Bir milletin dirilişi öncelikli olarak Kur'ân'a dönüşü ile mümkündür.
Kur'ân hakkında;
İmanımız
Bilgimiz
Yenilenmeli...
Cehaletimiz
Yanlış bilgimiz
Giderilmeli.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, konuşması sırasında boğazı kuruyunca kendisine uzatılan suyu oturarak içti.
Sünnete riayet eden Yusuf Tekin'den razıyız...
@MeshurSabir 'in Mısırlı olmasına rağmen Türkiye halkına katkısı kendi halkından çok daha fazladır.
Ancak bizim ülkemizde hakikat diye bilinen bir çok meselede aksi görüş bildiriyor.
Bazılarında aslında haklı.
Diğer bazıları tartışmalı.
Ötekiler ise Şam ehlinin şaz görüşleri.
Kızı Özden Toker'in anlattığına göre meğer İsmet İnönü ölüm döşeğindeyken çocuklarını Yunan alfabesinden sınava çekmiş.
Unutturmak için bir ömür boyu uğraştığı Arap alfabesini soracak değildi ya.
Cumhuriyetin ilk yöneticilerinin diktatör ve İslâm düşmanı olduğu zaten biliyoruz da ihanetin bu aşamada olduğunu bilmiyorduk.
Hepimiz öğrenince uyanış gerçekleşecek.
O zamana kadar uyumaya veya çalışmaya devam.
@mustafarmagan
Konuşan, CHP milletvekili Gürsel Erol.
Konuştuğu yer, Londra.
Konu,deprem bölgesi.
Hitap ettiği insanlar, Londra'daki iş adamları.
Murat Kurum’dan övgü ile bahsediyor ve hakkını teslim ediyor.
Hem kendisi,hem ülke kazanıyor.
İşte görmek istediğimiz görüntüler,işte hakkaniyet.
Çok mu zor 'Milli bir muhalefet' olmak?
7 Temmuz 'da Aydın/Kuşadası
Olarak Belirlenmiş ⚠️
Her Bir Karışı Şehid Kanı ile
Sulanmış Bu Topraklarda, Bu Millet
Bu Faaliyetlere Asla Geçit Vermeyecektir.
@TC_icisleri
Müslümanların hepsi yetmişli, seksenli yıllarda dâvâ adamı idiler. Çünkü hepsi fakir fukara idi, para yoktu. Şimdilerde kırk yıllık, yarım asırlık dâvâ kardeşlerin dönüp yüzüne bakmazlar. Bu, herhangi bir şekilde afaroz edilmemiş olma şartına bağlı. Yok eğer tepeden bir baron seni afaroz etmişse mürted muamelesi görürsün. 'Gençler kayboluyor' diyenler buradalar mı?
Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş’un teşrifleriyle, şehitler ocağı Polis Akademimizin Gölbaşı Yerleşkesinde düzenlenen Mezuniyet Töreni’nde büyük bir gurur ve heyecan yaşadık.
11 dost ve kardeş ülkeden 43 misafir polis amiriyle birlikte; 2 bin 320’si kadın, 11 bin 290’ı erkek olmak üzere toplam 13 bin 610 genç polisimizin mezuniyet sevincine ortak olduk.
Polislik; omuzda taşınan üniformadan önce, yürekte taşınan büyük bir mesuliyet, millete verilmiş ömürlük bir sözdür.
Bugün mezun olan her bir kardeşimiz; hukuku rehber, adaleti ölçü, milletimize sadakati şeref bilerek devletimizin kudretini adaletle, milletimizin güvenini merhametle, üniformanın şerefini yüksek bir vazife şuuruyla temsil edecektir.
Onlar; Malazgirt’te açılan kapının, Çanakkale’de geçit vermeyen imanın, Sakarya’da ayağa kalkan iradenin, 15 Temmuz gecesi milletçe savunulan istiklalin ve aziz şehitlerimizin emanetinin nöbetini tutacaklardır.
Bu nöbetin mayasında vatan sevgisi, özünde adalet, ufkunda Büyük ve Güçlü Türkiye vardır.
Bu kutlu göreve adım atan genç polislerimizi, kıymetli ailelerini ve onları ilimle, ahlakla ve yüksek vazife şuuruyla yetiştiren Polis Akademimizin bütün mensuplarını yürekten tebrik ediyorum.
