Yeşil bir zemin üzerine yerleşen on iki altın yıldız ve birbirine kenetlenmiş üç ok, bugün sadece bir topluluğun simgesi değil, zamanın ve mekanın ötesine taşan bir aidiyet bilincinin en saf tezahürüdür. Nisan güneşinin Kafkasya dağlarının eteklerine düştüğü o ilk anlardan itibaren bu bayrak, bir halkın karakterini, asaletini ve bir arada durma iradesini gökyüzüne nakşeder. Vatan kavramı bizim için sadece coğrafi bir koordinat değil, nesiller boyu aktarılan bir edep, bir duruş ve bir hatırlayış biçimidir. Çerkesya bugün bizden uzakta bir düş gibi görünse de, bayrağımızın üzerindeki her bir yıldız o toprakların ruhunu, dağların sertliğini ve vadilerin dinginliğini taşıyıp getirir soframıza. Bu özel gün, bir kaybın yasını tutmak değil, var olmanın ve kimliğine sahip çıkmanın vakarını paylaşmaktır. Bizler dünyanın dört bir yanına dağılmış olsak da, o yeşil kumaşın gölgesi hepimizi aynı köklü çınarın dalları gibi birleştirir. Üç okun temsil ettiği birlik ve dayanışma ruhu, bugün her zamankinden daha canlı bir şekilde kalplerimizde çarpmaktadır. Vatana duyulan o derin özlem, bir sızıdan ziyade bizi diri tutan, geleceğe dair umudumuzu yeşerten bir memba suyudur. Kendi kültürümüzün zenginliğini yaşatırken başkalarının hakikatine de saygı duymayı öğreten o kadim terbiye, bugün bu bayrağın altında yeniden anlam kazanır. Çerkes bayrağı, Kafkasya’nın o eşsiz doğasından süzülüp gelen bir barış ve onur nişanesidir. Gökyüzüne her bakışımızda o yıldızların parıltısında kendi tarihimizin dürüstlüğünü ve yarınlarımızın aydınlığını görürüz. Aidiyetin bu sessiz ama derin gücüyle, 25 Nisan Çerkes Bayrağı Günü’müz kutlu olsun, gönlümüzdeki vatan sevgisi ve bayrağımızın temsil ettiği o yüce ahlak daim kalsın.
@avidrissahin@liBabacan Size de güven kalmadı aldığınız millervekilleri akğ ye geçiyor sesiniz çıkmıyor hemde il başkanlığından milletvekilliğine geçen bir zat