Dostluğu değişken olana güvenilmez.
Sırrı ifşa edene (açığa vurana) güvenilmez. İyiliği inkâr edene güvenilmez. Kalpleri kırana güvenilmez. Sadece boş vaktinde yanına gelene güvenilmez. Bunlardan ders almazsan, kendine bile güvenilmez.
Hazreti Ali bin Ebu Talip kerremallhuvechehu
Serhend Takvimi
Duanın en faziletlisi, arefe gününde yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin dediği en faziletli söz, “Lâ ilâhe illallahu, vahdehû lâ şerîke leh” (Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. O, tektir. O’nun ortağı yoktur) sözüdür.
İmam Mâlik, el-Muvatta, Kur’ân, 8
İnsan istediği kadar iyi işlerde bulunsun.
Bütün açları doyursun, bütün evsizlere ev versin hiçbiri önemli değil.
Allah (c.c) eyleme bakmaz.
Kalplere, niyetlere bakar.
Ebû Abdullah Câbir b. Abdullah el-Ensârî (ra) anlatıyor:
Bir askeri seferde Peygamber (sav) ile beraberdik. Resûlullah (sav):
“Medine’de kalan öyle kişiler var ki, gittiğimiz her yerde ve geçtiğimiz her vadide (niyetleri sayesinde) sizinle beraberdiler, onları (orduya katılmaktan) hastalıkları alıkoydu.” buyurdu.
“Ey kullarım! Ben zulmü kendi nefsime haram kıldım ve onu sizin aranızda da haram kıldım. Öyleyse birbirinize zulmetmeyin.
Ey kullarım! Hepiniz dalalettesiniz, ancak Ben kimi hidayete erdirirsem o doğru yolu bulur. Öyleyse Benden hidayet dileyin ki size hidayet vereyim.
Ey kullarım! Hepiniz açsınız, ancak Ben kimi doyurursam o doyar. Öyleyse Benden rızık isteyin ki sizi doyurayım.
Ey kullarım! Hepiniz çıplaksınız, ancak Ben kimi giydirirsem o giyinir. Öyleyse Benden elbise isteyin ki sizi giydireyim.
Ey kullarım! Siz gece ve gündüz günah işliyorsunuz; Ben ise bütün günahları bağışlarım. Benden mağfiret dileyin ki sizi bağışlayayım.
Ey kullarım! Siz Bana asla zarar veremezsiniz ki Bana zarar veresiniz; ve siz Bana asla bir fayda sağlayamazsınız ki Bana fayda veresiniz.
Ey kullarım! Eğer sizin ilkiniz ve sonunuz, insiniz ve cininiz, en takvalı bir kişinin kalbi üzere olsalar, bu Benim mülkümde hiçbir şeyi artırmaz.
Ey kullarım! Eğer sizin ilkiniz ve sonunuz, insiniz ve cininiz, en günahkâr bir kişinin kalbi üzere olsalar, bu Benim mülkümden hiçbir şeyi eksiltmez.
Ey kullarım! Eğer sizin ilkiniz ve sonunuz, insiniz ve cininiz, bir düzlüğün üzerinde durup Benden isteseler ve Ben de her birinize istediğini versem, bu Benim mülkümde ancak denize sokulmuş bir iğnenin eksilttiği kadar bir eksiltme yapar.
Ey kullarım! Amelleriniz sizin içindir. Onları size sayıp dökerim, sonra da karşılığını size tastamam veririm. Artık kim hayır bir amel bulursa Allah’a hamd etsin; kim de başka bir şey bulursa sadece kendisini kınasın.”
(Hadis-i kudsi)
(Sahih-i Müslim, Birr ve Sıla, Hadis No: 2577)
Serhend Takvimi
Gevşekliğinizi ve hüznünüzü abdest alarak yok edin. Çünkü atâlet betâleti (gevşeklik tembelliği) getirir.
Seyyid Muhammed Sâkî Elhüseyni [kuddise sırruhû]
Hz. Câbir’den (r.a) rivayet olunduğuna göre; Nebi (s.a.s) ev halkına katık sormuş, onlar da “Bizde sirkeden başka bir şey yok.” Diye cevap vermişlerdir. Peygamber efendimiz (s.a.s) sirkeyi istemiş ve gelince yemeye başlamış ve: «Sirke ne güzel katıktır, sirke ne güzel katıktır.» buyurmuştur.