Yolunuz ve bahtınız açık olsun.
Cenab-ı Hak sizleri aziz milletimize, devletimize ve insanlığa hayırlı hizmetlerde muvaffak eylesin; devletimizi payidar, milletimizi bahtiyar kılsın. 🇹🇷
Sinema sanatçısı Kadir İnanır vefat etmiş.
Başar��lı bir aktör, sevilen bir yüzdü.
Akil İnsanlar Heyetindeydi (2013).
O zaman Başbakan olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı dikkatle dinledikten sonra şunları söylemişti:
- Hayretler içerisindeyim Sayın Başbakan, neden dışarıda böyle konuşmuyor, bağırarak konuşuyorsunuz? Böyle konuşsanız Türkiye'de ikna edemeyeceğiniz bir tek insan olmaz.
Başbakan Erdoğan da şöyle cevap vermişti:
-Size niye bağırayım Kadir Bey, siz benim dostumsunuz. Beraber bu ülkenin bir sorununa çare arıyoruz. Dışarıda ise rakiplerimiz var, onlarla anladıkları dilde konuşmak gerekiyor.
Allah rahmet eylesin.
İsrailliler,IDF tarafından harabeye çevrilen Lübnan şehirlerini izlemek ve alkışlamak için açık hava ekranları kuruyor.
Bunlar sıradan siviller, askerler ya da yetkililer değil;
Yıkımı ve ölümü alkışlamak için toplanan siviller.
Bunların genetiği bozulmuş.
Bunlar insan olamaz.
Hussam Ebu Safieh, "İsrail'in rehineler için ölüm cezası" ile öldürülecek olan Filistinli doktorlardan biridir (diğer 95 doktor arasında).
Onu öldürmelerine izin verme.
Bunu yeniden yayınlayın.
BAŞÖRTÜSÜ YASAL STATÜYE KAVUŞTURULMALI!
DERHAL, HEMEN VE ŞİMDİ!
Başörtüsü sorunu halledilemezse bu ülkede Müslümanlar nefes alamayacak kadar zulme uğrar!
Bir adam hangi cesaretle Müslüman bir ülkede başörtüsüne mobbing uygulayabilir?
Hangi cesaretle?
Bu durum böyle gitmez!
@RTErdogan@abakingurlek@mustafaciftcitr
Dünkü cuma hutbesinde bahsedilen evlilik konusunu anlatan çok güzel bir yazı:
"...Yaşım 30'a yaklaşınca ailem ve akrabalarım, "Daha ne zaman evleneceksin?" baskılarını artırdılar.
Sonunda yakın bir arkadaşımın tavsiyesiyle biriyle görüşmeye karar verdim.
Sakin, efendi bir kızdı. Kafalarımız ilk dakikadan itibaren uyuştu.
Sonrasında 6 ay kadar birbirimizi tanıdık. Evlenme fikri iyiden iyiye kafamda yerleşti. Ailelerimiz de hemen hemen aynıydı. Ortalama geliri olan, mütevazı yaşayan insanlardı.
Evlilik konuları açıldığında, kendisinden önce evlenen arkadaşlarının nasıl evlilik teklifleri aldıklarından bahsediyor, her detayını uzun uzun anlatıyordu.
Sürprizler, organizasyonlar, balonlar, lüks restoranlar, pahalı tektaş yüzükler vs. vs...
Aslında bunların birçoğu romantik filmlerdeki ya da dizilerdekinin aynısıydı.
Muhtemelen kendisi de böyle şeyler bekliyordu. Sonuçta böyle şeyler ömürde bir kere yapılan şeylerdi.
Kendimi hazırlamıştım. O akşamki yemekte evlilik teklif edecektim. Lüks bir restorandan rezervasyon yaptım. Tektaş yüzük aldım. Kıyafet, ayakkabı vs...
Hazırlandım, gittim. Yemekten sonra onun beklediği şekilde dizimin üzerine çöküp evlilik teklif ettim. Filmlerdeki, dizilerdeki gibi...
Kabul etti. İkimiz de çok mutluyduk. Tabii bu gecenin bana maliyeti yaklaşık 300 bin TL oldu.
Konu hâliyle kız isteme, nişan ve düğün bölümüne gelmişti. Kız isteme için günü kararlaştırdık.
