Siyahci olmama rağmen hala nyranin bunları sokaktan geçen adamlara vermesini aşamıyorum, yani kraliçe alsanne silverwing'i ulf the white'ın sürdüğünü görse kahrolurdu herhalde
Vermithor y Ala de Plata, la historia de amor más triste de los dragones de Poniente:
Cuando pensamos en los dragones, normalmente pensamos en su poder y en su capacidad para cambiar el destino de reinos enteros. Pero la Danza nos mostró que detrás de esas enormes criaturas había mucho más. Los dragones no eran simples armas, eran seres inteligentes capaces de crear vínculos únicos.
Y ninguno representa mejor esa idea que Vermithor y Ala de Plata.
Mucho antes de que Poniente quedara dividido por la guerra civil Targaryen, estos dos dragones pertenecieron al rey Jaehaerys I y a la reina Alysanne, una pareja que durante años simbolizó una de las épocas más queridas de la Casa Targaryen.
Mientras sus jinetes permanecieron unidos durante décadas, Vermithor y Ala de Plata también compartieron un vínculo especial. Durante más de cincuenta años volaron juntos y, según cuentan las historias, en Pozo Dragón solían permanecer uno junto al otro, enroscados entre sí, como si no quisieran separarse.
Pero la llegada de la Danza lo cambió todo.
La guerra convirtió a estos dos dragones en herramientas de una lucha que nunca eligieron. Vermithor quedó bajo el control de Hugh Martillo y Ala de Plata bajo el mando de Ulf el Blanco. Dos hombres que no estuvieron a la altura del legado de sus dragones y que llevaron su poder a una de las batallas más terribles de la guerra, la batalla de Ladera.
Lo que había sido símbolo de la unión entre el Viejo Rey y la Buena Reina terminó convertido en una tragedia.
El final de su historia fue todavía más doloroso. Después de la Segunda Batalla de Ladera, Vermithor cayó tras un brutal enfrentamiento contra otros dragones. Cuando todo terminó, Ala de Plata regresó junto a él y, según los relatos, intentó mover su cuerpo con el hocico, como si quisiera despertarlo o conseguir que ambos pudieran volver a volar juntos una última vez.
En mi opinión, la historia de Vermithor y Ala de Plata es una de las más tristes de todo el universo de Martin. Dos dragones que durante décadas volaron juntos terminaron separados por la ambición de los hombres. Y quizás por eso su historia sigue siendo una de las más bonitas y dolorosas de Poniente.
Turkey’s main secular opposition CHP is split into two
The larger part has formed a new party named New Party, literally
New Party’s leader’s first item of business is conducting Friday prayer in Ankara
I know they are doing it for optics and it’s secularist taqiyah, but I love it. Turkey was the first lab of aggressive secularism in the Muslim world. But now, the leader of its main secular opposition has to launch his party from Friday prayer.
Another win for the tall man from Kasımpaşa
ben mutlu olma eğilimi yüksek biriyim. bir ağacın altında bile oturduğumda çok mutlu oluyorum. yeni demlenmiş çayı içerken. gölgelik yer bulmuş gibiysem ve şarkı da güzelse hep mutlu olurum.
Ruhi Çenet son video.. sinirler oynadı söylenecek söz yok ya. Binlerce kişiye mezar olan koca şehirlerimizin üzerinden yürütülen; yeniden “inşa” temalı hükümet reklamına güzel yer vermişsin kardeşim. Nasıl bir miden varsa sırf Göbeklitepe’ye girebilmek için acılar üzerinden şov yapılan bu saçmalığa da ortak olmuşsun tebrikler.
sanat sepetçiler olarak ulu orta yerde bilmiş bilmiş konuşmamayı öğrenirsiniz umarım🙏🏻 parmak salladığınız kişilerden daha bilgili olduğunuz için değil daha iyi rol yaptığınız için o kürsülerdesiniz
Eda Ece açıklama yaptı.
“Hiçbir zaman Ahbap Derneği'ne bağışta bulunmadım ya da organizasyonunda yer almadım. Bağış topladıklarında da yardım etmedim.
Çünkü çok yakınım olan bir arkadaşım, kendisinin başına gelen, yıllar öncesine dayanan şahsi olarak yaşadığı bir dolandırıcılığı ve ona yapılan terbiyesizliği bana söylemişti.
Ama insanlar değişebilir inancıyla karalayacak bir cümle de sarf etmedim. Amaç çok anlamlıydı ama şahsen katılmadım. Bir tek devletimizin çağırdığı için ATV bağış yayınına katıldım.
Bana o ödülü verdiklerinde yaşadığım acıyı anlatmaya başladım. Konuşma sonunda o kadar ağır hissettim ki bir espri yaptım. Ve sadece o cümle paylaşıldı. Dilimi eşek arısı soksaydı. O kadar üzüldüm, o kadar pişman oldum ki... Bu yüzden bana yazılan bütün hakaretleri, çocuğuma edilen küfürleri yıllardır okudum, ses çıkarmadım. Bir tek özür diledim.
İçime attım, utandım. Beni yerden yere vurmalarını izledim. Tam da peşinden hamile kaldım, bu kâbus devam etti. Çocuğum 2 yaşına geldi, bu linç hiç bitmedi. Ama hatalı bendim. Özür diliyorum.
İnsanların oy haklarına karışma benim haddime değildi. Gerçekten utanç içindeyim. Keşke o şakayı yapmasaydım. Ayrımcı bir dil kullanmak, benim gibi herkesi seven birinin yapacağı iş değildi. Bana yakışmadı.”