Bir millet düşünün ki kadınıyla erkeğiyle yaşlısıyla genciyle lideriyle halkıyla hepsi hep beraber cennete şehit olarak giriyor
Kassam'in şanlı direnişine selam olsun
Şehadetleriniz mübarek olsun
İran
#Hamas
Geçtiğimiz Ekim ayında Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz konferansımızın duyuru çalışmalarını engellemek amacıyla Elazığ belediyesi zabıta ekipleri asılan branda afişlerini toplamış, branda tutan kardeşlerimize şehrin çeşitli noktalarında saldırı yaparak ellerinden almaya çalışmışlardı. 8 Ekim tarihinde zabıta karakoluna giderek toplanın afişleri geri isteyen kardeşlerimiz,herhangi bir el koyma kararı olmamasına rağmen afişler kendilerine teslim edilmediği gibi ellerinde demir sopalar olan zabıtaların saldırısına uğramış ve darp edilmişlerdi.
Ancak darp eden kendileri oldukları halde zabıta ekipleri altı kardeşlerimizden şikayetçi olmuşlardı. Dün bu mahkemenin ilk duruşması görüldü. Ben de olay yerine çok sonraları gittiğim, yaşananları görmediğim halde ironik bir şekilde sanık sandalyesindeydim. Gereken savunmalarımızı yaptık ve mahkeme ertelendi.
Bu vesileyle yapılan engelleme çabalarını tekrar kınıyorum ve Allah’ın yardımıyla haklı davamızdan asla geri adım atmayacağımızı ilan ediyorum.
SistematikZulüm DevamEdiyor
#ElazığZabıtası
ELAZIĞ'DA HUKUKSUZLUĞA UĞRAYAN FURKAN HAREKETİ MENSUPLARI SANIK SANDALYESİNDE!
Elazığ'da, Alparslan Kuytul Hoca'nın konuşmacı olarak katılacağı “Selahaddin Eyyubi ve Kudüs’ün Fethi" konulu konferansın afişleri, Elazığ Zabıta ekipleri tarafından hukuksuz bir şekilde toplatılmıştı.
Afişleri geri almak amacıyla Zabıta Müdürlüğüne giden Furkan Hareketi mensupları, burada demir sopalı ve biber gazlı ağır bir müdahale ile karşılaşmıştı.
Yaşanan bu şiddet ve hukuksuzluğun ardından, asıl mağdur olan hareket mensupları sanık olarak hâkim karşısına çıkarıldı. Yaşanan ağır mağduriyete rağmen haklarında açılan dava, yapılan duruşma sonunda 2 Ekim tarihine ertelendi.
SistematikZulüm DevamEdiyor
#ElazığZabıtası
Bu hareket son 11 yıldır birçok engellemelerle karşılaştı. Fakat bugüne kadar hiçbir engelleme bu hareketi durduramadı. Allah'ın durdurmadığını kimse durduramaz.
SistematikZulüm Devam Ediyor
#ElazığZabıtası
“Ya Kahhar, Ya Muntakim.
Siyonist İsrail askerlerinin, El Halil’de ailesinin bulunduğu araca doğrudan ateş açarak 7 aylık Sam Ebu Heykel’i öldürdüğü an.”
🎥📍 Filistin
OSMANİYE ADLİYESİNDE YAŞANAN SKANDAL HAKKINDA ALPARSAN KUYTUL HOCAEFENDİ'DEN AÇIKLAMA
Osmaniye’de, Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dava, artık bazı mahkemelerin adalet dağıtan makamlar olmaktan çıkarılıp siyasi talimatların uygulandığı yerlere dönüştürüldüğünü bütün açıklığıyla göstermiştir. Bu dava, haksız yere tutuklanan Furkan gönüllülerinin 19 Eylül 2022’de tahliyesi sonrası onları karşılamaya giden arkadaşlarımıza Osmaniye Emniyetinin yaptığı hukuksuz müdahalenin devamıdır.
Karşılama ve uğurlama kanunen suç değildir. Fakat Osmaniye Emniyeti zulmen hapse attırdıkları arkadaşlarımızın karşılanmasını hazmedememiş, karşılamayı suç kabul ederek insanlara sert şekilde müdahale etmiş, kardeşlerimizi darp ederek gözaltına almış, yetmemiş bir de Emniyetin yönlendirmesiyle Savcılık tarafından 14 kişi hakkında dava açılmıştır.
11 Mayıs 2026’da görülen duruşmada ise hukuk adına büyük bir skandal yaşanmıştır. Mahkeme Hâkimi sanıklara ve avukatlara karşı baştan beri kötü davranmış, sanıkları dinlememiş, sürekli sözlerini kesmiş, söylenenleri zapta geçmemiş, avukatlara hakaret etmiş ve savunma hakkını fiilen engellemiştir. Bir mahkeme salonunda sanık dinlenmezse, avukat susturulursa, ifadeler zapta geçirilmezse orada adaletten değil ancak tiyatrodan bahsedilebilir.
Masanın uç kısmında oturması gereken Savcının duruşma boyunca Hakimle yan yana oturarak sürekli fısıldaştığı ve Hâkimi yönlendirdiği görülmüştür. Hâkimin Savcının yönlendirmesiyle zapta geçen bazı ifadeleri sildirdiğine sanıklar ve avukatlar şahittir, sosyal medyaya düşen videoda da görülmektedir.
