği gibi “Dik durun! Alican Uludağ susmadı, susmayacak!”
SUSTURAMAYACAKSINIZ
Alican Uludağ'ı da, artık kabak tadı veren şu mâlûm "Cumhurbaşkanı'na hakaret" ve "yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" klişeleri ile tutukladınız.
Maksadınız belli. Halkın haber ve bilgi alma hakkını bağımsız yorum duyma özgürlüğünü gaspetmeye çalışıyorsunuz. Kim bilir kaçıncı kez.
Bütün gazetecilerin; elinizden beslenen, düdük çaldığınızda hizaya giren, sizlere biat eden, önünüzde düğme ilikleyen ve uslu "vakanüvisler" olmasını arzu ediyorsunuz.
Bizi onlar gibi yapamayacağınızı bildiğinizden, gözaltı, tutuklama, ceza, tehdit, şantaj, baskı, kelepçe, sansür silahlarıyla susturmanın peşindesiniz.
Unutun!
SUSTURAMAYACAKSINIZ.
Gerçekleri gizlemenize izin vermeyeceğiz
#ÖzgürBasınSusturulamaz
#AlicanUludağaÖzgürlük
Gerekçelerin uydurma olduğunu hepimiz biliyoruz. Alican Uludağ'ın gözaltına alınmasının asıl nedeni iyi gazeteci olması ve muktedirleri rahatsız eden haberler yazması. Amaç da cezalandırmak, yıldırmak... Ama onu böyle gözaltına alarak, yazdıklarını teyit etmiş oldular; bağımsız bir gazeteci olduğunu da...
Halkın dini duygularını sömürerek milyarlarına milyarlar kattılar.
Saltanatlarına devam etmek için emperyalistlerin boyunduruğunda yeni bir düzen kurmak istiyorlar.
Rahatsızlıkları Tam Da Bu Yüzden!
Gerici tek adam rejimine ve onun baskılarına karşı;
Laik ve bilimsel bir eğitim için
Özerk ve bilimsel üniversiteler için
Özgür Bir Türkiye için
SOL Genç olarak biz de #LaikligiSavunuyoruz
https://t.co/1uDre9YQb4
@dailyyturkiye Haberin tarihi 22 Şubat 2000.
Muhsin Kızılkaya, 30 Aralık 2020 tarihli “İlber Ortaylı'nın dilciliği, Orhan Pamuk'un tarihçiliği!” başlıklı yazısında anımsatmış.
https://t.co/0G9zoZarPz
@KaanEminoglu Haberin tarihi 22 Şubat 2000.
Muhsin Kızılkaya, 30 Aralık 2020 tarihli “İlber Ortaylı'nın dilciliği, Orhan Pamuk'un tarihçiliği!” başlıklı yazısında anımsatmış.
https://t.co/0G9zoZaZF7
KAPİTALİST DİSTOPYA OLARAK EPSTEİN ADASI
Kapitalist dünyanın kaymak tabakası, gücünün yettiği her yeri Epstein adasına benzetir. Epstein, pedofiliyi meşrulaştırma fikrini Türkiye’deki döneklerden, liberal/İslamcı ahlak fukaralarından almış olabilir mi?
https://t.co/8bjhK31x8Y
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Kadın Meclisi (SKM), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Etkin Haber Ajansı (ETHA), DİSK/Limter-İş, Polen Ekoloji ve BEKSAV'a yönelik operasyonda 47 kişi tutuklandı.
Baştan sona hukuk dışı operasyonel bir süreç işletildi
Gazeteci Merdan Yanardağ kimsenin inanmadığı, ikna olmadığı bir suçlama ile 100 gündür özgürlüğünden uzak, tutsak… göreceksiniz casusluk iddiası tümüyle boş çıkacak…
SINIRSIZ YALAKALIK
“İran’ı içine girdiği kıskaçtan ancak Başkan Erdoğan çıkarabilir.” (Abdulkadir Selvi,Hürriyet, 27 Ocak 2026)
Soyadı Selvi olsa da boy itibariyle hiç de selvi gibi değil ama boyunu aşan yalakalık potansiyeline sahip. Mehmet Barlas sağ olsa nasıl kıskanırdı.
