Kişisel ajandaları uğruna milletin emeklerini, umutlarını ve hayallerini gasp eden insanlardan hiçbir zaman olmayın.
Bir makama gelebilmek için insanların sırtına basan, kendi çıkarları için başkalarının yıllarını harcayan ve emekleri yok sayan anlayışın bu ülkeye vereceği hiçbir fayda yoktur.
Böyle namustan bi’ haber insanları gördüğünüzde de sessiz kalmayın. Elinizden ne geliyorsa yapın, müdahale edin, itiraz edin.
Çünkü gerçek vatanseverlik sadece bayrak sevmek değil; haksızlığın karşısında durabilmek, emek hırsızlığına göz yummamak ve doğru bildiğini söyleyebilmektir.
Siyasetin makam ziyaretleriyle değil, milletle iç içe olarak yapılacağına inanan namuslu, vicdan sahibi ve samimi bir siyasetçi olduğunuzu yıllar boyunca yakından gördük.
Bugüne kadar bulunduğunuz her görevde insanı merkeze koyan yaklaşımınız, teşkilata verdiğiniz emek ve ortaya koyduğunuz duruş her zaman takdir edilmiştir. Siyasette herkes makam sahibi olabilir ancak herkes karakteri, samimiyeti ve mücadelesiyle iz bırakamaz.
Verdiğiniz emeklerin karşılığını ödemeye birçok kişinin ömrü yetmez. Her şeye rağmen bir gün yeniden aynı çatı altında, aynı idealler etrafında buluşabilmek dileğiyle...
Yolunuz ve bahtınız açık olsun Murat Bey.
200-300 kişiye ancak ulaşabilen tweetlerle Türkiye siyasetine yön verdiğinizi zannetmeyin.
Siyaset telefon başında ahkâm keserek değil, sokağa inerek yapılır. Görevinizin gereği neyse onu yapın; elinize broşür alın, gençlerin olduğu yerlere gidin, insanlarla konuşun, onları dinleyin ve teşkilata kazandırmaya çalışın. Zaten hepi topu 30-40 kişi ya var ya yoksunuz.
2019 yılında, henüz 13 yaşındayken https://t.co/zQJ9Afuce1 üzerinden büyük bir inanç ve heyecanla katıldığım DEVA Partisi’nde; yıllardır sürdürdüğüm mücadelem neticesinde yürütmekte olduğum İzmir İl Başkanı Danışmanlığı ve İzmir İl Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerimden istifa etme kararı almış bulunuyorum.
Bu süreç boyunca gençliğimi, zamanımı, emeğimi ve tüm samimiyetimi bu yapıya verdim. Sokakta, sosyal medyada, teşkilat çalışmalarında ve kamuoyu mücadelesinde hiçbir karşılık beklemeden mücadele ettim. Çünkü bizler bu hareketin; adaletin, liyakatin, istişarenin ve temiz siyasetin temsilcisi olduğuna inanarak yola çıktık.
Ancak bugün geldiğimiz noktada; emek veren insanların geri planda bırakıldığı, teşkilat ruhunun giderek zayıflatıldığı, liyakatten çok kişisel ilişkilerin belirleyici hâle geldiği bir yapının oluştuğunu üzülerek görmekteyim. Uzun süredir dile getirilen sorunların çözülmek yerine görmezden gelinmesi, mücadele eden kadroların yalnız bırakılması ve siyasetin bazı çevreler tarafından kişisel pozisyon alanına dönüştürülmesi, benim açımdan bu görevleri sürdürülemez bir noktaya taşımıştır.
Bizler siyaseti makam elde etmek için değil, memlekete ve insanımıza fayda sağlayabilmek adına yaptık. Fakat bugün gelinen noktada, fedakârlık yapan insanların değil; birbirini koruyan yapıların öne çıktığını görmek, yıllardır verilen emeğin manevi karşılığını ciddi şekilde zedelemiştir.
Bu nedenle; kendi duruşuma, mücadele anlayışıma ve vicdani sorumluluğuma daha fazla aykırı düşmemek adına görevlerimden ayrılıyorum.
Bununla birlikte Sayın Ali Babacan’a ve samimiyetle mücadele eden yol arkadaşlarıma olan saygım devam etmektedir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da doğruları söylemeye, memleket meselelerine karşı duyarlılığımı korumaya ve inandığım değerlerin yanında durmaya devam edeceğim.
Çünkü makamlar geçicidir; geriye kalan tek şey karakter, duruş ve bırakılan izdir.
Bugüne kadar birlikte mücadele ettiğim tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyor, kamuoyuna saygıyla duyuruyorum.
Geriye dönüp baktığımda, 6 yılımın bomboş bir uğurda geçtiğini düşündüğüm zamanlar oluyor.
Çünkü geldiğimiz noktada; körler sağırlar birbirini ağırlar misali, kendi içinde dönen bir düzenin içerisinde mücadele vermeye çalışıyoruz.
Hak etmediği sürece hayatımdaki hiç kimseye yanlış yapmadım.
Bu hayatta sahip olduğum en büyük şey cesaretim ve arkasında durduğum sözlerimdir. Hiçbir insan için de sözümü çiğnemedim, çiğnemem.
Bazıları bugün söylediklerimizi sert buluyor olabilir.
Ama zaman geçtiğinde anlayacaklar ki biz kimseye zarar vermeye değil, yaklaşan zararı engellemeye çalışmıştık.