🗣️ Katledilen Narin’in babası Arif Güran:
- 2 yıldır haykırıyoruz, kimse sesimizi duymuyor. Medya eliyle ailem yok edildi.
- Çürümüş toplumun linç kültürüyle benim kızımın hakkı yerde bırakıldı.
- Siyasilerden ziyade İslami camiaların bu dosyaya sahip çıkması gerekiyor; ancak bazıları sessiz kalıyor.
Narin Güran davası ile ilgili gerçeklerin ortaya çıkması adına, Güran ailesi tarafından düzenlenen basın açıklamalarının sonuncusu İstanbul Şişhane’de gerçekleştiriliyor.
Ateşkes var diye insanların dikkati Gazze'den başka bir tarafa çevrildi. Oysa işgal ve zulüm ateşkes adı altında devam ediyor.
Müslümanlar olarak yüz yıllık uykudan uyanıp gerçeklerin farkına varmamız gerekiyor.
Katledilen Narin Güran ve ailesi için adalet çağrısı sürüyor
🔻Narin dosyasında üzeri örtülen gerçeklerin ortaya çıkarılmasını, yeniden yargılama yapılmasını ve adaletin sağlanmasını talep eden Güran ailesi, 19 Temmuz Pazar günü saat 18.00'de İstanbul Şişhane Meydanı'nda düzenlenecek basın açıklamasında yeniden yargılama çağrısında bulunacak.
Evlatlarımız Allah’ın birer emanetidir. Çocuklarımızı internetin, televizyonların ve bu çağın modern cahiliye bataklığının insafına terk edemeyiz.
Küresel ifsat komiteleri, neslimizin akidesini ve ahlakını hedef alıyor. Çözümü batıl sistemlerin kurumlarında değil, evlerimizi birer İslam medresesine çevirmekte ve çocuklarımıza tevhid akidesini hakkıyla aşılamakta aramalıyız.
Bu dersimizde, sihir ve büyü gibi musibetlerden kurtulmak adına başvurulan nuşra uygulamasını ele aldık; şeriatın izin verdiği meşru tedavi yöntemleri ile tevhide aykırı olan batıl yolları konu edindik.
Kitâbu't Tevhîd 44. Dersimiz Yayında
https://t.co/mmIRTt9zbU
📍 TANZANYA - DAVET ÇALIŞMASI
Tanzanya'da yürüttüğümüz davet çalışmalarıyla İslam'ın nurunu gönüllere ulaştırıyor, Kur'an ve sünnet rehberliğinde halkları İslam ile buluşturuyoruz.
Rabbimiz destek veren tüm kardeşlerimizden razı olsun. 🤲
Bu dersimizde sahabenin Kur'ân-ı Kerim tefsirindeki dayanaklarını işlemeye devam ettik ve sahabe tefsirinin Kur'ân'ın anlaşılmasındaki önemli rolünü ele aldık.
Tefsir Kaideleri 23. Dersimiz Yayında
https://t.co/vXmRsA9o7t
Her köşe başında zihinleri bulandıran fikirlerin savrulduğu bu modern şüphe çağında, kişi kalbini ve inancını nasıl muhafaza edebilir?
Kelime-i Tevhid'in şartlarından biri olan "Bu Kelimeyi Şek ve Şüpheye Kapılmadan Yakin Üzere Söylemek" konusunu işlediğimiz 10. dersimiz YouTube kanalımızda yayında!
https://t.co/AZhDU4Ifw0
🔴 YARDIM ETTİ, TUTUKLANDI!
Üç çocuk annesi Ümran D., Afrika'daki bir dernek için gönderdiği 22.620 TL yardım parası gerekçe gösterilerek "terör finansmanı" suçlamasıyla 9 aydır Bakırköy Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor!
Parayı teslim alan aracı Dilan A. tahliye edilirken, dul bir anne olan Ümran D. hakkında henüz iddianame dahi hazırlanmadı. Avukatsız yapılan 8 ara mahkemenin ardından tutukluluk süresi yine uzatıldı.