Fake ya da işgüzarlık değil, Zafer Arapkirli. Egemen ana akım medyanın kafa yapısıdır. 1993 yılında Türkiye gazetesinde, Bosna’dan “Yusuf Sancak cepheden bildiriyor” anonslu "haber" manşetten “Cephede bir Sırp vurdum!” başlığıyla aktarılmıştı.
FAKE'DİR İNŞALLAH...
Biri bana, "Bunu işgüzar bir çalışanımız yapıp, kurumun bilgisi olmadan paylaşmış. Gereken yapıldı. İlişiği kesildi... İzleyicilerimizden ve medya camiasından özür dileriz" diye bir açıklama yapıldığını söylesin.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yurtdışı gezilerine davet edilen gazetecilerin listesini taramayı bu yıl da sürdürdüm. 2025’in “gözdeleri”ni, "gözden düşenleri”ni belirledim; davet edilenlerin tablolarını geçen yıllardaki davetlerle de karşılaştırdım.
2025’te Cumhurbaşkanlığı uçağına en çok davet edilen gazeteciler, Taha Dağlı (Haber Global), Nermin Yurteri (NTV), Murat Alan (Yeni Akit) ve Sena Alkan (Habertürk)
En gözde yayın grupları yine Turkuvaz Medya ve Demirören Grubu. Bu iki medya grubundaki gazetecilere geçen yıl 37 kez davet gönderildi.
"Gözden düşenler"in başında ise Zahid Akman, Hale Kaplan, Seda Öğretir, Ünal Kaya gibi isimler geliyor. Sinan Burhan ve Yücel Koç da gerileyenlerden.
Gazetecilerin uçakta Erdoğan’a soracakları soruları önceden İletişim Başkanlığı’na verdiklerini, onların düzenlediği metindeki soruları sorduklarını belgelemiştim.
Uçaktaki sohbetleri bile yazamadıklarını da ekleyeyim, Çin dönüşünde Erdoğan ile yaptıkları yeşil çay sohbetini de anılarına saklamışlar… Yazı linki: https://t.co/vMwwsZOo18
Geçmişte TÜRK SAĞININ ve İSLAMIN AMERİKA AŞKI başlıklı yazılar yazdım. Milli Şef İsmet İnönü’nün imzaladığı ikili anlaşmalarla açılan dikenli aşk yollarında siyasetçilerin Amerika aşklarını anlattım. Meğer KÜRT SAĞI da Amerikan emperyalizmine sevdalıymış.
https://t.co/ogyCZSkTmV
40 yıldır DEP’ten DEM’e kadar Kürtlerin talepleri, önerileri hiç değişmedi.
Ama karşıdaki statükocu, ezberci, üstenci, slogancı, ergen dil hiç değişmedi.
40 yıldır olan, ölen garibanlara oldu.
Ve maalesef karşıdaki kafa hep aynı.
Hep insanlıktan, hem ferasetten uzak
ALLAH HİDAYETE ERDİRSİN AMİN!
Hz. Musa denizi yarmış; Hz. İsa dokunduğu hastayı iyileştirmiş; Hz. Muhammet Ay’ı yarmış... Bence en büyük mucize Kur’an-Kerim. Dostum Hidayet gibi 2 milyara yakın insan okumadıkları halde inanıyorlar. Allah hidayete erdirsin!
https://t.co/MuMi7zAh3F
Zekeriya Öz Meriç’ten kaçmadı. Meriç nehrinde Ege Denizi'nde zulümden kaçmaya çalışan, zulümden kaçarken ölen garibanların hatırına böyle bir benzetme yapılmamalıydı.
Tam güzel gidiyor diyorsun, getiriyor getiriyor bir yerde saçma bir şeyler söylüyor. Ülkenin son 10 yılının tarihini ve orada Meriç’in hem fiili hem sembolik yerini bilen biri bu sözleri söylemez eğer zulümden kaçanlarla dalga geçmek istemiyorsa. Kaldı ki, bilmiyorum ama Zekeriya Öz bota binip Meriç’ten kaçmamıştır herhalde ama çoluk çocuk heba oldu o yollarda. İnsan onların hatrına bu teşbihi yapmaktan imtina eder.