(Muslim)
Ahlakın en üstün seviyesine sahip olan,
İnsanlığın zirvesi olan hayr-ul vera efendimiz (s.a.s), ebu hureyre’nin (r.a) rivayet ettiğine göre hiçbir yemeği ayıplamamıştır bilakis sadece sirke yerken bile muhteşem bir ahlak dersi vermiştir.
O ders de hiç bir nimeti hor görmememiz gerektiğidir.
Allah cc şefaatlerine nail eylesin
"Gübre" Metaforu: Dine saldıranların faaliyetlerinin, aslında İslam'ın daha da güçlenmesine ve yeni insanların dine yönelmesine (gübre misali) vesile olmasıdır.
Ebû Cehil, o gün Safa tepesinde Allah Resulü’ne (s.a.v) en ağır hakaretleri ederken, aslında bir fidanı kurutmaya değil, o fidanın dibine en sert gübreyi dökmeye çalışıyordu. Bilmiyordu ki; pislik içinde saklanan o nefret, çölde uyuyan bir aslanı uyandıracaktı. O an Ebû Cehil’in ağzından dökülen her çirkin kelime, Hamza’nın yüreğindeki akrabalık bağını bir iman koruna, şahsi öfkesini ilahi bir aşka dönüştürdü.
Hamza, av dönüşü o çirkin saldırıyı haber aldığında, sadece bir yeğeni korumaya gitmedi; aslında o "gübre" sayesinde içinde filizlenen hakikat tohumuna doğru koştu. Ebû Cehil’in zulmü olmasaydı, belki Hamza o gün yayını onun kafasında parçalamayacak ve o meşhur, "Ben de Muhammed’in dinindeyim, işte söylüyorum!"haykırışını dile getirmeyecekti.
Kötülük, kendi kazdığı kuyuya düştü. Ebû Cehil’in zehirli dili, İslam’ın bağrına "Allah’ın Aslanı"nı hediye etti. Toprak üzerindeki pisliği nasıl içine çekip güle, çiçeğe çevirirse; İslam davası da o gün Ebû Cehil’in pisliğini içine çekti ve ondan bir Hamza çıkardı.
Bugün de dine saldıranlara bakıp mahzun olma. Unutma ki; gök gürlemeden yağmur yağmaz, toprak sarsılmadan tohum çatlamaz. Onlar saldırdıkça, içimizdeki Hamza ruhu uyanacak ve o "gübre" dediğimiz karanlık, yarının şanlı fetihlerine zemin hazırlayacaktır bi’iznillah.
İnsanlara güvenen sıkılır, parasına güvenen azalır, ilmine güvenen sapar, otoritesine güvenen ayağı kayar, aklına güvenen onu kaybeder. Kim Allah’a tevekkül ederse, ne sıkılır, ne eksilir, ne sapar, ne kayar, ne de kaybeder..
Unutmayasın ki hidayet yolu şeriattır. Rabbim şeriat ile insanları yüce Allah’a çağıranlara rahmet etsin. Şeriatsız bir tarikata çağıranlara da lânet etsin.
Abdurrahman Tâhî [kuddise sırruhû]
Vatanınıza sahip çıkın gençler.
Yaşlılarınıza hürmet edin, örfünüzü, mukaddesatınız koruyun.
Asabiyyenizi diri tutun. Yanınızdaki kardeşiniz kendi canınız gibi koruyun.
Nefsini terbiye edin. Çok çalışın. İşinizi düzgün yapın. Bunun cihat olduğunu bilin.
Tarihin belirleyici bir döneminde yaşıyorsunuz. Ne hezimeti kesin bir yeis zamanı, ne galibiyeti kesin bir refah zamanı.
Ama zaman aleyhinize değildir. Kaybetmemek, kazanmak anlamına gelecek.
Kazanacağımız mutlak zafer kaybetmediğimiz günler sayesinde gelecek.
وعن أبى هريرة رضى اللَّه عنه قال: كان رسول اللَّه ﷺ يقول: اللهم أصلح لى دينى الذى هو عصمة أمرى، وأصلح لى دنياى التى فيها معاشى، وأصلح لى آخرتى التى إليها معادى، واجعل الحياة زيادة لى فى كل خير، واجعل الموت راحة لى من كل شر« رواه مسلم.