bu noktada neden senin reklam bütceni marka imajini ben ödeyeyim ve gereksiz maliyete katlanayim diye soruyor tüketici.
Okumak isterseniz link burada
https://t.co/aH2Rz4qNgu
Tüketici artik 90'lardaki tüketici degil ve üretim artik eskisi gibi gizli sakli formüllerle de olmuyor, tabi ki alisilan tadin yerini almak zor ama fasonlarin kalitesi artik iyi degil , cok cok iyi...
https://t.co/MrOZ7owlQf
Sanırım Osimhen'in de buna benzer bir hikayesi var, iki farklı hayat, azim, mücadele ve başarı...
"Karnı aç bir çocukla asla iddiaya girmeyin" https://t.co/sVfdUFWrp0
"Why nobody can read anymore"... I usually read posts blogs on Medium and with a 16-min-length read as one of the longest and valuable one that I read
@kartscrut nice post, really enjoyed while reading every sentence
https://t.co/fhaUkMhvAW
"Bir horozumuz var. Adını Cüneyt koyduk" dedi.
"Niye?" dedim.
"Kodu mu,oturtuyor" dedi.
@krmzkedikitap@cuneytarkin
Ing🇬🇧 ve Tr🇹🇷 kitap yorumu ⬇️
https://t.co/DSuQ07RLhi
LÜTFEN HERKES SESİMİZİ DUYURSUN.
Resimde gördüğünüz hırçın bakışlı, yakışıklı, yağız delikanlı 22 yaşındaki ana kuzusu kuzenim Umut Başkaya. Umut ve üç arkadaşı (Mustafa Fatih Avcı, Emine Kuş, Evrim Çelik) 23 Mart akşamı -hani şu polis müdahalesinin en sert olduğu akşam- Kayseri Chp İl Başkanlığı binası önünde gözaltına alındılar, iki gün süren gözaltı sürecinin sonunda, kampüslerde, caddelerde ve meydanlarda Anayasal haklarını kullanmaktan başka hiçbir suçu bulunmayan akranları gibi tutuklanıp cezaevine yollandılar. Alttaki tivitte paylaşacağım hakim kararında da okuyacağınız üzere gereği düşünülmüş, hukuk fakültesi sıralarında dirsek çürütmemiş sade vatandaşlar için bol bol hukuki terimlerle süslenip karmaşıklaştırılarak intikam soslu bir karar alınmış. Cmk-lar Tck-lar havada uçuşuyor. Gereği düşünülen karar kalın ve büyük harflerle "AYRI AYRI TUTUKLANMALARINA" yazılarak ilan edilmiş.
Arkadaşlar bizler tam kadro çalışan köklü meslek büyüklerimiz dışında küçük işletmeleriz. İşimiz ekseriyetle internet satışlarıyla döner. Birçoğumuzun dükkanına gelen müşteriden kazandığı para kiraya, faturalara, bağkur'a, yemeye içmeye bile doğru düzgün yetmez. Aramızda internet satışı haricinde dükkanını siftahsız kapatanlarımız dahi mevcuttur.
Zaten son 3 yılda alt üst edip içine sıçtıkları ekonomi nedeniyle birçoğumuz ya pasaj ve sokak aralarındaki dükkanlara ya da doğrudan evlerimizde home office çalışmaya çekildik.
Bu ülkedeki birçok şehrin kültürel mozaiğine ekonomi ile darbeyi vurup her ışıltılı caddeyi yeme içme ve kılık kıyafet mağazalarıyla doldurlar biliyorsunuz.
İstiklal caddesinde bir zamanlar sahaflar vardı daha ne diyeyim?
Bundan mütevellit ticaretin büyük oranda sanallaştığı bu bu yeni yüzyılda internette görünür olmak bizim için çok ama çok önemlidir.
Attığınız beğeniler, rt'ler ve yorumlar bizi internette yaşatan kısacası adeta nefes aldıran büyük desteklerdir.
Etkileşim bizim için hayati önem taşımakta.
Bunlar bize çok büyük bir kazanç sağlar mı peki?
Tabii ki hayır!
Takiplerinizle takipçi sayısı milyonları aşan Influencerlar bizim altı ayda kazandığımızı bir story atarak kazanırlar.
Oysa şu an içinde bulunduğumuz süreçte çoğunun sessiz kaldığını hepimiz gördük.
Ve yine bu süreçte bizler çoğunlukla hak hukuk ve adalet diyerek kendi dar çevremize ne tarafta olduğumuzu göstermeye çalıştık.
Oysa günlerdir susan, bu toplum balık hafızalıdır, yarın unutur ve biz de ekmeğimize bakarız diyerek bekleyen nicesi var.
Onlara yaptığınız beğeni yorum ve paylaşımların onda birine bile olsa talibiz.
Biz görüldükçe varız.
Bir arkadaşınıza dostunuza bahsettiğinizde nefes alırız.
Bizler dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de birer kültürel köprü vazifesi görüyoruz.
Bizler profesyonel ajanslarla çalışıp size bir dakikalık videolarla ürün aldırmaya çalışarak çoğunuzun bir yılda kazandığını kazanmıyoruz.
Birçoğumuzun ekibi, çalışan kadrosu yok.
Başımıza bir hastalık gelse ve 6 ay yatmak zorunda kalsak ödeyemediğimiz faturalar önümüzde dağ gibi yığılır.
Bizler koca koca holdingler uzantıları değiliz.
Halkın içindeyiz ve halkın ta kendisiyiz.
Bizi yalnız bırakmayın...