En büyük skandal ise mahkeme kâtibinin ekranı yanlışlıkla aşağı kaydırmasıyla ortaya çıkmıştır. Savunmalar henüz bitmeden, sanıklar ve avukatlar tam olarak dinlenmeden kararın önceden yazıldığı görülmüştür.
Bu ne demektir? Demek ki savunmalar dinlenmemekte; sanıkların, avukatların ve şahitlerin ne dediğine önem verilmemektedir. Demek ki karar, mahkemenin sonunda ve Hâkim tarafından verilmemekte, daha önceden ve talimatla verilmektedir. Demek ki bu dosyada hukuk değil, talimat işlemiştir.
Avukatlar bu açık hukuksuzluğu görünce haklı olarak redd-i hâkim talebinde bulunmuştur. Hâkim ise şahitlerin huzurunda defalarca bu talebi kabul ettiğini söylemiş, hatta “sana söz veriyorum” diyerek dosyadan el çekeceğini beyan etmiştir. Fakat sanıkları ve avukatları dışarı çıkardıktan sonra büyük ihtimalle Savcının ve Emniyetin yönlendirmesiyle sözünden dönmüş ve herkesin gözü önünde kabul ettiği redd-i hâkim talebini reddettiğini zapta geçirmiştir.
Bir Hâkim kendi verdiği “redd-i hâkim talebini kabul” kararından niçin döner? Bu karardan dönmesi Hâkimin başka güçlerin talimatıyla karar verdiğinin apaçık delilidir.
Duruşma boyunca yaşananlar gösteriyor ki bu dosya bir hukuk dosyası değil, siyasi bir dosyadır. Bu dava, Furkan gönüllülerini cezalandırma ve sindirme davasıdır.
Biz bu hukuksuzluğu Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na taşıdık, söz konusu Hâkim ve Savcı hakkında şikayetçi olduk. Eğer bu dosya bu Hâkimde kalmaya devam ederse bu zulme sessiz kalmayacağız ve bu hukuksuzlukları tüm dünyaya duyurmaya devam edeceğiz.
Bir ülkede suçlu olan Emniyet olduğu halde savcılar Emniyetin talimatıyla suçsuz insanlar hakkında iddianame hazırlarsa, mahkemeler talimatla hareket ederse, savunmalar dinlenmeden kararlar yazılırsa, hâkimler savcıların ve Emniyetin yönlendirmesiyle hareket ederse, sanıkların ifadelerinden hoşuna gideni ve işine geleni yazar işlerine gelmeyeni yazmazsa orada hukuk devleti yok demektir.
Osmaniye’de yaşanan bu olay sadece 14 kişinin meselesi değildir. Bu mesele, Türkiye’de adaletin ne hale getirildiğinin açık bir göstergesidir. Zulme razı olmayacağımızı, haksızlığa boyun eğmeyeceğimizi ve adalet yerini buluncaya kadar bu davanın takipçisi olacağımızı buradan ilan ediyoruz.
OsmaniyeAdliyesinde Skandal
#OsmaniyeAdliyesi
OSMANİYE ADLİYESİNDEKİ HUKUK SKANDALI GÜNDEMDEKİ YERİNİ KORUYOR
Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinde Furkan Hareketi mensuplarının yargılandığı davada, hâkimin kararı daha önceden yazdığının ortaya çıkmasıyla başlayan skandal, adalete gölge düşüren detaylarıyla yeniden kamuoyunun gündeminde.
Mahkeme hâkiminin avukatların sözlerini kesmesi, savunma beyanlarını tutanağa eksik geçirmesi ve duruşma zaptına müdahale etmesi üzerine davanın avukatlarının o süreçte yaptığı hukuki açıklamalar, güncelliğini hâlâ koruyan büyük bir hukuk katliamını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
OsmaniyeAdliyesinde Skandal
#OsmaniyeAdliyesi
Furkan Hareketi Mensubu Osmaniye Adliyesi'nde Yaşadığı Hukuksuzlukları Anlattı:
“Savcı sürekli avukatlarımıza müdahalede bulundu. Hâkim de avukatlarımıza ‘Tribüne oynuyorsunuz’ diyerek hakarette bulundu.”
OsmaniyeAdliyesinde Skandal
#OsmaniyeAdliyesi
Furkan Hareketi Mensubu Osmaniye Adliyesi'nde Yaşadığı Hukuksuzlukları Anlattı:
“Savcı sürekli avukatlarımıza müdahalede bulundu. Hâkim de avukatlarımıza ‘Tribüne oynuyorsunuz’ diyerek hakarette bulundu.”
OsmaniyeAdliyesinde Skandal
#OsmaniyeAdliyesi
Furkan Hareketi Mensubu kardeşimiz Osmaniye Adliyesi'nde Yaşadığı Skandalı Anlattı:
“Hâkim, mahkemenin başından beri agresif tavırlarıyla dikkat çekiyordu.”
OsmaniyeAdliyesinde Skandal
#OsmaniyeAdliyesi
Furkan Hareketi Mensubu kardeşimiz Osmaniye Adliyesi'nde Yaşadığı Skandalı Anlattı:
“Hâkim, mahkemenin başından beri agresif tavırlarıyla dikkat çekiyordu.”
OsmaniyeAdliyesinde Skandal
#OsmaniyeAdliyesi