Sn.Bakanım Irmak Öğretmenin eski Okul Müdürü görevden alındı.
Peki orada bu süreci yönetemeyen sizi temsil eden İlçe Milli Eğitim Müdürü asıl suçlu olan değil mi?
İllerde ve ilçelerde Milli Eğitim Müdürü bu sıkıntıları çözemiyor, taraf oluyorsa devletin makamını temsil etmeyi zaten başaramamış değil midir?
Bir cana mal olan bu olayda artık görevde kalması vicdanları yaralamaz mı?
@Yusuf__Tekin
İstanbul Pendik Marmaray’da 2 kişi arasında çıkan kavga, güvenlik ekiplerinin müdahalesiyle sonlandırıldı. Ancak taraflardan bir grup, bu kez güvenlik görevlilerine saldırdı. Güvenlik ekipleri saldırganları etkisiz hale getirerek olay yerine gelen polis ekiplerine teslim etti.
Mahrem bilgileri nasıl sızdırıldı, kimin elinde?
Ağrı’da evinde ölü bulunan öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın ailesi, kişisel sağlık verilerinin hukuka aykırı şekilde soruşturma dosyasına sızdırıldığını öne sürerek savcılığa suç duyurusunda bulundu. Aile, veri güvenliği ihlali ve mobbing iddialarının üzerinin örtülmeye çalışıldığını savunarak, “Biz polemik değil, adalet istiyoruz” dedi. https://t.co/6yaE13FQ0W
❗“Bakanın yüzündeki o ifade utanç verici bir durum bence”
🔸“İntihar etmiş ve üstelik bir üst amirinin mobbingi sonucunda yaşamına son vermek durumunda kalmış genç bir öğretmenden, hayatının baharında olan bir insandan bahsediyoruz.”
🔸“Millî Eğitim Bakanı’nın takındığı ifade lakayıt. Yüzündeki o nahoş ifadeyi görmek için lütfen dikkatle bakınız.”
🔸“Türkiye’de görevden alınmak ya da istifa yoluyla ayrılmak gibi durumlarla artık çok fazla karşılaşmıyoruz maalesef.”
🎙️Gazeteci Ali Çağatay(@AliCaatay), Seyir Hali programında Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Irmak öğretmenin ölümüne ilişkin kendisine yöneltilen sorulara verdiği cevaplar hakkında konuştu.
Doğu'da tam on yıl çalıştım. Köy okulu, yatılı bölge ortaokulu, taşımalı eğitim veren okul ve ilçe merkez okulu... Kısacası tipik bir Doğu kırsalında karşılaşılabilecek hemen her okul türünde görev yaptım.
Bu süreçte öyle şeyler gördüm ki bugün bazı tartışmaları izlerken şaşırmakta zorlanıyorum.
Mesela uzak bir köy okuluna atanıp o okulun yolunu bile görmeden merkeze on dakika uzaklıktaki bir okula görevlendirilen meslektaşlarım oldu. Hatta hiç gitmediği okuldan eş durumu tayiniyle merkeze kadrosunu almakla kalmayıp bir de yolluk ödeneği alanlar gördüm.
Ben de ilk atandığımda ilginç bir durumla karşılaştım. Göreve başlamadan önce atandığım okulu aradım. Okulun kapandığını ve norm fazlası olduğumu öğrendim.
İlçeye gidip göreve başladığımda ilgili şube müdürü bana okul tercihinde bulunmamı söyledi. Ben de boş kadrosu olan merkezdeki bir okulu tercih ettim. İki haftalık eylül seminerini burada tamamladım. Okullar açılınca da ilk haftayı bu okulda haftalık 30 saat dersle geçirdim.
Fakat kararnamem bir türlü gelmiyordu.
Bir gün çarşıda şube müdürüne rastladım ve durumu sordum. Bana, ilçedeki bir köy okulunda fen bilgisi öğretmeni olmadığı için okul hem matematikten hem de fenden mağdur olmasın diye ilin beni oraya uygun gördüğünü söyledi.
Tabi kadromun verildiği okulda, başka bir okulda çalışan fen öğretmeni görevlendirilmiş dersler için.
Sonunda ne oldu?
Haftanın üç günü kendi köy okulumda, iki günü ise merkezdeki o okulda ders verdim.
Peki merkez okulda açıkta kalan matematik derslerine kim girdi dersiniz?
Kaymakamlıkta memur olarak çalışan, (lise) matematik öğretmenliği mezunu fetöcü bir şahıs.
