“Bir gün bu memleketin yanağına öpücük, başucuna da bir not bırakıp gideceğim : Öyle güzel uyuyordun ki uyandırmaya kıyamadım !” dedi ve oldu. ve hala uyuyoruz.
🔴Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş:
🗨️"Bu belediyenin geçmişine dair önceki hiçbir suç duyurusu dikkate alınmazken bizim üzerimize geliniyor. Biz yine denetimden geçelim; bugüne kadar altı müfettiş atlattık, altı yüz tane de atlatalım. Hiçbir problem yok. Ama arkadaşlar, bu belediye iki yıl önce mi kuruldu? Bunun öncesinde burada hiçbir iş yapılmadı mı?"
Gazeteci Murat Ağırel:
"Aykut Erdoğdu, bir enerji firmasından rüşvet alınıp belediyeden izin çıkartmakla suçlanıyor.
İzni veren belediye encümeni. 2019 yılında encümen kimde? 5 üye de AKP'li.
Rüşvetle izin çıktıysa, izni verenler niye yargılanmıyor?
Gökhan Günaydın:
"Ahmet Bolat. THY Yönetim Kurulu Başkanı olarak huzur hakkı kalıyor. 404 bin lira ayda. Kimdir bu? Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın kardeşi.
Bilal Ekşi Genel Müdür Yönetim Kurulu Üyesi. Maaş artı huzur hakkı 2 milyon 416 bin TL alıyor.
Murat Seçer. Genel Müdür Yardımcısı. 2 milyon 194 bin TL alıyor. Bu kim? Erdoğan'ın kız kardeşinin damadı.
Abdülkerim Çay. Genel MüdürYardımcısı. Kartal İmam Hatip Lisesi'nden Bilal Erdoğan'la aynı dönemde mezun olmuş. 1 milyon 994 bin TL maaş alıyor.
Bunların tamamının memlekete bir ayda maliyeti 21 milyon 115 bin lira.
Bir emeklinin seksen yedi yıllık maaşını bu on beş kişi bir ayda götürüyor. Hani para yoktu ya?
Hani para yoktu? Para yandaşlarınıza var."
İBB davasının duruşmalarının TRT’den canlı yayımlanmasına ilişkin CHP önerisi; DEM, İYİ Parti ve Yeni Yol (Saadet, Gelecek, DEVA) oylarıyla desteklenmesine rağmen AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
“Herkes izlesin” denilen dava, Meclis’te “yayınlanmasın” oylarıyla kapatıldı.
İBB davasının ikinci duruşması bugün yapıldı .
Aykut Erdoğdu ve avukatları savunmalarını yaptılar.
Yöneltilen suçlama 2005 yılına ruhsatlandırılan bir geri dönüşüm tesisi ruhsatı ile ilgili Aykut Erdoğdu aracılığı ile rüşvet verildiği! Yani iddia edilen Erdoğdu rüşvete aracılık etmiş .
‘’Davada rüşvet iddiasının tek dayanağı etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye edilen Ertan Yıldız’ın ifadesi. İddiaya göre verilen para 1,2 milyon dolar; ancak yatırımın toplamı 1,35 milyon euro. Parayı verdiğini söyleyen kişi emniyete verdiği ifadesinde ne zamanı ne yeri hatırlıyor.
İşin ilginci tesisin devredileceği sözleşme onay için Belediye encümene geliyor.2019 yılında Belediye Encümeninin seçilmiş beş üyesi de AKP li üyeler. Onların onayı ve belediye bürokratlarının onayıyla ve oybirliğiyle bu işlerine onay veriliyor, izin veriliyor.
Ancak sözleşmeye onay verenlerden Soruşturma geçiren veya gözaltına alınan,tutuklanan,yargılanan bir kişi yok !
Ertan Yıldız’ın ifadesine göre rüşvet parasını (1,2 Milyon Dolar) Aykut Erdoğdu bir çanta içinde Ertan Yıldız’ın odasına getirmiş .Fatih Keleş gelip parayı almış,alırken çantaya bakmış Ertan Yıldız’da o esnada dolarları görmüş ! Ancak bu durum hakkında ne Fatih Keleş'in ne de Ekrem İmamoğlu’nun tek bir beyanı alınmamış.’’
İlk savunma Aykut Erdoğdu’dan geldi. Erdoğdu hakkında 2 etkin pişmanlık ifadesi, 1 banka dekontu bir de baz kayıtları delil diye sunulmuş. Rüşvete aracılık etmekle suçlanıyor. Erdoğdu’nun 9 sayfa tutan ifadesinde benim çarpıcı bulduklarımı not ediyorum;
“Sayın Başkan, samimi soruyorum: İçeride bir şahıs var ve hapisten çıkmak istiyor. Defalarca ifade veriyor; o olmadı, bu olmadı diyor, en sonunda bir ifade veriyor ve hapisten çıkıyor. Sizce bu şahıs, adalete yardımcı olmak için mi bunu söylemiştir, yoksa hapisten çıkmak için mi? Adam o işten kurtulmak için birinin adını veriyor; o çıkıyor, ben hapse giriyorum.
