Yakında kediler de toplatılacak. Yeryüzünde ayak basan canlı türü bırakmak istemiyorlar. Daha önce demiştik yanınızda sevecek kedi bile göremeyebilirsiniz. Karbon Ayak İzi demek ekolojik dengeyi yok etmek demek. İnsanlar, hayvanlar, orman bu yüzden hedef.
ALİ OSMAN ÖNDER
Şöyle soruyorlar: Şiddet gerekli miydi?
İşte daha iyi bir soru:
Kimin için gerekliydi?
Köleleştiren için mi, sömürgeci için mi, feodal bey için mi, yabancı bir güç tarafından kurulan askeri hükümet için mi?
Hayır. Şiddet gerekli değildi. Onların konumundan bakıldığında, sabretmek her zaman daha akıllıca bir tavsiyeydi. Onların konumundan bakıldığında, sistem zamanla kendi kendini yumuşatırdı. Onların konumundan bakıldığında, düzenin bozulmasının bedeli her zaman getireceği faydalardan daha ağırdı.
Kendi çıkarları konusunda hiç yanılmadılar.
Ama gereklilik sorusuna cevap vermek hiçbir zaman onların hakkı değildi.
O hak, zaten diğer her yolu denemiş olan insanlara aitti. Dilekçe verip göz ardı edilenlere. Örgütlenip ezilenlere. Hiç gelmeyen o ılımlılaşmayı bekleyenlere. Anne babalarının ve dedelerinin bekleyişini izleyip evlatlarına bakan ve daha ne kadar beklemenin ahlaken savunulabilir olduğuna dair bir hesap yapanlara.
Tarih bu hesapları ayrıntılarıyla kaydetmez; çünkü tarih genellikle daha sonra, kullanılan araçlar hakkında fikir yürütme lüksüne sahip olanlar tarafından yazılır.
Tarihin Fransa’da, Amerika’da, Rusya’da, Çin’de, Vietnam’da, Haiti’de, Cezayir’de, Küba’da kaydettiği şey ise sonuçtur.
Sonuç şudur: Beklemeyi bırakmaya karar veren insanlar, dünyanın bugün olduğu gibi görünmesinin nedenidir.
Daha iyiye, daha kötüye ve bu ikisi arasındaki tüm karmaşık gerçekliğe rağmen.
İzin istemediler.
Rahatlığı beklemediler.
Karar verdiler.
Ve o karar, her şeyi değiştirdi.
Üzerinde düşünmeye değer bir soru var:
Neden ezicinin uyguladığı şiddet “düzen” olarak adlandırılırken, ezilenin uyguladığı şiddet “kaos” olarak adlandırılır?
Neden Fransız kralının askerlerle gelen vergi tahsildarı “yönetim” olarak adlandırılırken, dirgeniyle gelen Fransız köylü “terör” olarak adlandırılır?
Neden İngiliz ordusunun Boston’da yürüyüşü “barışı korumak” olarak adlandırılırken, Paul Revere’in gece boyunca at sürmesi “isyan” olarak adlandırılır?
Neden plantasyon sahibinin kırbacı “disiplin”, Nat Turner’ın isyanı ise “vahşet” olarak adlandırılır?
Cevap karmaşık değil.
Tarihi yazanlar, en azından ilk taslağını yazanlar, kazananlardır.
Ve kazananlar, savaş bitmeden önce bu kelime dağarcığını oluşturmuşlardır.
“Düzen” demek: bize fayda sağlayan düzen.
“Kaos” demek: kontrol edemediğimiz düzen.
Bu kelime dağarcığını dikkatle inceleyin.
Hâlâ kullanılmaktadır.
Mehmetçiği , Pentagon ve Telaviv emrine sokmaya çalışan soyguncu ve talancı çete Anadolunun düşmanıdır.
Mehmetçiğin düşmanıdır.
Türk'ün düşmanıdır.
Müslümanın düşmanıdır.
Epstein sapıkları ile iş tıtan bu zihniyet insanlık adına ne varsa her şeye düşmandır.
@95_Fenerbahce@ZahiriBeyhude@hakanfidan_tr Nice azlar çoklara galip geldi
münafık tayfası...
Müslüman Türk'ün izzet ve şerefini beş paralık ettiniz
şimdide müslüman Türk askerinin kanını , önce Yemen'de sonra İranda , Amerika'ya ve İsrail'e satacaksınız.
Gidin Amerika'nın İsrail'in mayın eşeği olun size bu yakışır.
@haskologlu Siktir lan bahçe cücesi, tedbir koymuşmuş. Selamunaleyküm desek mahremimize sabahın köründe 4k kamera ve 30 polisle girip 6 ay siklerinin keyfine içeri atacak adamlar konu kendi piçlerinin asrın vurgunu olunca nasıl geveliyor. Tedbir, gönüllü iade, papatya çayı ve netflix 🌷🌸🍓
@AchmedBy Muhalifler korktukları için yahut
mücadele etmek istemedikleri için "biz bunlara yumuşak davranırsak onlarda bize yumuşak davranır" diye bir yol tutmuş fakat bu yol Romaya çıkmıyor ; haysiyetsizliğe , itibarsızlığa çıkıyor.
@AchmedBy akepe, İsrail, Amerika gibi güçten anlayan tiplerle konuşabilmenin yolu önce onları yenmekten , onlara diz çöktürmekten geçer.
Onları yenebileceğinizi düşünmedikleri müddetçe asla saygı görmeyecek, adam yerine koyulmayacaksınız ve orta yol için masaya oturulmayacaksınız.