O dönem o derslere hangi yetkiyle girdi, ek ders ödemeleri hangi mevzuata göre yapıldı, doğrusu bugün bile bilmiyorum.
Bir başka anım da askerlik tecil işlemleriyle ilgili.
Saat öğleden sonra üç gibi okuldan çıktım. Doğrudan ilçe millî eğitim müdürlüğüne giderek gerekli evrakları teslim etmek istedim.
İlgili memur bana öyle bir çıkıştı ki görmeniz lazım.
"Neden bu saatte geldin? Neden daha erken gelmedin?" diye söylenip duruyor.
Meğer mesai bitmeden çıkıp köydeki hayvanlarını beslemeye gidecekmiş.
"Dersten çıktım geldim." dedim.
"Müdürünle gönderseydin." cevabını verdi.
Sanki okulun müdürü varmış gibi...
O sırada okul müdürlüğü işlerine aylardır beden eğitimi öğretmeni zoraki vekâlet ediyordu.
Neyse, sinirlendim. Evrakları alıp doğruca şube müdürünün odasına çıktım. Dosyayı masasına bıraktım ve:
"Ben askere gidiyorum." dedim.
Bir süre yüzüme baktı.
Sonra sakin bir şekilde:
"Ben göndermiyorum." dedi.
Ben de:
"Öyleyse memurunuza söyleyin adam gibi iş yapsın." karşılığını verdim.
Bir anda hava değişti.
"Buyurun hocam, oturun hocam, sakin olun hocam..." cümleleri havada uçuşmaya başladı.
Şube müdürü memuru aradı ve oldukça yumuşak bir dille:
"Beni öğretmenlerime karşı neden mahcup ediyorsunuz?" gibi şeyler söyledi.
Sonra bana dönüp:
"Hocam siz gidin, işlemleri biz hallederiz." dedi.
Daha sonra öğrendim ki o anda odada sessizce oturan bir kişi vardı, o kişi müfettişmiş.
Şube müdürünün o gün olağanüstü anlayışlı davranmasının sebebi de biraz buymuş.
Bunları niye anlatıyorum?
Çünkü taşrada işler çoğu zaman dışarıdan göründüğü gibi yürümez.
Özellikle köy okullarına yerel öğretmenler ve tecrübeli idareciler gitmek istemezler. Yeni atanmış öğretmenler daha ilk aylarında müdür vekili yapılır. Yolunu bulan merkeze yaklaşır. Köylerde oluşan boşluklar ise ücretli öğretmenlerle, geçici görevlendirmelerle veya sürekli değişen kadrolarla doldurulur.
Bedelini ise öğrenciler öder.
Bir gün, ilkokulunu köyde “birleştirilmiş sınıf”ta okumuş olan beşinci sınıf öğrencilerimden birine ilkokul öğretmeninin adını sordum.
Bir öğretmen söyledi.
Sonra bir tane daha...
Sonra bir tane daha...
Toplam yedi öğretmen ismi saydı.
Dört yılda yedi öğretmen.
Bazı köy çocukları gömlekten çok öğretmen değiştirerek büyüyor.
Bunları neden anlatıyorum?
Çünkü Irmak Öğretmen meselesini anlamak için biraz da kırsalı tanımak gerekiyor.
Köy okullarının nasıl ayakta kaldığını, görevlendirme sisteminin nasıl işlediğini, öğretmen sirkülasyonunun öğrenciler üzerinde nasıl bir etki bıraktığını görmeden yapılan yorumlar eksik kalıyor.
Taşra uzaktan bakınca başka, içinde yaşayınca bambaşka bir yer.
Milli Eğitim Müdürlüğü gibi makamlara cahil, 5 para etmez, içi boş insanların getirilmesi dünyalar güzeli bir öğretmenin hayattan kopmasına neden oldu. MEB kadroları çürümüş, liyakatsiz bir kurumdur ve temizliğe tepeden başlanmalıdır. #Irmaköğretmeniçinadalet#yusuftekinistifa
@irmakicinadalet Veri sızıntısı tabiki mehmet özmüş ve onun arkasındakiler yüzünden oluyor. Bu soruşturma bunlar hala görevdeylen nasıl adil bir şekilde yürütülecek sayın yetkililer @adalet_bakanlik@meb
⚠️ “Öğretmenlerin özel hayatlarına karışıp ‘sen nasıl hamile kalırsın’ diyebiliyorlar.”
Okul öncesi öğretmeni Ayşe Irmak Koparan’ın evinde ölü bulunmasının ardından Ağrı’da başka okullarda da benzer sorunların yaşandığı ortaya çıktı.