İkinci beyan kimin? Dördüncü evre bir kanser hastasının. Ya Allah’tan korkun; zaten söylemese tutuklanacak, Allah göstermesin içeride can verecek.
Birinci delil, o ne olduğu belli olmayan 'etkin pişmanlık' meselesi. İkincisi bir banka dekontu; bir şirketin bir çalışanı para çekmiş. Ya ne bileyim ne çekmiş, benimle ne ilgisi var bu işin?
Üçüncüsü telefon baz kayıtları... Nerede telefon baz kaydı var? Bir tane otelde telefon baz kayıtları var. O otel, benim beş senedir kaldığım, çalıştığım, bir nevi ofis olarak kullandığım bir otel. Kurultaylarımızı falan orada yaptığımız bir yer. İkinci baz kaydı nerede? İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde... Ben o bölgenin milletvekiliyim, o partinin Genel Başkan Yardımcısıyım. Allah nasip etmiş, Büyükşehir’i kazanmışız; orası Büyükşehir Belediye Başkanı’nın makam odası. Ya Sayın Başkan, bu delillerle biri tutuklanır mı?”
Melih Gökçek hakkındaki çok sayıda suç duyurusu hakkında takipsizlik kararı veren ve FETÖ davası kapsamında dokuz yıldır gri kategoride aranan Şadan Sakınan gözaltına alındı.
Parsel parsel satıldığı iddia edilen Ankara’daki imar rantı dahil olmak üzere tüm hususlar ayrıntılı şekilde ortaya çıkarılmalıdır.
Hiç utanmadan insanların gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar buna da din davası diyorlar. Ramazan ayında bu yalanı söylerken kendi inandıkları dinden dahi utanmıyorlar.
Etkinlik geçen yıl 8 Mart Dünya kadınlar günü çerçevesinde bir kadın platformunun yaptığı etkinlik
Kadın platformu Üsküdar belediyesinden sadece bir salon istedi
Etkinliğe Türkiye’de yaşayan, Türkiye’de yaşayan Brezilyalı bir dansçı konuşmacı olarak çağrıldı
AKP bunu öğrenince, Brezilyalı dansçının Instagram’daki videolarını, kadın platformunun etkinlik afişini içine montaj yaptılar.
Etkinliğin tüm videosu paylaşıldı. Brezilyalı dansçı yapılan etkinlikte, kadınların bisikletle trafikte var olması konulu Bir konuşma yaptı
Etkinliğin konusu ne dans, kişi ne yurtdışından getirildi zaten Türkiye’de yaşıyordu. Etkinlik bir kadın platformuna aitti, belediye sadece bir salonunu tahsis etti
Ancak AKP etkinliğin ramazan ayında olması nedeniyle buradan bir din üzerinden yalan uydurup bu şekilde provokasyon yapabilir miyiz diye bu çalışmayı yaptı.
Utanmadan yalanı hâlâ tekrar ediyorlar.
Ramazan ayında hem oruç tutup hem de yalan söylüyorlar.
@zafersahin06
Akın Gürlek'in başında olduğu HSK, Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu'nun haksız ve hukuksuz yere tutuklandığı İBB soruşturmasında isimsiz ve imzasız bir yazıyı delil kabul ederek terfi alan dönemin Başsavcıvekili Fatih Dönmez'i İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atadı.
Aynı süreçte, bu skandalı kamuoyuna duyuran gazeteci Furkan Karabay gözaltına alınmıştı. Yani isimsiz, imzasız bir dilekçeyi delil kabul etmek “sorun” değilken bu skandalı haber yapmak ise suç sayıldı.
Bunun adı çökmüş bir adalet sistemi değil de nedir?
#HSK #CHP @herkesicinCHP
İsmail Saymaz’dan Hülya Avşar’a:
“70 yaşına geldin artık ya… Şu toplumun hayrete düştüğü hangi davranış varsa orada sen varsın.
Başörtülü kızlar okula giremediklerinde sesini çıkaramadın da 50 yıl sonra mı geldi aklına?”
Nadiren de olsa gazetecilik kazanıyor.
Varank’ın amcaoğlunun kamudan aldığı ihaleleri haber yaptığım için yargılanmıştım.
Mahkeme beraat kararı verdi ve Varank bu kararı İstinaf’a taşıdı. İstinaf ise “beraat kararı hukuka uygun”dedi
Gazetecilik suç değildir!