Müslüman Gençler!
-İhale kovalarken
-Makam kapılarını aşındırırken
-Kulis yaparken, Ayak kaydırırken
-Protokol fotolarına girmek için çırpınırken
-Mal ve makam için el pençe divan dururken
-Gücün karşısında avuç ovuştururken şahsiyetini ve değerlerini kaybedenlerden olmayın.
Değerli Ankaralılar;
Su zamları ile ilgili rakamlar ve mahkeme kararı ortada, ben yalnızca zamlarda vatandaşımıza zulm edilmesini durdurmak istiyorum .
Eğer yanlış olduğunu düşünüyorlarsa, en doğru cevap polemik değil, açık verilerle ve mahkeme belgeleriyle kamuoyunu bilgilendirmektir.
Bizim derdimiz tartışma değil, vatandaşın yükünü hafifletecek doğruyu ortaya koymaktır.
Mansur Yavaş bunları yapamıyorsa mahkeme kararını adam gibi uygulayarak vatandaşımızı rahat ettirsin.
Aski tarafından vatandaşımıza atılan mesaj dolayısıyla Mansur Yavaş ve ASKİ Genel müdürü hakkında halkı yanıltıcı bilgiden dolayı savcılığa başvuruda bulunuyorum.
Mahkeme kararı ortadayken utanmadan yalan söylemenin hesabını adalet önünde vereceksiniz.
TOPUNUZ GELİN🥊
Ankara İdare Mahkemesi'nde açmış olduğum dava sonucunda, Mansur Yavaş'ın konut ve iş yerlerine yaptığı fahiş su zammı iptal edilmiştir.
Bu konuda TBMM’de basın toplantısı düzenledim.
Yoğun katılım dolayısıyla basın mensubu arkadaşlara teşekkür ederim
Aziz Hemşerilerim,
31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Keçiören halkı teveccüh göstererek büyük bir oy oranı ile şahsımı Belediye Başkanlığı’na layık görmüştür. Keçiören halkının bu teveccühü beni onore etmiştir. Mazbata alma töreninde de açıkladığım üzere, ilk günden itibaren parti rozetimi çıkartarak tüm Keçiören’e şeffaf ve eşit hizmet etmeye başladım. Bu kapsamda parti ayrımı gözetmeksizin her kapıyı aşındırarak Keçiören’imize hizmet getirmeye gayret gösterdim.
Son zamanlarda Keçiören’imizin belli başlı büyük yatırım ve sorunlarına çözüm bulmak amacı ile yapmış olduğum ziyaretlerin artmış olması ve bu ziyaretlerimin şeffaf bir şekilde sosyal medyadan halkımıza duyurmam sonrasında CHP içerisinde bazı klik ve odaklar tarafından sistemli bir dedikodu ve algı faaliyeti başlatılmıştır. Temsil ettiğim millî ve manevi değerlere mesafeli olanlar ile bu değerleri parti içi hesaplaşmalarında araçsallaştırmak isteyenler, gerçek dışı spekülasyonlarla kamuoyunu yanıltma ve şahsımı parti içinde itibarsızlaştırma çabasına girişmiştir. Ancak; şahsımla ilgili iftiralar, spekülasyonlar “Halka Hizmet Hakka Hizmettir” anlayışı ile tarafımca umursanmamış ve 6 Ocak 2026 tarihinde, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ile Keçiören’imizin sorunlarının çözümü amacıyla görüşme gerçekleştirilmiştir.
Bu ziyaret sonrasında CHP içerisindeki bazı klikler; bu dedikodu ve algıların dozunu artırmıştır. Ancak bir Belediye Başkanının; özellikle deprem bölgesinde yürütmüş olduğu etkin ve hızlı hizmetleri ile halkımızın gönlünde taht kuran Çevre Şehircilik ve İklimlendirme Bakanını ziyaret etmesi ve ilçesine hizmet etmek için ziyarette bulunmasının altında başka bir gaye aranması tarafımca anlaşılamamıştır. Ayrıca Sayın Bakan ile ilişkimiz, okul ve mesai arkadaşlığına dayanan, yıllara sari bir dostluk olmasına rağmen; bu ziyaret sonrasında bu kliklerin sayısı ve şahsıma yönelik baskısı artmıştır. Baskı, dedikodu ve iftiralara karşı sessizliğimi korumama ve hizmetlerime devam etmeme rağmen 07.02.2025 tarihinde saat 23:59’da CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel tarafından şahsıma yönelik Whatsapp mesajları gelmeye başlamıştır. Bu mesajlar; siyasi nezaketle, parti ahlakıyla, kamu sorumluluğu ve insanlıkla bağdaşmayacak hakaret, tehdit ve iftiralar içermektedir.