Ailemle birlikte gittik.
Bu işlerden çok da anlamadığım için kız arkadaşım bana yapılması gerekenleri söylüyor, ben de ne lazımsa alıyordum.
Kız istemeye giderken bir çiçek, bir çikolata devri maalesef kapanmış. Özel gümüş gondol içerisinde en kaliteli ve en pahalı çikolatalardan almak, en büyük çiçeği yaptırmak gerekiyormuş...
Ee, kız istenirken damadın şık olması gerekiyor malum. Takım elbise, çiçek, çikolata derken bu bölümde de 140 bin TL masraf ettik.
Kahvelerimizi içtik, aile büyükleri kızı istedi...
Malum durumlar...
Gecenin sonunda çok mutluyduk.
Nişan günü belirlendi, hazırlıklar başladı.
Salon, kuaför, hediyeler, bohçalar, yüzükler, elbiseler, fotoğrafçı vs. derken 400 bin TL masraf ettik.
Yakın akrabalar ve arkadaşlarımızın katılımıyla güzel bir gece oldu.
"Olsundu, mutluluğumuz için her şeye değerdi. Ömürde bir kere oluyordu sonuçta."
Şimdi sıra kına ve düğündeydi.
Mütevazı bir semtte evimizi tuttuk.
Fakat ne o evi doldurmak için ne de düğün masrafları için ikimizin ailesinde de para vardı.
Kendi birikimimi de evlilik teklifi, nişan vs. derken bitirmiştim. Ailemin birikimi de ancak takılara yetecekti.
Ailelerimizi yormamak adına kendimiz kredi çekmeye karar verdik.
3.000.000 TL kredi çektik.
Evlendikten sonra takılan takılarla bir kısmını kapatıp gerisini de taksitle ödeyecektik.
Evimiz için alışverişe çıkmaya başladık.
Mobilya, perde, beyaz eşyalar, halılar vs. derken 900 bin TL daha harcadık.
"Olsundu, mutluluğumuz için her şeye değerdi. Ömürde bir kere oluyordu sonuçta."
Bu arada düğün salonunu bulduk. Alyans, davetiyeler, nikâh şekerleri, gelinlik, damatlık, düğün albümü çekimleri, saç, makyaj, yakın akrabalara hediyeler, bahşişler, çiçekler vs. derken elimizde kalan paranın 1.300.000 TL'sini de böyle harcadık.
Düğünden sonra balayı tatili olmazsa olmazdı.
İyi bir acenteden balayı için tatil satın aldık. 250 bin TL de orada gitmişti.
Düğünden bir gün önce kına gecemiz vardı.
Yine aynı prosedürler burada da işledi.
Salon, kıyafet vs. vs...
250 bin TL maliyetle kına gecemizi de yaptık.
Düğünümüz tam da eşimin istediği gibi oldu.
Kimseden eksik kalmadık, çok şükür (!)
Düğün, balayı tatili vs. bitti.
Acı gerçeklerle yüzleşmeye başladık.
Toplamda 4 milyon TL'nin üzerinde bir masraf yapmıştık.
Benim ailemin aldığı takılar ve eşimin ailesinin aldığı hediyeler hariç!
Çekti��imiz kredinin bir bölümünü takılarla kapattık. Geri kalanını da 3 yıldır taksitle ödüyoruz.
İkimiz de çalışmamıza rağmen birimizin maaşı krediye gidiyor. Diğerimizin maaşı da evin ihtiyaçları, kira vs. derken ucu ucuna yetiyor.
Bazı aylar onu da yapamıyoruz.
Bu maddi sıkıntılar yüzünden eşimle sürekli kavga ediyor, birbirimizin kalbini kırıyoruz.
"Mutluluğumuz için her şeye değer." derken meğerse mutsuz olmak için her şeyi yapmışız..."
(İktibas edilmiştir.)
İsmail Saymaz'ın içinden koskoca CEHALET çıktı...!
Alevilerin 12 günlük orucuna övgüyle değer katan Halk TV yorumcusu İsmail Saymaz, ALLAH'ın bütün Müslümanlar için emrettiği 1 aylık Ramazan orucu ibadetini değersizleştirerek
➡️Sünnilerin PERHİZİ '' sözlerini sarf etti.!