Erdoğan'ı destekleyen seçmeni ikiye ayırabiliriz:
Bir tarafta Erdoğan'ı demokrat gören, laik ve demokratik düzene gönül vermiş azınlık; diğer tarafta ise şeriat için oy veren çoğunluk bulunmaktadır. 15 Temmuz gecesi Erdoğan'ın çağrısıyla sokağa çıkanlar, demokrasi isteyen azınlık değil, şeriat hayaliyle sandığa giden o çoğunluktu. Darbeyi engelleyen halkın dilinde demokrasi, laiklik veya Mustafa Kemal yoktu; tekbir, tehlil ve şehadet vardı. Yani insanları sokağa döken İslam ve İslami kavramlardı. Fakat trajik bir şekilde, o gece canlarını siper eden bu insanların eylemi, şeriat isteyenlerin hanesine değil, demokrasi isteyen azınlığın hanesine yazıldı ve 15 Temmuz "Demokrasi Bayramı" ilan edildi.
Buradan kesin olarak anlaşılmalıdır ki; İslam adına bu sistemi destekleyenler İslam'a değil, sisteme hizmet ediyorlar. Ne yaparsanız ve hangi niyetle yaparsanız yapın, günün sonunda İslam değil; sistem ve sistemin batıl değerleri güçleniyor.
Bir diğer dikkat çekici husus ise şudur: Darbeyi, Türkiye'de demokrasi ve dinler arası diyalog söylemini en çok savunan, demokratik değerlerle barışmayı önemseyen bir yapı gerçekleştirmesine rağmen, sanki demokrasi darbe üretmiyormuş veya darbelerin karşıtıymış gibi, 15 Temmuz'da yaşananlar demokrasinin hanesine yazıldı.
Diğer mesele ise şudur: 15 Temmuz sonrasında Fethullah Gülen grubuna dair rapor yayımlayan Diyanet, bu yapının ilhamcı, keşifçi ve ebcedci bir yapı olduğunu, liderlerinin Allah ve peygamberle direkt temasta olduğu için asla yanlış yapmayacağına inanıldığını delilleriyle ortaya koydu. Fakat ne ilginçtir ki; aynı söylemlere sahip olan, aynı düşünceyle hareket eden, liderlerinin Allah ve peygamberle ilişkili olduğuna ve asla hata yapmayacağına inanılan yüzlerce irili ufaklı grup olmasına rağmen, Fethullah Gülen grubu bu zihniyeti ve itikadıyla mahkûm edilirken diğer gruplar el üstünde tutuluyor. Sistem için mesele kimin neye inandığı değil, o inancın işine gelip gelmediği meselesidir.
Aynı şeyi komedyen meselesinde de yaşadık; sistem için "zararsız" olan komedyenler istedikleri şeyle dalga geçme özgürlüğüne sahipken, sistem için "zararlı" olanlar cezalandırılıyor. Oysa her iki zümrenin yaptığı da alçaklıktır ve İslam nezdinde şirk ve küfürle mahkûm edilmiştir.
"İnsan, elini duaya açmayıp lisan-ı hâliyle 'ben bana yeterim' dediğinde, kelepçelerini kendi elleriyle hazırlar."
Bu dersimizde, küfür yolunu seçenlerin karşılaşacağı zilleti ve dünya yorgunluğu üzerine kimlerin pınarlardan sular içeceklerini konu edindik. Kâfur karışımlı kadehten içmek isteyen bizlerin hedefinde olması gereken hasletleri ele aldık.
İnsan Suresi Tefsiri 4. Dersimizin YouTube Kanalımızda
İlk Karadeniz Ezgimiz Yayında!
"Rabbim Birdur Şuphesuz"
Rabbim birdur şuphesuz
Kalma yolda çaresuz
O’ndan gayri kapi yok
Geçme ömri gayesuz
Tevhid O'ni birlemek
Tağutlari reddetmek
Şirkten ve izmlerden
Ondan teberri etmek
Kim bizim dinimizi mizah malzemesi haline getirmeyi kendine uygun görüyorsa o bizim düşmanımızdır.
Bunları görmeye dahi tahammülü olmaması gereken insanlar, bunların üretmiş olduğu içerikleri takip ediyorlar. Yapacağımız şey onlardan beri olmak ve düşmanlığımızı izhar etmektir.