Soruyorum; Bir genel başkan, belediye başkanına küfür eder mi? Bir genel başkan, ailevi değerleri hedef alıp hakaret eder mi? Bir genel başkan, ağıza alınmayacak kelimelerle tehdit eder mi? Özellikle aile değerlerimi ve kutsal varlığım annem ve merhum babamın dahi karıştırıldığı mesajlar karşısında; Cumhuriyet Halk Partili seçmene olan saygım ve sevgim baki kalmak kaydı ile artık Cumhuriyet Halk Partisi saflarında hizmet etmem söz konusu dahi olamaz. Benim tek önceliğim Keçiören’e hizmet olmasına rağmen mesajlarda yer alan üslubun ve anlayışın hâkim olduğu bir zeminde, enerjimi ve mesaimi ilçemin sorunlarına odaklayarak sağlıklı bir şekilde görev yapmamın mümkün olmadığı kanaatine varmış bulunuyorum.
Tepkim; Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine, Atatürkçü ve Cumhuriyetçi seçmenlerine değil; siyasi nezaketi ve devlet ciddiyetini yitirmiş mevcut yönetim anlayışınadır.
Bu çerçevede, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum.
Her şeye rağmen birlikte yol yürüdüğüm Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş başta olmak üzere, Ankaralı diğer belediye başkanı arkadaşlarıma emekleri için teşekkür ediyorum. Hizmet odaklı siyasetin parti içi gerilimlere ve kırıcı üsluba kurban edilmemesi gerektiğine inanıyor; bu üsluba sahip bir yönetimin olduğu yerde siyaset yapma zemininin herkes tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyorum.
Ayrıca belirtmek isterim ki; beraber yol yürüdüğüm başta Sayın Mansur Yavaş olmak üzere Ankaralı diğer Belediye Başkanlarına teşekkür etmem sebebi ile CHP içerisinde yer alan ve bu sürecin buraya gelmesine sebep olan kliklerin “teşekkür” etmemi de başka yerlere çekeceğini de düşünerek belediye başkanı arkadaşlarımdan helallik istiyorum.
Ancak; kardeşleri, dostları ve mesai arkadaşları olarak bir hatırlatma yapmak istiyorum; biz “Allah yolunda, millete hizmet gayesi ile vatanın birliğini bütünlüğünü koruyarak” yol yürümek için kader birliği yapmıştık. Ancak; geldiğimiz noktada; maalesef ki CHP Genel Başkanı Sn. Özgür Özel ve yakın çalışma arkadaşlarında; ne Allah Yolu, ne vatan, ne aile ne de kutsal saydığımız değerlerden hiç bir şey kalmamış, tüm mukaddesiyetler yerle yeksan olmuştur. Yola çıktığım ve birlikte yol yürüdüğüm arkadaşlarımın vicdanlarına sesleniyorum; “Dava İnsanlık Davasıdır”; kuruluş kodlarından uzaklaşmış, gayri ahlaki bir şekilde idare edilen bu yapıdan kendilerini kurtarmaya, şahsıma yapılan ahlaksızlığın içerisinde yer almamaya ve tepkilerini göstermeye davet ediyorum. Bugün şahsıma ve aileme yapılanlar; unutulmasın ki tepki gösterilmez ise bir gün kendilerine de yapılacaktır.
Keçiörenli hemşerilerimin emanetini layıkıyla taşımaya ve parti ayrımı gözetmeksizin ilçemiz için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğim.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Mansur Yavaş, 470 milyon TL kredi çekip 549 milyon TL’ye ihale ettiği Polatlı hattını 2,5 milyar TL’ye bitirdi. Zamanında çektiği kredi ile boruları peşin alım ihalesi yapılsaydı, Ankaralı’nın 2,5 milyarı cebinde kalacaktı.
Ankara’da muslukta su yok, kasada para yok
Güle güle gidin Mehmed'im...Sevinin başlar yüksekte...Yarın elbet bizim,elbet bizimdir.Gün doğmuş gün batmış,ebed bizimdir.Birlikte aynı fakültede okuyup aynı evde kaldığımız Saadet Partisi Bursa Milletveki'miz canım kardeşim,dualarımız sizinle...
Yenikent Cumhuriyet Caddesi Mansur Yavaş yüzünden felç! Yol çalışmasını bile beceremiyor, vatandaşı her gün 3 saat eziyete mahkûm ediyor. Konserlerde paralarını heba edeceğine işini yap, yolu bitir! Senin yüzünden Ankaralı bu zulmü daha fazla çekmek zorunda değil!
Tevfik İleri Anadolu İmam Hatip Lisesi'nden üniversite sınavında Türkiye 684.sü olarak mezun oldum.
Türkiye’nin bütün üniversitelerinde okuyabilirdim ama sizin gibilere kalmasın diye senin doktora yaptığın üniversitede Siyaset Bilimi okuyorum ;)
Size inat hukuk okuyacağız; size inat siyaset, sosyoloji, psikoloji okuyacağız.
Size inat İmam Hatip Liselerinde okuyacağız!
Siz de kininizde boğulacaksınız.