Boş bırakmayacaksın kendini. Salih kimselerle dostluk yapacaksın. Seni hayra teşvik edecek, ayakların hep hayırlı yerlere gidecek, kulakların hayr söz işitecek. Sürekli bir birliktelik ve çalışma ortamı oluşturup nefsini meşgul edeceksin. Boş vakti olan adamı nefsi yer bitirir.
ne olursa olsun darlığı beklemeyin, yokluğu beklemeyin, düşmeyi beklemeyin. müminin kalbi, korkularıyla değil, rabbi hakkındaki hüsnüzannıyla yaşar. nitekim hz. Ali (ra) şöyle buyurmuştur: “beklenen mutlaka gelecektir. öyleyse hayrı bekleyin.”
öyleyse kerîm olan Allah’tan bol ihsan bekleyin. rezzâk olan Allah’tan hiç tükenmeyecek rızıklar bekleyin. vehhâb olan Allah’tan hesaba sığmayacak lütuflar bekleyin. azîz olan Allah’tan izzet, vakar ve şeref bekleyin. rahmân olan Allah’tan gönüllerinize ferahlık, yollarınıza kolaylık, ömrünüze bereket bekleyin.
Allah’ın kapısında bekleyen kimse, kulların kapısında mahzun kalmaz. o’nun hazineleri asla eksilmez, rahmeti tükenmez, ihsanı sınırsızdır. nice kapılar kapanır da Allah umulmadık bir yerden bambaşka kapılar açar. nice sebepler tükenir de o, tek bir “ol” emriyle bütün hesapları değiştirir. rabbimiz dilediğinde uzak yakın olur, zor kolaylaşır, imkânsız görünen şeyler lütfuyla mümkün hâle gelir. gönlünüzü hüsnüzanla besleyin. Allah hakkında daima güzel zan sahibi olun. o, kullarına ikram etmeyi sever. o’nun katındaki hayır, bizim hayal ettiğimizden daha geniş, rahmeti ise ümitlerimizden daha büyüktür.
Allah’ım, kalplerimizi sana karşı hüsnüzanla doldur. bizi lütfundan ümit kesmeyen, rahmetine güvenen ve kapından ayrılmayan kullarından eyle. bize ummadığımız yerlerden helâl, temiz ve bereketli rızıklar ihsan eyle. sen, ihsanı sonsuz olan kerîm’sin. amin ya erhamerrahimin.
Benim ilmim Salih Hoca kadar değildir. Söyledikleri de pek kıymetlidir. Annelik büyük bir emek, sabır ve kulluk alanıdır. Fakat kadının bir Müslüman olarak sorumlulukları, sahip olması gereken sabır, niyet ve sevap yönü çokça hatırlatılırken, bir insan olarak taşıdığı yük, yorgunluk ve hatta temel duygusal ihtiyaçları dahi maalesef göz ardı edilebiliyor.
Bir annenin gününün neredeyse tamamı evi, eşi ve çocuklarının ihtiyaçlarını ve isteklerini karşılamakla geçerken, kendisine ayırabileceği zaman aslında teoride dile gelip pratikte karşılığı olmayan bir söylemden ibaret oluyor. Bu nedenle “Kendine vakit ayır”, “Birazcık dinlen”, “Rahatla” gibi cümleler, ancak o imkan eşler tarafından gerçekten oluşturulduğunda karşılık buluyor.
İnsan yeterince dinlenemediğinde tahammülü azalır, suçluluk hissi artar ve kendini yetersiz görmeye başlar. Sürekli sabır ve ibadet bilinci hatırlatması yapılan kadın da bir insan olarak hissettiği yorgunluktan ötürü “Neden hiçbir şeye yetişemiyorum?”, “Neden eskisi kadar ibadet edemiyorum?” diyerek eksik ve yetersiz biri gibi hissedip kendine manevi anlamda zulmedebilir. Bu baskı altında yaşamak ise zamanla kaygı, mutsuzluk ve değersizlik hissini besleyecektir. Halbuki mesele çoğu zaman iman zayıflığı değil, tükenmeye yaklaşan bir sinir sistemi ve hiç bitmeyen bir sorumluluk halidir.
Annelere tabi ki bu kutsal görevin manevi yönü anlatılacak. Fakat yükünü hafifletip, ortak sorumlulukları paylaşarak dinlenebilmeleri için alan açtıktan sonra sabrı ve ibadet bilincini hatırlatırsak, daha dengeli ve kuşatıcı bir yaklaşım ortaya koymuş oluruz. Zira sorumluluklar ve sevap beklentisi, insan olmanın gereksinimlerini ortadan kaldırmıyor.
📜 Gençler İçin Hayat Rehberi
1. Uykunu düzenle.
2. Spor yap, hareketli ol, şişman olma.
3. Helal ye, sağlıklı ve gereği kadar beslen.
4. Beden ve ağız temizliğine önem ver. Temiz giyin, şık ol.
5. Meslek edin ve branşınla ilgili bilgi sahibi ol. Sürekli kendini geliştir.
6. Seni sevmeyenlerin bile hayranlık duyacağı ahlakın sahibi ol.
7. İbadetlerini aksatma, Kur’an’dan az da olsa oku ve Allah’a dua etmekten vazgeçme.
8. Haramdan ve kul hakkından sakın.
9. İnsanlara faydalı olmayı ilke edin.
10. Anne babanın duasıyla yol al.
Sosyal medya yoluyla evimizi, özelimizi insanların seyrine açmak kendi mahremiyetimize zarar verdiği gibi toplumun da ahlakını bozar.
Ev içinden yapılan yayınlar bir virüs gibi diğer evlere yayılır.
Kadınlar ve erkekler birbirilerini ekrandaki yapay hallerle değerlendirmeye başlar ve aile yıpranır.
Etkileşim almak hatta para kazanmak için yapılan bu gibi anormal hareketler insanı fıtratı dışında bir varlık haline getirir.
Annesinin karnındaki bebeğin bile mahremiyetine saygı gösterecek kadar hassas olmamız gerekirken her halini paylaştığımız çocuklarımız sebebiyle dahi bir vebal söz konusu olabilir.
Sanal dünyada bunu yapmak normalleşse de çoğunluk edebe aykırı davransa da biz, terbiyemizi korumak için çok dikkatli olmalıyız.
Çocuklarımız bizleri, başkasının evini, ailesini ve özelini izlerken, takip ederken görmemeli. Bu da eğitimdir.
Moralin bozuksa, kendini kötü hissediyorsan, huzurun kaçtı ise hemen bir iyilik yap:
Bir çocuğu sevindir.
Bir fakire yardım et.
Bir hasta ziyaret et.
Bir dertliyle sohbet et.
Bir akrabana selam ver.
Bir dostuna telefon et.
Bir arkadaşına ikramda bulun.
Bir kardeşine hediye al.
Bir sayfa Kur’an oku.
Bir yakınına dua et.
İyi olmak istiyorsan iyilik yap. İyilik yapan Allah’tan iyilik bulur.
“İyiliğin karşılığı ancak iyiliktir.” (Rahmân, 60)
sadaka verin. cebinizdeki son para olsa bile sadaka verin. bursunuzdan verin, kazandığınız maaş cüzi bir miktar olsa da verin. elinize geçen helal parayı doğrudan sadaka verin. miktarda çekingenlik göstermeyin, verin ve bereketine şahit olun. inanılmaz. islam’ı çok seviyorum