ÖĞRETMENE ATILAN İFTİRANIN BEDELİ AĞIR OLDU!
Öğretmeni CİMER’e şikayet eden öğrenci, iftiradan dolayı 1 yıl 15 gün hapis cezasına çarptırılıp, 45 bin TL mahkeme masraflarını da ödemeye mahkum edildi.
Mağdur öğretmenlerden biri durumu şu sözlerle özetledi: “Haziran ayında bir öğrencim beni ve okuldan başka bir öğretmen arkadaşımı CİMER’e şikayet etmiş. Yazdıkları tamamen iftira. Biz dava açtık ve şükür ki kazandık, öğrenci ceza aldı.”
Bu karar, kamu görevlilerine yönelik asılsız ihbar ve iftiraların hukuki sonuçlarını hatırlatması açısından sosyal medyada geniş yankı buldu.
Öğretmenlerimiz, memleketin dört bir yanında bizim evlatlarımızı yetiştiriyor; çocuklarımızı geleceğe hazırlıyor.
Peki biz onların evlatlarına, onların ailelerine karşı vazifemizi yapıyor muyuz?
Aile birliği mazeretiyle tayin isteyen öğretmenlerimizi kontenjan yetersizliği sebebiyle eşinden, çocuğundan ayrı bırakmak devlete yakışmaz.
Öğretmeninden fedakârlık bekleyen devlet, öğretmeninin ailesini de gözetmek zorundadır.
Daha önce defalarca uygulanan il emri yeniden hayata geçirilmeli; aile birliği nedeniyle tayin hakkını kullanamayan öğretmenlerimizin mağduriyeti giderilmelidir.
Aileyi korumak sözle olmaz.
Öğretmenimizin yuvasını bir araya getirecek iradeyi göstermek hem Millî Eğitim Bakanlığımızın hem de devletimizin vazifesidir.
📢 SAYIN BAKANIM; MAZERET ATAMA TAKVİMİ BİR AN ÖNCE AÇIKLANMALIDIR!
Sayın Bakanım @Yusuf__Tekin,
2023 yılında sözleşmeli öğretmen olarak atanan meslektaşlarımız için 2026 yılı Eylül ayında mazeret ataması hakkı verileceğini ilan etmiştiniz.
Ancak atama takvimindeki yoğunluk nedeniyle bugüne kadar mazeret atamalarına ilişkin bir takvim açıklanmamıştır.
Meslektaşlarımızın;
🏠 Ev bulma ve taşınma,
👨👩👧👦 Aile birliğini sağlama,
🏫 Çocuklarının okul durumunu belirleme,
📚 Yeni eğitim-öğretim yılına hazırlık
gibi birçok önemli konuda planlama yapabilmeleri için belirsizliğin daha fazla uzatılmaması gerekmektedir.
Okullar açılmadan önce mazeret atama takviminin açıklanmasını ve sürecin tamamlanmasını bekliyoruz.
Öğretmenlerimizin mağduriyet yaşamaması, ailelerin bir an önce kavuşması ve eğitim-öğretim yılının huzurlu bir şekilde başlaması için takvimin ivedilikle ilan edilmesini talep ediyoruz.
@Yusuf__Tekin@cftcblnt@tcmeb@mebpgm
Mazeret ataması bekleyen öğretmenlerimizin sesi duyulmalıdır!
"Üzülme Çalıkuşu, hiçbir şey kazanamadınsa, geçinmek, yaşamak ve tahammül etmek ne olduğunu da mı öğrenmedin? Bu az kazanç mı..? "
Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in aile birliğine verdiği önem herkesçe bilinmekte. Daha önce, öğretmenlerin il dışı isteğe bağlı yer değişikliği işlemlerinde 31 Aralık tarihinin baz alınması hususunda bakanın sizleri kırmayacağını belirtmiş ve “Bu kardeşinize güvenin” demiştim.
Edindiğim bilgilere göre, yayımlanan duyurudaki ibareler kanuni zorunluluk nedeniyle yer alması gereken, tamamen prosedür gereği ifadeler. Bakanlık bu ifadeleri eklemek durumunda.
Bu sebeple sakin kalmanızı ve haklı taleplerinizi her platformda dile getirmeye devam etmenizi rica ediyorum.
“Hâlen aynı yerde misiniz?” diyenler olacaktır; evet, aynı yerdeyim.
Irmak Öğretmeni en iyi anlayanlar, kilometrelerce uzaktaki köy okullarında görev yapan öğretmenlerdir.
Sizden her şey beklenir; öğretmenlik dışında her işi yapmanız istenir. Ama sıra sizin taleplerinize geldiğinde, çoğu zaman kimse duymaz, kimse görmez.
Öğretmen açığı öğretmenleri mağdur ederek kapatılamaz. Zorunlu hizmet bölgelerindeki öğretmenleri o illerde tutarak öğretmenleri mağdur ediyorsunuz. Tüm kontenjanlar açılmalı, öğretmenler yerleşecekleri illere tayin isteyebilmeli. #MEBİlDışınaYüksekKontenjan
İkbal Gürpınar:
"Bize Israil'de bu zulmü yapanlar Türk pasaportu taşıyan kişilerdi"
İsrail'e gidip askerlik yapan ve İsrail'e hizmet edenler Türk vatandaşlığından atılsın.
KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Prof.Dr Erhan Arıklı:
"Hristiyan güney tarafta başörtüsü serbest. Müslüman Kuzey Kıbrıs'ta başörtüsü yasak.
Böyle bir saçmalık olabilir mi? Bunu anlatmaya çalışıyoruz."
Kemal Sayar diyor ki "Yas,sadece sevdiklerimizi kaybetmekle olmaz.Bir yaşama biçimini kaybetmek de yastır. Bir şehri bildiğimiz halde kaybetmek,rutinlerimizi kaybetmek de yastır.Hatta itikatlarımızı, dünyayla ilgili inançlarımızı kaybetmek de yastır."
İnsanların Doğu Türkistan'daki zulme karşı sessiz kalması, vicdansızlıktan ziyade medya yetersizliği, Çin'in ekonomik baskısı ve jeopolitik çıkarlara dayanıyor. Araştırmalara göre, Müslüman ülkeler bile ticaret bağları nedeniyle ses çıkarmıyor. Bu, küresel bir ikiyüzlülük örneği. Farkındalık artmalı
#SaveTurkistan
Düşün ki bir tohumsun ama toprağın karışıktı,su azdı.Gunes bazen vardı bazen hiç yoktu.Yine de sen icinden "filizlenmek "https://t.co/4ttxeTXyuF şimdi bir çiçek değil. Sırlı bir motif gibi açıyorsun kendini