İl ve ilçe milli eğitim müdürlüğü tarafından idari tedbir kararlarının keyfi kullanıldığı, okul idarecilerinin yeni atanan öğretmenlere mobbing yaptığı iddia edildi.
Köy okullarında kadın öğretmenlerinin yaşam tarzları nedeniyle eleştirilere maruz kaldığı ifade edildi.
👉🏻 Daha önce cinsiyetçi mobbing suçlamalarıyla gündeme gelen Ağrı Patnos Selahattin Eyyübi Fen Lisesi Müdürü Akif Dadaş hakkında da öğretmenlerin şikayette bulunduğu öğrenildi:
• Ağrı genelinde eğitim yönetiminde hatır gönül işleriyle yürüyor. Müdürümüz hakkında şikayetler yapıldı, açığa alındı. Ancak üç ay sonra görevine geri döndü.
• Şikayette bulunan öğretmenler okullarına geri dönemedi. Müdürü herkes tanıyor. Burası onun çöplüğü. Beni de okuldan göndermeye çalıştı.
• Sorunlarımızı anlatmak için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gittiğimizde ise bizi dinleme zahmetinde bile bulunmadılar. Burası insanların bizi anlayabileceği bir yer değil.
• Yerli idareciler buranın kısır döngüsü. Burada şehir içi ulaşım yok. Her yere taksiyle ya da arabanla ulaşıyorsun ve fahiş miktarlarda taksi parası istiyorlar.
• Bölgede yaşayan bütün öğretmenlerin yaşamış oldukları mobbing, ulaşım, barınma sorunları var. Öğretmenlere kan kusturuyorlar. Cinsiyetçi bir dil var.
• Öğretmenlerin özel hayatlarına karışıp ‘sen nasıl hamile kalırsın’ diyebiliyorlar. Şikayetler kaymakamlığa kadar ulaştı.
• Kaymakamlık bu olay üzerine fen lisesi okul müdürünü açığa aldı ve öğretmenlere ‘bu adam bu okulda bir daha müdürlük yapmayacak’ diye söz verdi.
• Sonrasında nasıl bir güç devreye girdiyse okula geri döndü. İlçeye gelen kaymakamlar artık karışmıyorlar ve öğretmenlerin şikayetlerini görmezden geliyorlar.
• Ağrı’nın en eski proje okulları olmasına rağmen kimse çocuğunu göndermiyor.
👉🏻 2024 yılında okul müdürü Akif Dadaş, hamile bir öğretmeni “Nasıl hamile kalırsın?” diyerek azarlamış ve voleybol oynayan kız öğrencileri “iffetsizlikle” suçlamıştı. (Nefes - Dilan Kutlu)
Hangi özelliğinden kaynaklı müdür yaptılar acaba ? Irmak öğretmenin çalıştığı ortamı çiçek gibi yapan çalışkan bir öğretmen belli ki o zaman daha sorun ne ? Öğretmen dövme cesaretini nerden alıyor ? Şiddete meyilli biri öğretmen olması sakıncalı değil mi?
#melahatileritutuklansın
Tavuk eti yılbaşından bu yana yüzde 25.8 artmış. Son bir yıllık artış ise yüzde 34.7
Geçen yıl ise yıl boyunca yüzde 13.99 artmış.
Fahiş fiyat artışı nerede?
(Veri Kaynağı: @webtufe )
Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Samet Özgül.
Gazi Üniversitesi öğrencisi ve motokurye olarak çalışan abim Samet, Ankara’da trafikte uyardığı 3 kişi tarafından darp edilip canice boğazından bıçaklanarak katledildi.
Sabıkalarında uyuşturucu dahil 20 ayrı suç olan 2 kişi bu davadan serbest bırakıldı, 19 yaşındaki katilin ise 'pişmanım' sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi. Dava dosyamız Yargıtay’da!
Samet için ses verin, adalet yerini bulsun!
@adalet_bakanlik@TCYargitay
#SametÖzgülİçinAdalet
🐓Banvit Türk beyaz et sektöründe lider.
🐓Dünyanın en büyük tavuk ihracatçılarından.
🐓Yıllık üretim hacmi 500 bin tonun üzerinde.
🐓Şirketin CEO’su, finans müdürü ve muhasebe müdürü az önce gözaltına alındı.
🐓Muhtemelen diğer şirketlerde de çok sayıda gözaltı var.
💡AKP’nin muhteşem bir enflasyonla mücadele başarısına tanık oluyoruz!