Tolstoy diyor ki; "Belki de her seyi
kabullenip hayati akisina birakmak lazim. Zorlamak bazen çözüm
degildir. Ve zorla olan hiçbir sey güzel degildir."
Yarın bir nükleer saldırı olursa insanların %95’i patlamadan değil, tek bir basit bilgiyi bilmedikleri için hayatını kaybeder❗️
1) Çoğu kişi nükleer saldırının kilometrelerce alanda herkesi anında öldürdüğünü düşünür.
Bu bir efsane.
Birçok ülkenin savunma araştırmaları gösteriyor ki ilk darbede değil, sonraki 24–72 saat içinde insanlar hayatını kaybediyor. Oysa ilk ne yabilmek her şeyi değiştirir.
2) En kritik nokta şu: En tehlikeli kısım patlama değil,radyoaktif serpintidir.
Bu parçacıklar 15–30 dakika içinde yere iner. Bu sırada dışarıdaki biri, binaya giren kişiye göre 50–100 kat daha fazla radyasyon alır.
Beton bir bodrum kat dozu 200–500 kat azaltabilir.
3) En sert gerçek şu: İnsanların büyük kısmı saldırıdan sonra dışarı çıkar.
Meraktan, panikten ya da yakınlarını aramak için.
Ama en tehlikeli zaman tam da ilk 30 dakikadır. Asıl risk patlama değil, açık alandaki serpintidir.
4) Çok az kişinin bildiği bir algoritma var: Parlama anında yere yat,başını kapat,ışığa bakma. Ardından hemen en yakın binaya gir.
Pencereleri ve havalandırmayı kapat. Girişte üst kıyafetini çıkar. Yüzünü yıka.
En az 24 saat dışarı çıkma. Radyoyu aç ve resmi duyuruları dinle.
5) Sivil savunma bunun için vardır.
Sadece artık öğretilmiyor.
Oysa hayat kurtaran bilgi hâlâ basit ve ulaşılabilir. bilgi: @ tazebirmuhendis
Ayağa kalk Türkiye Sena çocuğa sahip çık‼️
Bu çocuk kim biliyor musunuz❓❓❓
Tecavüzün RIZASI var denilerek,Tecavüzcüsü mahkemece AKLANMIŞ, umudu kalmayınca ADALETİ aramaya çalışan bir KIZ ÇOCUĞU❗️❗️
14 yaşındayken aile içinden birinin, eniştesinin yanına güvenle gönderilen o çocuk, hayatının en büyük kabusuyla orada tanıştı.
"Baban ikimizi de öldürür" tehditleriyle, omuzlarına yüklenen ağır suçluluk duygusuyla tam 4 yıl boyunca sessizliğe mahkum edildi.
Yıllarca süren bu istismar, sadece çocukluğunu değil, ruhunu da parça parça etti.
Korku duvarlarını yıkıp arkadaşlarıyla paylaştığında her şeyin değişeceğini, adaletin yerini bulacağını sanıyordu.
Ailesiyle birlikte şikayetçi oldu, ses kayıtlarını, görüntüleri, tüm delilleri adalete sundu. Tam 2 yıl boyunca mahkeme salonlarında o korkunç anları tekrar tekrar yaşayarak mücadelesini verdi.
Ancak bugün mahkemeden çıkan karar, yarasına merhem olmak yerine yeni bir darbe vurdu: Davayı kaybetti.
14 yaşında bir çocuğun susturulduğu, hayatta kalmaya çalıştığı o yıllar, mahkemece sanki kendi rızası varmış gibi görüldü.
Şimdi ise tek bir isteği var; bu karanlıkta sesinin duyulması ve kimsenin onu bu adalet mücadelesinde yalnız bırakmaması.
#SenaİçinAdalet